Yükleniyor...
Farmet Teknoloji, Phanes, coskun, Ercan_Usta, sezgin64, caponali

Go Back   Farmet Forumları > Profesyonel Defineci Bölümü > Profesyonel Defineci Sorumlulukları

Beğeni şeması2Beğeniler
Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil
  #41  
Okunmamış 06-10-2013
vatan61 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıvrak Üye
 
Üyelik tarihi: Apr 2010
Mesajlar: 1.340
Standart

İLKÇAĞ UYGARLIKLARI (İLKLER)
1. Dünyanın ilk şehir yerleşmesi Konya – Çatalhöyük’tür

2. Dünyanın ilk yazılı antlaşması Hititlilerle Mısırlılar arasında imzalanan Kadeş Antlaşması’dır ( MÖ.1280)

3. Anadolu’da merkezi otoriteye dayalı ilk devleti kuran Hititlerdir

4. Anadolu, demir devrine Hititler zamanında girmiştir

5. Anadolu’da aile hukuku, miras hukuku ve medeni hukuk alanında ilk çalışmaları yapan Hititlerdir

6. Ticarette takas usulünü kaldırarak parayı kullanan ilk devlet Lidyalılardır (MÖ.700)

7. Hiyeroglif yazıdan yararlanarak alfabeyi (harf yazısı) ilk kez bulan Fenikelilerdir

8. Tarihteki tek tanrılı dini inanış ilk kez İbranilerde görülmüştür

9. Modern şehirciliğin ilk örneği Girit Medeniyetin başkentinin Knossos olarak kabul edilmektedir

10. Şato mimarisinin yaratıcısı Mikenler’dir

11. Demokrasinin yönetim biçimi olarak kullanılması ilk kez Yunan Site devletlerinde gerçekleşmiştir

12. Demokrasiden Cumhuriyete ilk kez Roma uygarlığında geçilmiştir

13. Tarihte ilk şehir devletlerini Sümerler kurmuştur

14. Mezopotamya’da siyasi birliği ilk sağlayan Sümerler’dir

15. Tarihte ilk sosyal örgütlenme Mezopotamya’da görülmüştür (Sümerler)

16. MÖ. 3500’lerde ilk yazıyı (Çivi yazısı ) Sümerler bulmuştur

17. Dünyanın ilk büyük imparatorluğunu kuran Makedonyalı Büyük İskender’dir

18. Askeri temellere dayalı ilk imparatorluğu Akadlar kurmuşlardır

19. İlk yazılı kanunları MÖ.2375’de Sümer kralı Urgakina yapmıştır

20. Güneş ve ay tutulmalarını ilk defa düzenli olarak hesaplayan Sümerler’dir

21. Tarihte savaş arabalarını ilk kez Sümerler kullanmışlardır

22. Mimaride ilk kez sütun, kemer ve kubbeyi kullanan Sümerlerdir

23. Dünyanın bilinen ilk düzenli ordusunu Akadlar kurmuşlardır

24. Savaşlarda atlı birlikleri ilk kez kullanan Asurlular’dır

25. Babil kralı Hammurabi’nin hazırladığı yasalar tarihin ilk Anayasası olarak kabul edilmektedir

26. Tarihin ilk sömürge imparatorluğunu kuran Asurlular’dır

27. Dünyanın ilk kütüphanesi Asurluların başkenti Ninova kurulmuştur

28. Asya’nın bilinen en eski uygarlığı Çin uygarlığı’dır

29. Kağıt, matbaa, barut ve pusula tarihte ilk kez Çinliler tarafından kullanılmıştır

30. Dünyanın ilk istihbarat teşkilatını ve posta teşkilatını Persler kurmuştur

31. Yılı mevsimlere bölerek güneş yılı esasına dayalı ilk takvimi Mısırlılar bulmuştur

32. İlk resim yazısını Mısırlılar bulmuştur (Hiyeroglif)

33. İlk defa alan ve hacim hesaplamalarını bulan Mısırlılardır

34. Tapu ve kadastro uygulamasına ilk kez Mısır’da rastlanmıştır

35. Pi sayısı ilk kez Mısır ’da kullanılmıştır

36. Tarihte tıp ve mumyacılığın gelişimine ilk katkı sağlayan Mısır Medeniyetidir

37. Onluk sayma düzenini ilk defa bulan Mısırlılardır

38. Tarihte ilk ticaret kolonilerinin kuran denizci millet Fenikelilerdir

39. İlk modern tarih yazımı Yunan Medeniyetinde başlamıştır

40. Dünyada basın yayın hayatını ilk defa Romalılar çıkardıkları günlüklerle başlatmışlardır

41. Objektif tarih yazıcılığı ilk defa Hititlerin tuttukları yıllıklar (Anal) ile başlamıştır

42. Ay yılı esasına dayalı ilk takvimi bulan Sümerlerdir

43. Güneş yılı esasına dayalı ilk takvimi bulan Mısırlardır

44. Asya ile Avrupa arasında kültürel etkileşim ilk defa İskender’in Asya seferinden sonra başlamıştır (Helenizm)

45. Tarihte sulama kanallarının yapımı ilk kez Mısır’da görülmüştür

46. ilk Yahudi devleti İbrani devletidir

47. İlk papirus kağıdı yapımına Mısır, İlk parşömen kağıdı yapımına Bergama’da (Helen) başlanmıştır

48. Anadolu’da bilimsel çalışmalar ilk defa İyonlar ile başlamıştır

49. Anadolu’ya yazıyı ilk getiren Asurlu tüccarlardır

50. Dünyada ilk tiyatro Yunan uygarlığında kurulmuştur

BİLGİ AMAÇLI ALINTI PAYLAŞIMDIR
Alıntı ile Cevapla
  #42  
Okunmamış 06-10-2013
vatan61 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıvrak Üye
 
Üyelik tarihi: Apr 2010
Mesajlar: 1.340
Standart

TARİH ÖNCESİ VE İLKÇAĞ TARİHİ



Tarih öncesi ilk devir kaba taş devridir. İlk araçlarda bu devirde yapılmıştır.



1- İlk resim ve heykel yontma taş devrinde yapılmaya başlanmıştır.
2- Ateş ilk defa taş devrinde bulundu.
3- İnsanlar ilk defa yerleşik hayata cilalı taş devrinde geçtiler.
4- İnsanlar hayvanları evcilleştirmeyi ilk defa cilalı taş devrinde öğrendiler.
5- İnsanlar ilk defa balıkçılığa cilalı taş devrinde başladılar.
6- İlk krallık ve beylik maden devrinde kurulmuştur.
7- İlk bulunan maden bakırdır.
8- İlk kez yazı demir devrinde kullanılmıştır.
9- Tarihte ilk defa aile hukuku Hititlerde görülmüştür.
10- Anadoluda kurulan ilk uygarlık Hititlerdir.
11- İlk tarih yazıcılığını Hititler yapmıştır.
12- Anadoludaki ilk siyasi birlik Hititlerdir.
13- Tarihte ilk defa meclisi Hititler kurmuştur.(pankus meclisi)
14- İlk sosyal örgütlenme maden devrinde mezopotamyadaki Sümerler tarafından gerçekleştirirdi.
15- Tarihte ilk defa Güneş Saatini Sümerler kullanmıştır.
16- Mezopatamyadaki ilk medeniyet Sümerler tarafından kuruldu.
17- İlk yazıcı (Çivi Yazısı) bılan Sümerlerdir.
18- İlk yazılı kanunlar Sümerlere aittir (Urgakina kanunları)
19- İlk ordu Sümer ve Akadlar tarafından kuruldu.
20- Tarihte ilk olarak asya ile Avrupa arasındaki kültürel etkileşimi meydana getiren olay İskender’in asya seferine çıkmasıdır.
21- İlk kez doğu-batı ticaretinin gelişmesine Lidyalılar neden olmuştur.
22- İlk parayı Lidyalılar kullandı.(m.ö. 700)
23- İlk anayasayı babiller yazmıştır.
24- İlk kanun kitabını babiller yazmıştır.
25- Tarihte ilk defa Güneş yılına dayalı takvimi mısırlar bulmuş ve gün, yıl ve mevsim olarak ayırmışlardır.
26- Tarihte ilk yazılı antlaşma kadeş antlaşmasıdır.
27- İlk hiyeroglif (resim) yazısını mısırlar bulmuştur.
28- İlk defa tıp ve mumyacığı mısırlar geliştirmiştir.
29- Sulama kanalları ve sulama işi ilk kez maden devrinde Mısırda kullanmaya başlanmıştır.
30- İlk defa alan ve hacim hesplarını bulan, daireyi 360 dereceye bölen Mısırlardır.
31- Tarım ile ilk defa mısırlar uğraşmışlardır.
32- Tarihte ilk defa ticaret kolonileri İonlar kurmuştur.
33- İlk modern tarih yunan medeniyetinde heredot tarafından yazıldı.
34- İlk posta örgütünü Persler kurmuştur.
35- Tarihte ilk alfabeyi bulanlar Fenikelilerdir.
36- Tarihte ilk denizciler Fenikelilerdir.
37- Tarihte ilk Yahudi İbranilerdir.
38- Tarihte ilk basın yayın hayatını romanlılar çıkartıkları günlüklerle başlattılar.


TARİH ÖNCESİ DEVİRLER ve TARİH DEVİRLERİ
İnsan topluluklarının o dönemde kullandığı ve günümüze kadar gelebilen kalıntılardan yola çıkılarak iki bölüme ayrılır.
TAŞ DEVRİ
KABA TAŞ DEVRİ
İnsanlığın en ilkel ve en uzun dönemidir. Bu dönemde henüz araç ve gereç yapımı başlamamıştır. İnsanlar kendilerini korumak için doğadaki sivri taşları olduğu gibi kullanmıştır.
YONTMA TAŞ DEVRİ
Bu dönemde insanlar taşları yontarak ilk defa araç ve gereç yapmışlardır. Bu aletler savunma ve avlanma amacıyla yapılmıştır. İnsan doğanın asalağı durumundadır. Tüketici, avcı ve toplayıcıdır. Ekonomik etkinliklerden ötürü göçebe bir yaşam sürmüşlerdir Mağara duvarlarına hayvan resimleri yapmışlardır. Dönemin sonlarına doğru ateş denetim altına alınmıştır. (Ateş önce insanları soğuktan ve yırtıcı hayvanlardan korumuş, daha sonraki dönemlerde ise insanlığın gelişimine önemli katkılarda bulunmuştur. Toprak kapların yapımında madenlerin işlenmesinde olduğu gibi) Yontma Taş Devrinin sonlarına doğru buzullar çözülmüş, iklim yumuşamıştır.
CİLALI TAŞ DEVRİ
Bu dönemde alet yapımı gelişmiş sert ve düzgün aletler yapılmıştır. Taşın yanısıra ilk defa topraktan da araç gereçler yapılmıştır. (Toprakkaplar yapılmış, seramiksanatı ilerlemiştir.) İnsanlık için güzel bir dönemin başlangıcıdır. İnsan doğanın asalağı olmaktan kurtulmuş ilk defa üretim faaliyetlerini başlatmıştır. İlk defa tarım başlamış, hayat tarzı değişerek yerleşik yaşama geçilmiştir. Bunun sonucunda ilk köyler kurulmuş, hayvanlar evcilleştirilmiştir. Menhir ve Dolmen adı verilen anıtlar dikilmiştir. Bitki liflerinden elbiseler dikilmiştir.
MADEN DEVRİ
BAKIR DEVRİ
İşlemesi kolay olduğu için ilk kullanılan madenler bakır, altın ve gümüştür. Ancak doğada fazla bulunduğu için bakırdan daha fazla araç ve gereç yapılmış ve döneme damgasını vurmuştur.
TUNÇ DEVRİ
Bakır ve kalayın karışımından tunç elde edilmiş ve böylece daha sert dayanıklı araç gereçler yapılmıştır. Bu dönemde karasaban bulunmuş ve tarımda gelişim sağlanmıştır. Tüketim fazlası üretim elde edilmiş bu da ticaretin gelişmesini sağlamıştır. İlk şehir ve devlet yapıları kurulmuştur.
DEMİR DEVRİ
Demirin yüksek ısıda işlenebilmeye başlanması ile sanayide önemli gelişmeler sağlanmıştır. Ticaret hızlanmış ve dönemin sonlarına doğru yazı icat edilmiştir.
TARİH DEVİRLERİ
Tarih, yazının icadı ile başlayan zaman dilimi içerisinde devirlere ayrılırken, insanlık tarihini etkileyen büyük ve önemli olay ve buluşlara göre dört bölüme ayrılır.
İLK ÇAĞ
Yazının bulunmasıyla başlayıp (M.Ö. 4000-3500) Batı Roma İmparatorluğunun yıkılışına kadar sürer. En uzun süren çağ olarak bilinir.
ORTA ÇAĞ
Batı Roma İmparatorluğunun yıkılışından (476), İstanbul'un Türkler tarafından fethine kadar (1453) sürer.
YENİ ÇAĞ
İstanbul'un fethinden, 1453 tarihinde başlayıp, 1789 tarihli Fransız İhtilaline kadar sürer.
YAKIN ÇAĞ
1789 Fransız İhtilali ile başlayıp, günümüze kadar sürer.
Çin-Hint-İskit Medeniyetleri
ÇİN MEDENİYETİ SİYASİ TARİHİ
Çin'in tarihi Yontma Taş Devri'nde başlamıştır.
Şensi ve Kansu'da Türk kültürü etkili olmuştur.
Tunguz, Moğol, Türk ve Tibet kültürleri Çin'de etkili olmuştur.
ÇİN MEDENİYETİ KÜLTÜR VE UYGARLIK
Çin'de egemen olan dinlerin başında, Taoizm, Konfüçyüsçülük ve Budizm gelir. İpek üretimi sayesinde İpek yolu gelişti.
Çinliler Çin yazısını kullandılar.
M.Ö. XI' yy'da mürekkep kullandılar.
M.Ö. 105'li yıllarda kağıdı icat ettiler.
M.S. 650'de matbaayı kullandılar.
HİNT MEDENİYETİ SİYASİ TARİHİ
En eski medeniyetler İndus Medeniyetleri'dir. Hindistan'daki ilk medeniyet Sint Medeniyeti'dir.
İndus ve Ganj nehirleri verimliliği artıran etkendir.
Güçlü devletler oluşamamış, küçük prenslikler ortaya çıkmıştır.
Kast örgütünü Ariler kurmuştur.
HİNT MEDENİYETİ KÜLTÜR VE UYGARLIK
Eski Hint Medeniyeti'nde en önemli toplumsal kurum KAST Teşkilatı'ydı. Kast Teşkilatı beş bölümden oluşurdu.
1. Brahmanlar : Din adamları
2. Ksatriyalar : Askerler ve soylular
3. Vaysiyalar : Sanatkar, tüccar ve köylüler
4. Südralar : İşçiler
5. Paryalar
İSKİT MEDENİYETİ SİYASİ TARİHİ
İskitler, M.Ö. XI. yy. ile M.S. II. yy. arasında yaşamışlardır.
Göçebe-atlı kavimlerin en büyüğüdürler.
Diğer adları Sakalar olup, tarihte Önemli rol oynayan ilk Türk topluluğudur.
M.Ö. VII. Yüzyıllarda Tuna Nehri'ne ulaştılar.
İskitler, Yakut Türkleri'nin atalarıdır.
İSKİT MEDENİYETİ KÜLTÜR VE UYGARLIK
İskitler ölümden sonraki hayata inandıkları için ölülerini Kurgan olarak bilinen çadır mezarlara gömerlerdi.
İskitler, en eski Türk dini olan Şamanizme inanırlardı.
İskitlerin Asya'daki mücadeleleri Alper Tunga Destanı'nda anlatılmıştır



Mezopotamya Medeniyetleri
AKADLAR SİYASİ TARİHİ
Akadlar, Sami Soyundan gelir.
Başkent Akad olmak üzere, M.Ö. 2350 yılında Kral Sargon önderliğinde krallıklarını kurdular.
Kısa sürede tüm Mezopotamya'ya hakim olduktan sonra Sümer Medeniyeti'nin yayılmasını sağladılar.
Kral Sargon önderliğinde tarihteki ilk büyük imparatorluğu kurdular.
Akad Krallığı, M.Ö. 2150 tarihinde Uruk Krallığı tarafından yıkıldı.
AKADLAR KÜLTÜR VE UYGARLIK
Akadlar, Sümer Uygarlığı'nı devam ettirerek büyükbir imparatorluk kurdular.
Tarihte ilk kez daimi ordu kuranlar Akadlar olmuştur.
ASURLULAR SİYASİ TARİH
Asurlular, Sami ırkına mensuptur.
M.Ö. 2000'lerde Mezopotamya'ya geldiler.
Başkentleri en önemli ticari merkezleri Asur kentiydi.
Tüccar bir kavim olan Asurlular, en çok Anadolu'da ticaret yapmışlardır.
Asurluların varlığına M.Ö. 612'de Medler, Babilliler ve İskitler tarafından son verildi.
ASURLULAR KÜLTÜR VE UYGARLIK
Asurlular daha çok Anadolu'da yaptıkları ticaret ile tanınırlar.
Anadolu'da ticari koloniler kurdular.
Anadolu'da, Asur Pazar yerlerine KARUM denir.
Büyük bir askeri imparatorluk kurdular.
Güçlü orduları ve şiddetli kanunları vardı.
En ünlü tanrıları Asur'du.
Mezopotamya'da ölümden sonra hayat inancı olmadığından, anıt mezarlara hiç rastlanmaz.
BABİLLİLER SİYASİ TARİH
Sami soyundan gelen Amurrular'a Babilliler denir.
Başkent Babil olmak üzere M.Ö. XIX. yy'da Mezopotamya'nın en güçlü devletini kurdular.
Birinci Babil Devleti'ni M.Ö. 1594'te Hititler yıktı.
İkinci Babil Devleti'ni M.Ö. 539'da Persler yıktı.
BABİLLİLER KÜLTÜR VE UYGARLIK
Babilliler, Kral Hammurabi zamanında mutlak krallığa dayalı büyük bir imparatorluk kurdular.
Sümer Kralı Urukagina tarafından yazdırılan ilk kanunlardan sonra Mezopotamya'da bilinen diğer bir kanun ise Hammurabi Kanunları'dır.
Babilliler, astronomi çalışmaları yapmışlar, burçları bulmuşlar ve yılı 354 güne bölmüşlerdir.
Babillilere ait en önemli sanat eserleri şunlardı : Hammurabi Steli, Babil Kulesi ve Babil'in Asma Bahçeleri.
SÜMERLER SİYASİ TARİHİ
Mezopotamya'da kurulan ilk devlet Sümerler'dir.
Sümerlere ait en önemli şehirler, Lagaş, Uruk, Endu, Kalde ve Kaş'tı.
Sümerler, M.Ö. 1950'de Elamlar tarafından yıkıldı.
Çivi yazısını icat eden Sümerler böylelikle tarihi devirleri başlatmış oldular.
SÜMERLER KÜLTÜR VE UYGARLIK
Sümerler krallarına Patesi adını verirlerdi.
Yazı, tarihte ilk defa Sümerler tarafından kullanıldı.
Tarihte bilinen en eski kanunlarda Sümerler'e aittir.
Doğa güçlerine inanan Sümerler'de en ünlü tanrılar, Anu (Gök tanrısı), Enlil (Yeryüzü tanrısı), Enki (Okyanus tanrısı)'dır.
Sümerlerde en önemli sanat eserleri zigguratlardır.
Sümerler meydana getirdikleri yüksek uygarlık seviyesinde bilimde de ileri gitmişler bilim alanında şu çalışmaları yapmışlardır.
1. Ayı 30, yılı 360 gün olarak hesapladılar.
2. Gece ve gündüzü 12'şer saate böldüler.
3. Bir yılı 12 ay olarak hesapladılar.
4. Ay ve Güneş tutulmasını hesapladılar.
5. Aritmetik ve geometrinin temellerini attılar.
6. Çarpma ve bölme cetvellerini buldular.
7. Daireyi 360 dereceye böldüler.
İbrani-İran-Fenike Medeniyetleri
İBRANİ MEDENİYETİ SİYASİ TARİHİ
İbraniler Sami asıllı bir kavimdir.
M.Ö. XVII. yy'da Filistin'de ilk devletlerini kurdular.
İbrani Devleti, Hz. Süleyman zamanında İsrail Devleti ve Yahudi Devleti olmak üzere ikiye ayrıldılar.
Eski İsrail Devleti'ni Asurlular yıktı.
Eski Yahudi Devleti'ni, Babilliler yıktı.
1948'de İsrail Devleti yeniden kuruldu.
İBRANİ MEDENİYETİ KÜLTÜR VE UYGARLIK
Yahudiler, tek tanrılı din olan Museviliğe inandılar. Musevilik, sadece Yahudilere ait bir dindir.
İbranilere ait en önemli sanat eseri, Kudüs'teki Hz. Süleyman Tapınağı (Mescid-i Aksa)'dır.
İRAN MEDENİYETİ SİYASİ TARİHİ
İran Medeniyeti'ni, Medler ve Persler meydana getirdi.
Medleri M.Ö. 550'de Persler yıktı.
Persleri M.Ö. 330'da Büyük İskender yıktı.
İRAN MEDENİYETİ KÜLTÜR VE UYGARLIK
Devlet yönetiminde mutlak krallık vardı.
Kral, tanrı Ahuramazda'nın yeryüzündeki temsilcisi.
İranlılar Zerdüştlük dinine inandılar.
FENİKELİLER SİYASİ TARİH
Fenikeliler Sami asıllı bir kavimdir.
M.Ö. 2000 yılında devletlerini kurdular.
Toprakları tarıma elverişli olmadığı için deniz ticareti yaptılar.
Asurlular, Babilliler ve Persler tarafından yıkıldılar.
FENİKELİLER KÜLTÜR VE UYGARLIK
Fenikeliler daha çok deniz ticaretiyle uğraştılar. Deniz ticareti sonucunda bir çok koloni elde ettiler.
Kendilerine özgü 22 harflik bir Fenike Alfabesi kullandılar.
Ön Asya Uygarlığı'nı Ege Havzası'na taşıdılar.
Mısır Medeniyetleri
MISIR MEDENİYETİ SİYASİ TARİH
Eski Mısır'ın tarihi M.Ö. 3000 yıllarında başlar.
M.Ö. 333 yılında Büyük İskender'in Mısır'ı almasıyla son bulur.
MISIR MEDENİYETİ KÜLTÜR VE UYGARLIK
Mısır'da monarşik-bürokratik devlet yapısı vardı.
Devlet yönetiminde en tepede firavunlar bulunur, firavunlar tanrının oğlu sayılırdı.
Firavunlar tanrının oğlu olduğundan ilah-kral anlayışı görülürdü.
Vezirlik ilk kez Mısır'da görülmüştür.
Mısırlıların en önemli tanrıları Amon-Ra ve Ösiris'ti.
Mumyacılık ve tıp alanında ilerlemişlerdi.
24 harflik hiyeroglif denen bir resim yazısı kullanılmıştır.
Mısır bilimini Nil Nehri'nin hareketliliği etkilemiştir.
Yılı 365 gün ve 12 ay olarak hesapladılar.
Matematikte ve tıpta ileri gittiler.
Önemli sanat eserleri :
Piramitler
Amon Tapınağı
Beni Hasan Mezarları
Labirentler
Anadolu Medeniyetleri
HİTİTLER SİYASİ TARİH
Anadolu'da ilk devlet kuranlar Hattiler'dir.
Hattilerin başkenti Alacahöyük'tü.
Hititler M.Ö. 2000'lerde devletlerini kurdular. Hititlerin başkenti Hattuşaştır.
M.Ö. 1280'de Mısırlılarla savaştılar.
Mısır savaşı sonunda tarihte bilinen ilk antlaşma olan KADEŞ Antlaşması imzalandı.
Hititler, M.Ö. 1200'de Asurlular'ın ve Frigler'in saldırısı sonunda yıkıldı.
HİTİTLER KÜLTÜR VE UYGARLIK
Hititlerdekralın yetkileri pankuş meclisi ile sınırlandırıldı.
Hititler, anayasa ile taht kavgalarını engellediler.
Hititler'demerkezi krala Tabarna denirdi.
Kraldan sonra ana kraliçe Tavananna söz sahibiydi.
Hititlere ait en önemli sanat eserleri, Alacahöyükteki Sfenks, Yazlıkaya Kabartması ve İvriz Kabartması'dır.
Anadolu'da feodal bir tımar sistemi vardı. Hititler'in,güçlü orduları vardı.
Hititler, Asurlular'dan öğrendikleri çivi yazısını kullandılar.
Hititler hiyeroglif yazısı da kullandılar. Hititler'in tanrılar için yazdıkları yıllıklara Anal denir. Evliliği sözleşmeye dayandırıp aile hukuku meydana getirdiler.
Anadolu ekonomisi tarıma dayalıydı.
Hititler dokumacılıkta ilerlediler.
Hitit ülkesine Bin Tanrı İli denir.
Hititler'de öbür dünya inancı yaygın değildi.
Teşup ve karısı Hepat Hitit tanrılarıdır.
FRİGYALILAR SİYASİ TARİH
M.Ö. 750 Yıllarında kuruldu.
Başkenti Gordion, yani Yassıhöyüktü.
M.Ö. 676 yılında Kimmerler ve Lidyalıların saldırısı sonunda yıkıldı.
FRİGYALILAR KÜLTÜR VE UYGARLIK
Frigyalılar Kaya mimarisi, dokumacılık ve kilimcilikte ileri gittiler.
En önemli sanat eseri Midas Mezarı'dır.
Frigyalılar Fenike harf yazısını kullandılar
Tarımı koruyucu yasalar yaptılar.
LİDYALILAR SİYASİ TARİH
Lidya Devleti M.Ö. 687'de kuruldu.
Başkentleri Sart'tı.
M.Ö. 546 yılında Persler'in saldırısı sonunda yıkıldı.
LİDYALILAR KÜLTÜR VE UYGARLIK
Lidyalılar mimaride ileri gittiler.
Kuyumculuk ve heykelcilikte ilerlediler.
Paralı askerlerden oluşan bir ordu kurdular.
Fenike harf yazısını kullandılar.
Tarihte parayı ilk defa Lidyalılar kullandı.
Dünyanın en eski serbest pazar şehri Sart'ı kurdular.
Sart'tan başlayan ve Ninova'da biten Kral Yolu'nu yaptılar.
Kibele, Artemis, Zeus ve Apollo gibi Yunan tanrılarına taptılar.
İYONYALILAR SİYASİ TARİH
İyonya Devleti, Batı Anadolu'da Akalar tarafından kuruldu.
Batı Anadolu'da polis (Şehir devletleri) kurdular.
Bu polislerin en önemlileri Milet, Foça, Efes ve İzmir'dir.
M.Ö. VII. Yüzyılda Lidyalılar'ın ve Persler'in saldırısı sonunda yıkıldı.
İYONYALILAR KÜLTÜR VE UYGARLIK
İyonyalılar, önce monarşi ve oligarşi ile daha sonra demokrasi ile yönetildiler.
Zaman zaman tiran yönetimi de görüldü.
İyonyalılar daha çok dini mimaride ileri gittiler.
En önemli sanat eserleri, Artemis Tapınağı ve Apollo Tapınağı'dır.
Fenike harf yazısını kullandılar.
Özgür düşünce, demokrasi ve bilimde ileri gittiler.
Denizcilikle uğraştılar, koloniler kurdular.
İyonyalılarda, öbür dünya inancı yoktu.
URARTULAR SİYASİ TARİH
Urartu Devleti M.Ö. IX. Yüzyılda Hurriler tarafından kuruldu.
Başkentleri Tuşpa, yani bugünkü Van'dı.
M.Ö. 600 yılında,İskitler ve Medler'in saldırısı sonunda yıkıldı.
URARTULAR KÜLTÜR VE UYGARLIK
Mimaride oldukça ilerleyen Urartular, bir çok kale, bend ve kanal yaptılar.
Urartular'dan günümüze kadar gelen en önemli sanat eserleri, Van Kalesi, Çavuştepe Kalesi ve Altıntepe Kalesi'dir.
Urartular, çivi yazısını kullandılar.
Mezopotamya'nın aksine Anadolu'da ölümden sonra hayata inanış görüşmüştür.
Roma-Yunan-Helen Medeniyetleri
ROMA MEDENİYETİ SİYASİ TARİH
Roma şehir Devleti, M.Ö. 753'de Etrüskler tarafından kuruldu.
M.S. 395 yılında Batı Roma ve Doğu Roma olmak üzere ikiye ayrıldı.
Batı Roma İmparatorluğu, M.S. 476'da yıkıldı.
Doğu Roma İmparatorluğu (Bizans), 1453'te Fatih Sultan Mehmet tarafından yıkıldı.
Krallık Devri (M.Ö. 753-M.Ö. 510)
Cumhuriyet Devri (M.Ö. 510-M.Ö. 27)
İmparatorluk Devri (M.Ö. 27-M.S. 395)
Bizans İmparatorluğunun yıkılması ile Orta Çağ bitti, Yeni Çağ başladı.
ROMA MEDENİYETİ KÜLTÜR VE UYGARLIK
Roma halkı üç gruba ayrılırdı. Bunlar :
Patriciler : Her türlü hakka sahip olanlar. (Yönetime katılabiliyor)
Plepler : Hiç bir siaysi hakkı olmayan çiftçi, köylü ve sanatkarlar.
Köleler : Ne siyasi ne de toplumsal hakka sahip.
Roma medeniyeti denince akla ilk gelen On İki levha Kanunları'dır.
Roma Medeniyeti'nden günümüze kalan en önemli sanat eserleri şunlardır :
Aspendos Tiaytrosu (Antalya)
Ogust Mabedi (Ankara)
Elmadağ Su Yolu (Ankara)
Roma Hamamı (Ankara)
Bozdoğan Kemeri (İstanbul)
Çemberlitaş (İstanbul)
YUNAN MEDENİYETİ SİYASİ TARİH
Ege medeniyetini meydana getiren medeniyetler şunlardır. Yunan medeniyeti, Makedonya Medeniyeti, Trakya Medeniyeti, Anadolu Medeniyeti, Girit Medeniyeti ve Rodos Medeniyeti. Yunan Medeniyeti, M.Ö. 1200 yılında Dorlar tarafından kuruldu.
Yunan Medeniyeti denince akla Polis (şehir devletleri) gelir.
Yunan Medeniyeti'ne ait en önemli polisler şunlardır. Atina, Isparta, Korint, Tebai, Larissa, Magara.
YUNAN MEDENİYETİ KÜLTÜR VE UYGARLIK
Tarihte bilinen ilk demokrasi denemeleri Yunanistan'da görülür.
Yunanistan!da sınıf farkını ortadan kaldırmak için Drakon, Solon ve Kleistenes Kanunları ortaya çıkmıştır. Yunanistan'da felsefenin öncülerinden Sokrates, Platon, Aristotales ve Thukidides yetişmiştir.
Eski Yunan'da sanat alanında heykelciliğe önem verilmiştir.
HELEN MEDENİYETİ SİYASİ TARİH
Makedonya kralı Büyük İskender, M.Ö. IV. yy.'da Doğu'ya bir sefer yaptı.
Bu sefer sonunda Hellenizm Uygarlığı doğdu.
Helen Medeniyeti'ne ait en önemli kültür merkezleri İskenderiye ve Antakya'dır.
HELEN MEDENİYETİ KÜLTÜR VE UYGARLIK
Helen Medeniyeti'nde daha çok pozitif bilimlerde ilerleme görülmüştür.
Helen Medeniyeti'nden günümüze kalan en önemli sanat eserleri, Zeus sunağı ve İskender Lahiti'dir
Share

BİLGİ AMAÇLI ALINTI PAYLAŞIMDIR
Alıntı ile Cevapla
  #43  
Okunmamış 06-10-2013
vatan61 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıvrak Üye
 
Üyelik tarihi: Apr 2010
Mesajlar: 1.340
Standart

ortaçağ: 375’te kavimler göçüyle başlar,1453 yılında istanbul’un fethine kadar sürer.

Ortaçağ (Middleage) Milattan Sonra 5. yüzyıl ve 13. yüzyıllar arasını kapsayan dilimin adı. Bu kelime 17. yüzyıldan beri Avrupa tarihi sözkonusu olduğunda, kullanılmaya başlanmıştır. Bu kavram, genellikle insanların öznel bilincinde biçimlendiği için kesin başlangıç ve bitiş noktalarından söz edilemez. Ancak, bütün bu nedenlere rağmen, tarih kitaplarında Roma imparatorluğunun bölünme tarihi (M.S. 395) yada son Batı Roma İmparatorluğunun düşüş tarihi ( 476) gibi noktalar Ortaçağın başlangıcı olarak alınmaktadır. Bitiş noktaları ise, İstanbul'un fethi ( 1453); İtalyan kaşif Kristof Kolomb'un Yeni Dünya'yı ( Amerika) keşif (1492); Din savaşları olarak bilinen 30 Yıl Savaşlarını sona erdiren Westphalia Antlaşması ( 1648); Fransız Devrimi ( 1789) gibi siyasi tarihte önemli sonuçlar doğuran tarihler sayılmaktadır.

Ortaçağ kavramı tarihte ilk defa Rönesans düşünürleri tarafından geliştirildi. Bunlar kendi dönemlerini, Roma İmparatorluğunda yaşanan parlaklık ve "yeniden doğuş" dönemleri arasında bir geçiş dönemi olarak görmektedirler. Roma'da yaşanan uygarlığın kendi dönemlerinde yeniden canlandığını görüyorlardı. Roma İmparatorluğu ile, kendi dönemlerine kadar geçen karanlık dönem için bu tabiri kullandılar.

Bu olumsuz değerlendirmelere karşın, Ortaçağ büyük siyasal, ekonomik, kültürel, toplumsal ve sanatsal değişimlerin yaşandığı bir dönemdir. Batı tarihçiler bu dönemi üç başlık altında incelemektedirler: "Erken Ortaçağ", "Yüksek Ortaçağ" ve "Geç Ortaçağ".

Ortaçağın ortaya çıkardığı en önemli özellikler, kamu otoritesinin bölünmesi, feodalizmden kaynaklanan ademi-merkeziyetçiliğin güçlenmesi, ideolojik üstyapılara dinin egemen olması, piyasa için üretim yapılmasının yaratılması, burjuvazinin kent ve ülke parlamentolarında temsil edilmesinin sağlanmasıdır

BİLGİ AMAÇLI ALINTI PAYLAŞIMDIR
Alıntı ile Cevapla
  #44  
Okunmamış 06-10-2013
vatan61 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıvrak Üye
 
Üyelik tarihi: Apr 2010
Mesajlar: 1.340
Standart

deöktörlerin derinliyini ayrımını sitabilliyini gibi bi kullanıcıyı ilgilendiren ve cihazların genel anlamda etkilendiyi durumlar sizce nelerdir herkez kendince bilgisi ve tecrübesi dahilinde veya fikrini paylaşırsa güzel ve faydalı bi paylaşım olur


topragın mineral degerleri ayrıma çok olumsuz etkiler oluşturabilir
Toprakta bakır sülfat oranı yüksekse cihazların ayrımını etkiliyor deyerliyi deyersiz deyersizi deyerli verebiliyor

özellikle pulselerde altın miktarı çogaldıkca demir sinyali verebilir
Bir çok gümüş parayı degersiz görebilir
bazen bronz ve bakır paralarını degersiz görebilir
cihazlar yoğun mineralli toprakta hayali sinyal verebilir
bazı deyişik arazi şartlarından veya hava şartlarından cihazlar olumsuz etkilene bilir

cihazlar özellikle altın madeninde hata oranı yüksektir altın madeninde pulselerin hata payı vlf lerden fazla olabilir


Bir çok sebep etkiler ama ben bir tanesini açıklayayım.Toprağın nemindeki değişimler stabiliteyi etkileyip bozabiliyor.Yüksekçe bir tarladan aşağı doğru nemin arttığı yere indikçe cihazda istenmeyen etkileşimler oldu.Aynı şekilde her yerde olmuyor tabii bazı yerlerde oluyor.Hatta kolay kolay boşa, minerale ses vermeyen gmaxx bile metal varmış gibi ses vermeye başladı.


bu poyrazefe ustanın paylaşımından
Kısa ve öz söyliyi arazide bazen toprağın mineral durumuna göre elektrumu dedektörler değersizde görebiliyor onun için güzel bir yaşantı yerinde fazla ayrım olayına takılmamakta fayda var bide sinyal aldığınızda toprağı ayağınızla yada çapayla biraz traşlayın sinyali netleştirin saygılar

pulse cihazlar buna lorenz de dahil elektrumu gormuyorlar.. altin gumus karisimi isleri degistiriyor... elektrumu tek goren herhalde pulse cihazlardan minelab gp ve gpx serileri... vlflerin hepsi gorur ama obuller cok kucuk oldugu icin mineralli topraklarda degersiz sinyali verebilir... elektrum paralarda baslik capi ne kadar kucukse o kadar iyi sonuc alinir.


ektron paraların çok küçükleri mevcut hatta 0.05 gr lık olanları bile var yani kumanda dügmesinden bile daha kücük..Hal böyle oluncada düşük frekanslı ve büyük başlıklı cihazlar bu paraları kacırıyor.Bunun icin yüksek frekans ve küçük başlıklı cihazlar bunları buldugundan üretim veya kullanımda tercih sebebi oluyor.Adamlar o minnacık şeylere bile ne baskılar yapmış.2.5 gr elektron var 4500 dolar müzayede fiyatı var örnegin.Kendisi kücük ama ederi cok fazla.

Antik yunan medeniyetinin ilk dönemleri (arkaik)dönemde basılmıştır bahsi geçen elektrumlar romada çok nadır basılmış bizans,ın bazı altın paralarıda elektrum şekilde basılmıştır (altının içine 100 de 30 oranında gümüş karışımı katılınca elektrum olur)dünyadada bir çok kavim bu tarz karışımlı sikkeler basmışlardır hemen hemen her kavim bir yada iki dönem basmıştır ..

eski antik sikkeler genelde dönemine göre deyişe bilir bu ayar konusu sıtandar deyil biçok altın para bildiyim kadarıyla 24 ayar altın dan bazıları 22 de olabilir hatta osmanlının son dönemlerinde belki başka uygarlık ve dönemlerde de olabilir 18 veya daha düşük ayarda da para basıldığı söyleniyor

cihazların ayrımına takılamamka gerekli elbette ama ayrıma takılmayan varmı metallerrin altın gümüş ayarına göre olduğukadar diyer metallerin içerisindeki karışımlı metallere görede hata olasılığı var
ayrıca ayrımda sanırım metalin duruşu şekli büyüklüyü bulunduğu ortam ve cihazın o anki kullanım ayarlarıda olası hatalara olumlu veya olumsuz etkiler yapa biliyo

Cihazların pil-batarya durumu en büyük etkenlerden...Düşük pil durumunda derinlik kayıpları ve ayrım kayıpları yanı sıra parazit ve hayali sinyaller artabiliyor...Ayrıca soketlerde ve baglantı yerlerinde yada kablolarda ezilme ve bükülmeler sonucu kırılmalar olduysa bunlarda cihazın performansına etkendir bence.Bunların dışında elektriksel etkenler bazı cihazların cep telefonu frekansları bilgisayar veya yüksek gerilim hatlarından fazla etkilenmesi de söz konusu bunlara da dikkat etmek lazım.Bütün bunların ve benzer bütün sebeplerin aslında varıcagı tek bi yol var o da KULLANICI faktörü...İyi bi kullanıcı hem cihazını hem cevresel etkenleri analiz eder...Ayar yapıcagı bölgeyi metal olup olmadıgını mineral durumunu ve mineral de degerli sinyalin bile degersiz olarak algılanabilecegini bildiginden her sinyali kazması bence daha makbüldür.Ben artık iyice şu kanıya vardım..vlf de olsa pulse de olsa arazi cok atık olmayan bi yapıya sahipse her sinyali kazıp degerlendirmek lazım..Biraz fazla yorar belki ama bunu yapmak şart.Atıklı arazilerde de iyi bi vlf şart...Saygılar.

BİLGİ AMAÇLI ALINTI PAYLAŞIMDIR
Alıntı ile Cevapla
  #45  
Okunmamış 06-10-2013
vatan61 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıvrak Üye
 
Üyelik tarihi: Apr 2010
Mesajlar: 1.340
Standart

Sevgili katılımcılar, bazı dedektörlerin bazı metallere olan duyarsızlığından hep bahsederiz. Özellikle çoğu pulse sistem cihaz 14 ayar altına karşı kördür. Peki bu ayar kavramı nedir?
Ayar veya karat altının saflık derecesini gösterir.

Örneğin, 24 ayar altın demek, içinde başka hiç bir metal karışımı olmayan saf altındır.
18 ayar ise, 24'ün 18'i altın; 6sı gümüş, nikel, platin gibi başka bir metal içerdiği anlamına gelir.


Genel olarak daha detaylı açıklamak gerekirse:

Türkiye’de, altının saflık derecesini belirtmek için “ayar” terimi kullanılmaktadır. Uluslar arası karşılığı “karat”tır. Bildiğiniz gibi karat, aynı zamanda elmas ve diğer değerli taşların ağırlığının ölçümünde de kullanılan bir birimdir. 1 karat 0.2 grama yani 200 miligrama eşittir.

Bir ağırlık birimi olan karat’ın, altının saflık derecesini belirten bir oran olarak da kullanılması oldukça eskiye dayanıyor.

Germenlerin kullandığı Mark adındaki saf altın paraların ağırlığı 4.8 gramdı. 4.8 gram, 24 karat ağırlığa eşittir. Bu nedenle saf altına 24 karat denmeye başlandı. Daha sonraları bakır gibi başka maddelerle saflıkları düşürülen bu paraların saflık dereceleri için, alaşımın içerdiği saf altın miktarına göre belirli oranlar belirlendi ve bu oranlar karat olarak ifade edildi.
Daha detaylı açıklamak gerekirse:

1 gram=1000 miligram(milyem)’dir.
24 Ayar altın saf altındır ve bu yüzden altın oranı %100’dür ve dolayısıyla 1 gram’da 1000 miligram altın vardır.
22 Ayar altında, alaşımın 24’te 22’si altındır. Bu da yaklaşık %91’i altın demektir. Yani 1 gram’da 916 miligram altın vardır.
18 Ayar altında, alaşımın 24’te 18’i altındır. Bu da %75’i altın demektir. Yani 1 gram’da 750 miligram altın vardır.
14 Ayar altında, alaşımın 24’te 14’ü altındır. Bu da yaklaşık %58’i altın demektir. Yani 1 gram’da 583 miligram altın vardır.
8 Ayar altında, alaşımın 24’te 8’i altındır. Bu da %33’ü altın demektir. Yani 1 gram’da 333 miligram altın vardır.
Saf altın oldukça yumuşak bir element olduğu için bakır veya gümüşle karıştırılarak sertliği arttırılır. Altının diğer elementlerle çeşitli oranlarla karıştırılmasının bir nedeni de farklı renkler elde etmektir. Altının doğal rengi sarıdır. Altın, alaşımında kullanılan gümüş, bakır, paladyum gibi elementlerin kullanım değerlerine göre çeşitli renkler alır.


Örnek olarak, %25’i altın dışındaki elementlerden oluşan 18 Ayar altın alaşımını ele alalım:
%25 (tamamı) gümüşün oluşturduğu alaşımlar yeşil altını,
%12.5 gümüş ve %12.5 bakırın oluşturduğu alaşımlar sarı altını,
%9 gümüş ve %16 bakırın oluşturduğu alaşımlar pembe altını,
%4.5 gümüş ve %20.5 bakırın oluşturduğu alaşımlar kırmızı altını,
%9.9 gümüş, %5.1 bakır, %6.4 paladyumun oluşturduğu alaşımlar beyaz altını oluşturur.

BİLGİ AMAÇLI ALINTI PAYLAŞIMDIR
Alıntı ile Cevapla
  #46  
Okunmamış 18-12-2013
Phanes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Genel Yönetici
 
Üyelik tarihi: Feb 2010
Mesajlar: 949
Standart

Sn: vatan61 Forum içinden derleyip topladığın faydalı bilgilerin bir kısmı google ustalarının google amcaya sorarak aldığı bilgilerde olsa faydalı bilgilerdir,hepsinin derli toplu olması iyi olmuş verdiğin emeğe teşekkürler...
__________________
Kendine yapılmasını istemediğin şeyi, başkasına yapma!
Alıntı ile Cevapla
  #47  
Okunmamış 18-12-2013
coskun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Administrators
 
Üyelik tarihi: Jan 2010
Mesajlar: 1.629
Standart

Harika düşünmüşsün abi gerekli ve önemli olanlar bi başlıkta güncel ve süper bilgiler..Emeğine sağlık.
__________________
Balonların ortak özelligi nedir bilirmisiniz...Hepsine havayı biraz fazla basınca patlar ve bütün havası söner.....
Alıntı ile Cevapla
  #48  
Okunmamış 19-12-2013
vatan61 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıvrak Üye
 
Üyelik tarihi: Apr 2010
Mesajlar: 1.340
Standart

usta aslında son zamanlardaki zaman kısıtımdan dolayı eksik ve tam istediyim gibi olmadı ama buna rağmen faydalı olursa beyenilirse tekrardan zamandahilinde diyer ustaların ve faydalı paylaşımlarını zaman zaman ilave edebiliriz

bilgi bilgidir bilgi deyerlidir diyenlere azda olsa fayda sağlamasını dilerim
Alıntı ile Cevapla
  #49  
Okunmamış 19-12-2013
caponali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Super Moderator
 
Üyelik tarihi: Nov 2011
Mesajlar: 973
Standart

Teşekkürler vatan61.İyi niyetiniz ve çabalarınız inşallah boşa gitmeyecektir.
Alıntı ile Cevapla
  #50  
Okunmamış 19-12-2013
Phanes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Genel Yönetici
 
Üyelik tarihi: Feb 2010
Mesajlar: 949
Standart

Vatan usta sen faydalı gördüğün paylaşımları derle topla bittiğinde aradaki bu bizim mesajları sileriz konu bütün halde ve arşiv niteliğinde kalır...
__________________
Kendine yapılmasını istemediğin şeyi, başkasına yapma!
Alıntı ile Cevapla
  #51  
Okunmamış 19-12-2013
vatan61 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıvrak Üye
 
Üyelik tarihi: Apr 2010
Mesajlar: 1.340
Standart

olur usta bu konuda ben elimden geleni seve seve büyük bi zevk ve memnuniyetle yaparım zaman dahilinda daha derli daha faydalı bi arşive kavuşuruz bu hem üyelere hemde bize bilgi darağacını genişletme ve tazelemede faydalı olur

bu gibi bilgiler çalışmalar emekler farmet üyelerine farmet takipçilerine farmet form adına hediyemiz olur
Alıntı ile Cevapla
  #52  
Okunmamış 19-12-2013
yavuz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Gelişmiş Üye
 
Üyelik tarihi: Mar 2013
Bulunduğu yer: Attaleia
Mesajlar: 212
Standart

Vatan ustam teşekkürler. Arada bir sizi tanıyıp bilmeden yazıp çizen arkadaşlarada faydalı olur inşaallah bu bilgiler.
vatan61 kişi bunu beğendi.
Alıntı ile Cevapla
  #53  
Okunmamış 04-01-2014
vatan61 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıvrak Üye
 
Üyelik tarihi: Apr 2010
Mesajlar: 1.340
Standart

BİLGİ AMAÇLI ALINTI PAYLAŞIMDIR

Yıllardır dedektörler üzerine araştırmalar yapıyorum, gerek arazide, gerek dedektör tecrübeleri olan arkadaşların söylemlerini dikkate alarak, ortaya çıkan bir ana fikir var ve bu acı gerçek, yuvarlak başlıklı Vlf sistem metal dedektörler, (xp,tesoro,minelap vlf'leri,golden mask1+,whites, garrett, fisher v.b. markalar ve yerli firmalarımızın tümü dahil) maximum 1 metre derinlikteki büyük metal objeleri tespit edebiliyorlar, altını çizerek söylüyorum 50-60 cm.den sonrada ayrımda çok başarısızlar.Çoğu Yerli dedektörlerimizde durum dahada vahim, yüzeydeki objeleri bile ayıramıyorlar, paslı tenekeye sürekli altın sinyali veren meşhur bir markamız vardı şimdilerde iki ekran taktılar dedektörlerine, radar diye insanlara satmaya devam ediyorlaÖzetleyecek olursak defineci arkadaşlarımıza dedektör tavsiyelerimiz hep şu yönde oldu. Kaç cm.de nasıl bir kütleyi arıyorsunuz ? sorusunun cevabına göre bizlerde cevaplar verdik. 20-50 cm arasında tek parayı ayrım yaparak algılayabilen dedektörlerin tümü yabancı markalardır. Whites, Garrett, Fisher, Tesoro, Xp, Minelab,golden mask ve aklıma gelmeyen 2-3 markanın modelleri tek para avcılığı için ideal dedektörlerdir. Tek para toplamak için en ideal dedektör çevirmeli düğmeleri olan dedektörlerdir ve en az düğmesi olanlardır diyebilirim. Ekranlı olup olması çokta önemli değil, hatta ekransız ve çevirmeli dedektörler arazide çok daha hızlı kontrol edilebilir. Günde yüzlerce yerde alınan sinyaller değerlendirileceği için önemli olan en kolay kulanımı olan modeldir. Bana sorarsanız en iyi dedektör kullanımı en basit olan dedektördür. tavsiyem yerli markalardan uzak duralım, çünkü bu işi gerçekten beceremiyorlar ve yabancı firmaların 30-40 cm gibi açıkladığı gerçek verileri bizim yerli firmalar 6-8 metre derinlik diye açıklıyorlar.

Derin dedektör düşünen arkadaşlar pulse sistem metal dedektörleri araştırabilirler. Pulse sistemlerinde 2-3 metre derinlikte büyük objelerde başarılı olduklarını söyleyebilirim. Ama ayrım konusunda Pulse sistemlerde vlf ayrımı beklemek doğru değil. Aslında yukarıda söylediğim gibi 50 cm derinlikten sonra metalin cinsini net ayıran bir teknoloji ben görmedim,duymadım, çok pahalı sistemler dahil buna. Metrelerce derinlikten metal kütleyi tespit edebilen GPR toprak altı radar sistemleri bile aşağıdaki metalin cinsinden söz edemiyor. Ayrım denen olay sadece yüzeydeki sikkelerde olur, metreler derinlikte ayrım yapabilen bir teknoloji üretilirse bunu mutlaka siz değerli ziyaretçilerimize aktarırız. Sonuç olarak dedektörleri genellikle eski dönemlerde düşmüş sikkeleri toplamak için kullanırsak başarılı olabiliriz ve hangi marka dedektörü kullanırsak kullanalım mutlaka dedektörü çok iyi yönetmeyi öğrenmeliyiz, aksi halde dünyanın en iyi dedektörüyle bile başarılı olamayız. Bunun binlerce örneğini gördüm, çok iyi markalarla bile başarılı olamayan binlerce defineci var. Cihazın kalitesi kadar kullanıcının cihazı çözmüş olmasıda önemlidir. Dedektörünü kullanmayı bilmeyen defineci otomobil kullanmayı bilmeyen taksiciye benzer, sürekli yerinde sayar ve 1 metre bile ilerleyemez. Bir dedektör hiçbir zaman yüzde yüz başarıyı getirmez, birbirini onaylayan 2 modelle başarılı olunabilir, örneğin 2-3 metrede etkili bir pulseve 2-3 metrede etkili(işe yarayan) bir görüntüleme cihazı aynı anda kullanılırsa boşa kazı yapma oranını nerdeyse sıfıra indirir.

Son olarak eklemekte fayda görüyorum, ne kadar iyi dedektörümüz ve görüntüleme sistemlerimiz olursa olsun, definenin tam üzerinden geçmeden yerini tespit edemezsiniz, yani definecilik bilgisi şart, bir işaretin çevresinde dedektör ve görüntüleme sistemleriyle dolaşmak başarıyı getirmiyor malesef. Araziyi okuyabilmek, şüpheli yerleri görebilmek çok önemlidir, önce bilgi sonra teknoloji gereklidir, doğru yer bilgi sayesinde bir kaç tahminle bulunabilir ve teknolojiyle onaylanır, definecilik, tarih, arkeoloji bilgisi şart, önce bilgi, sonra teknoloji...


BİLGİ AMAÇLI ALINTI PAYLAŞIMDIR

Konu Farmet Teknoloji tarafından (04-01-2014 Saat 05:24 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #54  
Okunmamış 04-01-2014
vatan61 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıvrak Üye
 
Üyelik tarihi: Apr 2010
Mesajlar: 1.340
Standart

dost2011 den BİLGİ AMAÇLI ALINTI PAYLAŞIMDIR


Değerli arkadaşım.
Aslında bir cok işaret dediğimiz ve ardından defineler zengin mezarlar umdugumuz kayalara işlenmis kısımlar aslında o dönemin yol levhaları ve bilgilendirme levhalarıdır.Bunlara birde taşcı ustalarının taşın nasıl kesilecegini nerde kullanılacagını belirten işaretleride ekleyebiliriz.Ancak her isaret yol yada bilgilendirme levhası degildir.Elbette mezarların varlığını belirten işlenmiş kısımlar da vardır.Bunların bir cogu genelde düz ana kaya üzerine acılmış yuvarlak oyuklardırki bunlar daha cok lkibasyon kabı görevi görmüşlerdir ve gömü yapılırken yapılan ayinlerte ilgilidirler.Birde anakayaların ayna diye tabir edilen yan kenarlarındacok kücük olmamak kaydıyla ,sanki kör bir pencere havası gösteren oymalar vardır.Bunlarda aslında mezar steli(mezar taşı) yerlestirmek amacıyla acılmıs kısımlardır ve zamanla buradaki mezar steli düsmüs yada alınmıs oldugu için yerleri bos kalmıstır.Bütün bunlar ışıgında bir anakaya üzerindeki işaretin mezar işareti olup olmadıgına bakmadan önce bu kısımın yerlesim içersinde mi yoksa hemen dısındamı oldugunu anlamak gerekir.Çünki o dönemde insanlar yasadıkları yere POLİS mezarlarını yaptıkları alana da nekropolis diyorlardı.Yani mezarlıkları şehir dısında yanıbaslarında idi.Zamanla sehir nüfusu arttııgında mezarlıkların da yerleri kaybolabildiginde mezar alanlarına sehir büyüyerek kaplayabilmektedir.Bütün bunlar hep birer gözlem ve dikkat işidir.Ayrıca belirtmek istedigim bir husus daha var.Hiçbir mezar işareti asla yön mesafe derinlik gibi bilgiler vermez.Sadece o alanda mezarlıgın varlıgını belirtir.Baska bir hususda her uygarlıgın ve yine her uygarlııgında farklı dönemlerinde farklı farklı gömü gelenekleri ortaya cıkmaktadır.Bu konuda herkez kendi bölgesinin gelenekleriini arastırır ise en dogru sonuca kendisi ulasabilecegi kanısındayım

dost2011 den BİLGİ AMAÇLI ALINTI PAYLAŞIMDIR
Alıntı ile Cevapla
  #55  
Okunmamış 05-01-2014
vatan61 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıvrak Üye
 
Üyelik tarihi: Apr 2010
Mesajlar: 1.340
Standart

dost2011 den BİLGİ AMAÇLI ALINTI PAYLAŞIMDIR




Oldukça sınırlı bilgiler ışıgında burası için birşey söylemek çok zor.O zaman hep birlikte bir beyin fırtınası oluşturalım ne dersiniz?Öncelikle bir mezarın kapısı görüntüsü vermesine rağmennnnnn.Kapı yatagı üstlerinde bir lento taşı olması gerekir peki bunda varmı?Görünmüyor.Olmadığı anlamına gelirmi?Hayır olabilirde olmayabilirde.Niye olabilir?Zamanında lento taşı vardır ancak zaman içersinde soygun gördüğü için talan esnasında içeri girmeye çalışırken sökülüp atılmış olabilir.Peki o zaman üstte bir lento taşı oldugunu varsayarsak....altta yeralan boşuk kısmının hemen üstünde yeralan taş sırasına nasıl bir açıklama getirebiliriz.Tabiki lento taşının altında böyle bir askıda kalan taş sırası yerlestirmek olası degildir.Demekki bu kısım bir oda girisi kapısı degildir diyebiliriz.Pekiiiiii mezar degildir diyebilirmiyiz.Diyemeyiz.Nedenmi diyemeyiz?Arkadaşlar her mezarın illa oda olması şartı vermıdır.Tabiki yoktur.Tek mezar diye tabir ettiğimiz.Kenarları tas örülü bazende kenar kısımları tek levha blok seklindede olabilen üstü kapaklı bir mezar olamazmı?elbette olabilir.ancak bu takdirdede üstünde kapak taşı yada taşları olması gerekmiyormu?Elbette olması gerekiyor.Ancak unutmayalım mezar talanı tari
hihin her döneminde var olmustur.Eger böyle bir durum mevcut ise üstte kapak olmaması da dogaldır.Kapak yoksada o zaman da içersinde bir şey bulunması olasılıgı sıfırdır.ncak bu tür mezarların bulundugu yerlerde benzeri mezarlar mutlaka vardır ve hepside soyulmuş olması gerekmez.Bu kısmın cevresinde dikkatli bir gözlem yapılması gerekir.Egerki yerlesim dısında kalıyorsa dikkatli bir gözlemle mezarlardan cıkan özellikle mezar üstü kapak tasları ya yerlerde yada cevrede tarla bahce varsa onların cevre duvarlarında kullanılmıs olabilirler.Egerki böyle bahce duvarlarında kapak olarak kullanılabilecek şekile sahip taslar varsa mezarlık alanında oldugumuzu teyit etmiş olurlar.Gerisimi?Gerisi de artık iyi bir gözlem ve araştırma ister.Kolay gelsin......




dost2011 den BİLGİ AMAÇLI ALINTI PAYLAŞIMDIR
Alıntı ile Cevapla
  #56  
Okunmamış 05-01-2014
vatan61 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıvrak Üye
 
Üyelik tarihi: Apr 2010
Mesajlar: 1.340
Standart

dost2011 den BİLGİ AMAÇLI ALINTI PAYLAŞIMDIR


bilinmelidir ki hiç bir zaman hiç bir mezar işareti asla yön mesafe derinlik vermez.Egerki verecek olsa daha o dönemlerde var olan mezar soyguncularına işte adresim işte derinligim gel beni al diye mesaj vermiş olur.Bu nedenle kimse böyle standart bir işaretle kendi mezarının adeta kooordinatları diyebilecegiimiz mesafe ve ölcüleri vermez veya vermesi düsünülemez.Saygılarımla.

Değerli arkadaşım.Öncelikle dikkat edilmesi gereken noktalardan birisi bu kalenin yer aldıgı bölge olmalıdır.Bunun önemi ise burasının hangi medeniyete ait oldugu ile alakalıdır.Ege bölgesi dediğin zaman ege bölgesi içersinde ion'lar aiol'ler karyalı lar frigler lydia lılaryer alabilmektedir.Tabiki bunlarında gelenekleri farklı olabilmektedir.Kaldıki bunlar bile yunan roma ve byzans olmak üzere kendi içlerindede farklılıklara sahiptirler.
Eski bir kale içersinde yer aldıgını ve zirveye yakın bir noktada oldugundan bahsediyorsun.Burda dikkatli bir gözlem gerekliidir.kalenin ilk kurulusunda kücük bir alanda iken sonradan nüfus kalabalıklasınca kale sınırları genişleyebiliyor.Bunu iyi incelemek gerekir.İlk kurulusundaki alanı anlayabilirseniz ve bu nokta kale dısında kalıyorsa mezar olma ihtimalki kuvvetlenir.Daha sonraki dönemlerde bu mezar noktası kale içersinde kalmış olabilir.aksi takdirde pek kolay kolay sehir içinde mezar bulamazsınız.O nedenle mezar olma ihtimali ortadan kalkar.Bu tür oyma noktalar bazen yunan öncesi çasglardan kalma olabiliyor.Bu kısımlar iiçersine kybele heykelcikleri konabildigi gibi bazenböyle bir oyma içersine kabartma kybele heykelcigi yapılabiliyor.Bunun örneklerine eski foça da bakathanesi mylisi tepesi(Bu gün için yeldegirmenlerinin kalıntılarının oldugu tepe)eteklerinde kayalar uzerinde bir cok örnegi vardır ve birkac tanesinde kybele heykeli kabartmasının siluetleri dikkatli bakıldıgında anlasılabilmektedir.Bu nedenledirki burasının eski cag kült anlayısı içersinde bir acık hava sunagı alanı olması ihtimalide vardır.Bu anlattıgım noktaları göz önünde bulundurarak bir daha bu alanı gözden gecirmenizde fayda vardır.

Değerli arkadaşım.Her zaman burda yazıyorum ve söylüyorum.Hiçbir işareti kendi başına incelemek dogru degildir.Etrafındaki tüm verilerle beraber incelemek gerekir.Bu tür oymalar degişik amaçlarla yapılabilmektedir.Oymanın şekli, bulundugu kayanın büyüklkügü, kücüklügü,Oymanın yeraldığı taşın yerlesim içindemi dışındamı oldugu,eğer mimari kalıntı yoksa toprak yüzeyindeki seramik ve tuğlakırıkları giibi tüm faktörlerle beraber incelenerek karar verilmelidir.Bu nedenle bu tür işartler konusuna cok fazla girmiyorum.Bu konularda bilgisi olan arkadaşlar zaten sanırım yeterince yazıyorlar.Mezar töreni için sunu oyması olabilir bir kapı yatağı için kapı söve yatagı olabilir.Yuvarlak dipli yada sivri dipli bir toprak kap için yatak olabilir.Bunun gibi secenekler uzayıp gider.İşte bu nedenle diyorum ki etrafındaki tüm veriler gözden gecirilmeli ve öyle karar verilmelidir.


küp ler antik dönemde pithos denilen günümüzdede küp olarak adlandırılan bişmiş topraktan yapılmış erzak ve sıvı madde depolama kablarıdır.Karşıdan gördügüm kadarıyla roma dönemi ne ait olduklarını sanıyorum.Antik dönemde tahıl ve sarap,zeytinyagı gibi sıvılar yerin altına gömülen ve agızları yukardan kolayca erişilebilecek şekilde taş yada pişmiş topraktan yapılmıs kapaklar ile örtülen bu tür kaplar içinde saklanırdı.Böylelikle yeryüzünün sıcaklıgına nazaran daha serin sayılabilecek bir ortamda bozulmadan uzunca bir süre saklanmış olurdu erzak ve gıda maddeleri.

Yığma mezarlar anadoluda vekıta yunanistan ve balkanlarda sıkca karsımıza cıkmaktadırlar.Bu demek degildirki başka ülkelerde olmaz.Ancak benim ilgi alanıma girenler bu bölgeler.Her yığma karsıdan bakıldıgında benzer özellikler göstersede yığma altı mezar odası tekniği açısından bölgesel özellikler ve farklılıklar içerirler.Yine bu tip mezarlar aynı bölgede ve ayni kentte de olsa farklı dönemlerde yapıldıgı takdirde kendi içlerindede farklılıklar gösterebilmektedir.Ancak birbirine cok yakın olanlar genelde aynı dönemlerde yapıldıgı için benzer olarak inşa ediilirler
Gelelim çagıl mezarlara,benim bildiğim kadarıyla genellikle bizim bölgede(ege)roma dönemine ait mezarlar olarak karşıma cıkmıştır.Birinci tipte yamaçlarda çagıl yıgınları olarak mezar girisinin üstüne yıgılmışlardır.Birde düz alanlarda olanlarına rasladım bunlar daha küçük kümeler halinde ve toprak içersine yapılmış tek mezarların üstüne yıgılarak inşa edilmislerdir.
Toprak yıuğmalar ise birkac metre olanından tututn da 55 metrelere ulasan yüksekliğe sahip olanlar vardır.Bu yüksek olan yığmaya en güzel örnek gordionda(Ankara/Polatlı) cıkarılmıstır.Yunan mezar mimarisinin en erken örneklerinden birisidir.!50 metrelik bir dromosla(koridor)mezar odasına gidilmektedir.Mezar odası cift sıra kütüklerle yapılmıs ahsaptan meydana gelmistir.Yine bu bölgede bircokyığmada cok farklı teknikler uygulanmıstır.Bu bölgede kücük boyutta olanlar( 8 ila on metre civarı)Düz zemin içersine daire seklinde1.5 metre derinlikte cukur acılmıs ve bunun orta kısmına yassı cakıltaşları iledaire seklinde döseme yapılmıs.Bu kısmın orta kısmına saman ve otlarla yumusak bir alan yapılmıs ve mefta buraya konmustur.Daha sonra direk üstü toprakla doldurulmustur.En üstede toprak yıgılarak tümülüs tamamlanmıstır.Görüldügü gibibu tip mezarlarda oda yoktur.Ama bir cok yerdede yıgma içine odalar yapılarak gömüde mevcuttur.Bazen tek odadan olustugu gibi bazende bir ön oda(pronaos)ve ondangecisi olan ikinci bir oda(Naos) şeklinde olanlar vardır.Bazen düz zemin üzerine oda yapılarak üstüne toprak yığmak suretiyle tümülüs olusturularak sahte bir mezar olusturulmus ve yığmanın yan tarafında üstünde toprak yığması olamayan kısımda 2 ila üç metre capındabir kuyu kazılmıs ve yaklasık olarak 5 metrelere inilmis.Sonra doksan derece bir dirsek yapılarakoda seklinde bir kısım bosaltılmıstır.Bu bosaltılan kısım içersine blok taslarla mezar odası insa edilmistir.
Yine soma bölgesinde karsılastııgım bir mezar tipinide burda belirtmek isterimBu yığma içersindeki odayayaklasık yedi veya sekiz metrelik bir tünelle ulkasılmakta ve ön oda ve ondan gecilen ikinci bir odaya ulasılmaktadır.Bu anlattıgım kısımlar zemin üzerine yapılmıs ve daha sonra üstüyaklasık on metre civarında yükseklige sahip toprak la örtülmüstür.Daha bir cok mezar tipi anlatabilirim yığmalarla ilgili.Ancak cok uzun olacaktır.Kısacası her yığmayı bulundugu bölge ve gelenekleriyle incelemekta fayda vardır.Çünki bir bölgenin yığma mezar teknigine bakıp farklı bir bölgenin yığma mezarı hakkında yorumda bulunmak yanlış olacaktır.Saygılarımla.

dost2011 den BİLGİ AMAÇLI ALINTI PAYLAŞIMDIR
Alıntı ile Cevapla
  #57  
Okunmamış 05-01-2014
vatan61 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıvrak Üye
 
Üyelik tarihi: Apr 2010
Mesajlar: 1.340
Standart

dost2011 den BİLGİ AMAÇLI ALINTI PAYLAŞIMDIR

.Antik dönemde şehirler ilk kurulduklarında tepe üstlerine savunması kolay olan yerlere yapılmıs ve daha sonraları aşağı taraflara dogru genişlemislerdir.İşte bu ilk kurulan kısma akropol (tepe şehir)Bunun yakınlarında mezarlarını koydukları ölülerini gömdükleri yerlerede nekropol(ölüler şehri) demişlerdir.Saygılarımla.

Tümülüs olabilmesi için herzaman hakim tepede olması şart degildişr arkadaşlar.Örnegin izmir yönünden gelinerek bergamaya girildiginde hemen yolun sağ tarafında yer alan büyük tümülüs tepe degil ovanın ortasında yeralmaktadır.yine sardes e ait kral mezarlarının bulundugu bintepeler diye anılan yerdeki mezarlara bakarsak bunlarda tam aksine hakim tepeler veya büyük yükseltiler üzerindedirler.Tümülüs üzerinde seramik kırıkları meselesine gelirsek buda başka başka nedenler içerebilmektedir.Strabon arkadaşımızın belirttiği gibi gömü kültü geregi olabilecek törenler nedeniyle keramik kırıkları olabilmektedir.Bazen hiç keramik kırıntılarına kıırıklarına reastlanmadıgıda oluyor.Bunların dışında başka bir etken daha söz konusudur.Özellikle büyük yapıdaki tümülüslerin yapım aşamasında cok büyük hacimde toprak ihtiyacı vardır.Bu yüzdende bazen bu baska alandan getirilen toprakların içinde toprakla beraber gewlen tugla canak cömlek kırıklarıda bulunabilmektedir.Hatta öyle örneklere rastlamaısızdır ki roma döneminde inşa edilen tümülüsün üzerindeki toprak içersinde prehistorik dedigimiz yunan öncesi hiitit ve daha önceki dönemlere ait keramik parcaları pismiş topraktan yapılmış boğa heykelciklerine dahi rast gelinmistir.İşte bu nedenlerden dolayı mutlaka keramik parcaları olur yada olmaz şeklinde bir teorem yürütmek mümkün degildir.Saygılarımla...

Stadyum araba yarıslarının kosuların ve müsabakaların yapıldıgı bir alandır.Buna en güzel örnek olarak oldukça iyi bir şekilde günümüze kadar gelmis olan aphrodisyas kentinin stadyumu gösterilebilir.Eliptik bir şekile sahiptirler ve kenarlarında yüksekce oturma basamakları yer alır.
Müzik evleri ise daha küçük bir yapıya sahiptirler.Benim gördüklerimde kare bir yapı düzeninde idi.Şehrin ileri gelenlerini alabilecek büyüklükte yapılardır.İsim olarak odeon olarak anılırlar.
Meclis binası şehir konseyinin toplanıp görüsmelerde bulundukaları tartıştıkları kararlar aldıkları yapılardır.Yanılmıyorsam priene kentindeki meclis binası (Bouleteriium)buna em güzel örneklerden birisidir.
Tiyatrolar gelismiş sehirlerin olmazsa olmazlarındandır.Bazı görüslere göre tiyatrolar sehir nüfusunun tamamını alacak şekilde yapılırdı.Bu kesinlik kazanmıs bir görüs degildir ve hala tartısmaya acık bir konudur.Tiyatronun aldıgı insan sayısına bakarak şehrin nüfüsü hakkında yorumlarda bulunan arkeologlar vardır.İlk yunan tiyatrolarında oturma kademelerin yapısına bakıldııgında yarım daireden daha fazla bir şekilde iken zaman içersinde bu üstten görünüş yarım daire seklini almış ve roma döneminde bu üstten görünüs yarım daireden daha az bir konumda insa edilir olmustur.Tiyatrolarda en ön sıralar şehrin ileri gelenlerine ait olduklarından diger oturma basamaklarına göre daha ihtisamlı insa edilmislerdir.
Hamamlar ise adı üstünde olan yapılardır.Temizlenmek için insa edilmislerdir.Roma döneminde oldukca güzel hamam yapıları vardır.Bazılarında hamam kısmının duvarları içersine yerlestirilen toprak künkler vasıtasıyla duvarlardan içersinin ısıtılması saglanmıstır.Bu künkler içiersinden sıcak buharın gecirilmesivasıtasıyla içersinin cok sıcak olması saglanmıs ve terleme meydana gelmesi sonucunda daha rahat ve temiz yıkanabilme olanakları saglanmıstır.


dost2011 den BİLGİ AMAÇLI ALINTI PAYLAŞIMDIR
ramazan34 kişi bunu beğendi.
Alıntı ile Cevapla
  #58  
Okunmamış 30-12-2015
hayalsiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yeni Üye
 
Üyelik tarihi: Sep 2015
Mesajlar: 15
Standart

vallahi brawo allah senin gbıleri basımızdan eksik etmesin çok bilgilendiricii hocamm cok guzel seyler yazmıssınız
Alıntı ile Cevapla
  #59  
Okunmamış 30-12-2015
ramazan34 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Gelişmiş Üye
 
Üyelik tarihi: Nov 2014
Mesajlar: 171
Standart

Emeğine sağlık üstat bir solukta okudum 😊😊😊😊
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
eski, faydalı, paylaşımlar, seçme

« HERKES BAKSIN | - »
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Seçme fıkralar serhadlı Farklı Konular 9 06-12-2011 12:15
Eski yapı poyraz Define İşaretleri Çözümleri 20 19-02-2011 01:08
Eski eserler Akcakaya Sanat Tarihi 54 07-01-2011 03:48

Farmet Teknoloji Sistem Bilgisi Site Bilgileri (Alexa)
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 RC 2
www.farmet.net - Tüm Hakları Saklıdır.
kiralık dedektor | Farmet

İçerik sağlayacı paylaşım sitelerinden biri olan Farmet Forumları 5651 Sayılı Kanun’un 8. Maddesine ve T.C.K’nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Farmet hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler [email protected] adresi ile iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde Farmet yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve Avukatlarımız size dönüş yapacaktır.
!-- Yandex.Metrika counter -->