Yükleniyor...
Farmet Teknoloji, Phanes, coskun, Ercan_Usta, sezgin64, caponali

Go Back   Farmet Forumları > Profesyonel Defineci Bölümü > Bölge Bölge Antik Kentler

Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Okunmamış 18-05-2010
Farmet Teknoloji - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Site Sahibi / Tel: 0232 339 85 74
 
Üyelik tarihi: Jan 2010
Bulunduğu yer: Izmir - Turkiye
Mesajlar: 4.872
Farmet Teknoloji - MSN üzeri Mesaj gönder Farmet Teknoloji - YAHOO üzeri Mesaj gönder Farmet Teknoloji isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Standart Manisa'daki Antik Kentler:

Stratonikeia (Siledik)



Kırkağaç’ın doğusunda Kırkağaç Gelenbe yolunun 12.km.sinde ovaya hakim bir tepenin üzerinde bugünkü Siledik köyünün bulunduğu yerdedir.
Karia bölgesinde Muğla’nın Yatağan ilçesinin olduğu yerde aynı isimde bir başka kent daha vardır. Stratonikeia Hellen dilinde Stratonike memleketi anlamına gelir .
M.Ö.III. yüzyılın ilk yarısında Batı Anadolu’ya egemen olan Seleukos Kralı I.Antiokhos’un eşinin ismi de Stronikei idi.Nitekim Karia’daki kent gibi burası da onun zamanında kurulmuştur.Roma döneminde Stratonikeia Hadrianus daha sonra da Hadrianoupolis ismini almıştır.
Tarihte ilk kez ismi Attalos’un oğlu Aristonikos’un yakalanmasıyla geçmiştir. Aristonikos Pergamon devletini yeniden kurabilmek için Romalılarla savaşmış ve ancak başarılı olamayarak esir düştükten sonra Roma’da öldürülmüştür.
Stratonikeia ile ilgili kalıntılar günümüze gelememiştir. Belki de bunun nedeni yörede arkeoloji kazılarının yapılmayışıdır. Yalnızca Siledik köyü içerisinde Erken Bizans Çağına ait rastlantı sonucu bulunmuş yazılı kabartmalar ile pek fazla önemi olmayan bezemeli mimari taşlarla karşılaşılmıştır.

__________________
Farmet Forum; Farmet Teknolojinin Resmi Forumudur. Ticari kaygıdan ziyade, müşterilerine makinaları ile ilgili doğru bilgi ve paylaşımlar için açılmıştır.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Okunmamış 18-05-2010
Farmet Teknoloji - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Site Sahibi / Tel: 0232 339 85 74
 
Üyelik tarihi: Jan 2010
Bulunduğu yer: Izmir - Turkiye
Mesajlar: 4.872
Farmet Teknoloji - MSN üzeri Mesaj gönder Farmet Teknoloji - YAHOO üzeri Mesaj gönder Farmet Teknoloji isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Standart

Khlıara (Kırkağaç)



Bugünkü Kırkağaç’ın bulunduğu yerde olduğu sanılan Khlıara ile ilgili bilgilerimiz yetersizdir.Bu isim Hellen dilinde ılık anlamına gelirse de Prof. B.Umar bunun Anadolu kökenli kula-ura’dan türetildiğini belirtir.

Khlıara’nın tarihi karanlık olmasına karşılık Kırkağaç ovasının ortasında höyük konumunda olduğu bilinmektedir. Buradaki yapı taşları çevredeki yeni yapılanmalarda kullanılmak için söküldüğünden günümüze hiçbir kalıntı gelmemiştir. Yalnızca höyüğün üzerinde Roma ve Bizans dönemlerine tarihlenen çok sayıda çanak çömlek parçaları bulunmuştur.

Roma döneminde kent konumunda olmayan küçük bir yerleşim birimi konumundaysa da Bizans İmparatoru Manuel Komnenos tarafından XII.yüzyılda geliştirilmiştir. Tarihi kaynaklara Bizanslıların Selçuklular ve bazı Beyliklerle yaptığı savaşlarda ismi geçmektedir. Burada yaşayanlar Ortaçağın sonlarına doğru Arap akınlarından zarar görmüş ve kenti terk etmişlerdir. Sonraki yıllarda da Khlıara’nın 5 km. kuzeybatısında bugünkü Kırkağaç kurulmuştur.

__________________
Farmet Forum; Farmet Teknolojinin Resmi Forumudur. Ticari kaygıdan ziyade, müşterilerine makinaları ile ilgili doğru bilgi ve paylaşımlar için açılmıştır.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Okunmamış 18-05-2010
Farmet Teknoloji - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Site Sahibi / Tel: 0232 339 85 74
 
Üyelik tarihi: Jan 2010
Bulunduğu yer: Izmir - Turkiye
Mesajlar: 4.872
Farmet Teknoloji - MSN üzeri Mesaj gönder Farmet Teknoloji - YAHOO üzeri Mesaj gönder Farmet Teknoloji isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Standart

Sandiana (Yırca)


Sandaına Soma’nın 5 km doğu-kuzeydoğusunda bugünkü Yırca’nın olduğu yerde idi. Bu ismin Dor göçünden önce Anadolu kökenli olduğu sanılmaktadır.
Prof.B.Umar bu sözcüğün Tanrı Sanda’nın ülkesi anlamında “Wana” eklemesiyle türetildiğini belirtir. Böylece “Sanda’nın Yurdu” anlamındadır.
Sandaına’nın tarihçesi ile ilgili bilgilerimiz hemen hemen hiç yoktur. Ayrıca tarihi kalıntıları da günümüze ulaşamamıştır.



Kalanda (Kalamos)


Kalanda Balıkesir Akhisar arasındaki Gelenbe’nin bulunduğu yerde idi.Kalamos sözcüğü Hellen dilinde kullanılmışsa da anlamı bilinmemektedir. Tarihte ismi ilk kez tarihçi Murait’de geçer.İmparator Friedrich Barbarossa komutasındaki Haçlı ordusu 1190’da buradan geçerek Thyateira’ya doğru ilerlemiştir. Bizans İmparatorluğu döneminde 692’de piskoposluk merkezi olmuştur.
Arkeoloji kazıları yapılmadığından toprak üzerinde de buluntu ve kalıntılara rastlanmamış olup tarihi ile bilgilerimiz yetersizdir.



Agoeira (Alloeira-Attaleia)


Agroeıra Akhisar’ın 9 km. kuzeyindeki yol kavşağına 9 km. uzaklıkta halk arasında Koca Mezarlık denilen yerde idi.
Agroeira sözcüğünün Hellen dilinde anlamı yoktur.Büyük olasılıkla Luvi veya Lydia dillerinden gelmiştir.
Pergamon ve Seleukos krallıkları arasında bir sınır kenti olup pek fazla gelişememiştir.Ancak Attalaslar kent üzerinde durarak Attaleia ismini de yakıştırmışlardır.
Arkeoloji kazıları yapılmadığından antik kaynaklarda da ismi geçmediğinden tarihi ile ilgili bilgilerimiz yetersizdir. Rastlantı sonucu bulunan birkaç mezar taşı dışında buluntu ve kalıntılarla karşılaşılmamıştır.

__________________
Farmet Forum; Farmet Teknolojinin Resmi Forumudur. Ticari kaygıdan ziyade, müşterilerine makinaları ile ilgili doğru bilgi ve paylaşımlar için açılmıştır.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Okunmamış 18-05-2010
Farmet Teknoloji - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Site Sahibi / Tel: 0232 339 85 74
 
Üyelik tarihi: Jan 2010
Bulunduğu yer: Izmir - Turkiye
Mesajlar: 4.872
Farmet Teknoloji - MSN üzeri Mesaj gönder Farmet Teknoloji - YAHOO üzeri Mesaj gönder Farmet Teknoloji isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Standart

Trakhoula (Trakoula-Darkale)


Trakhoula Soma ilçesinin 3 km. güneyindedir.
Trakhoula sözcüğünün Hellen dilinde bir anlamı olmamasına rağmen Rumca Trakhys (taşlıkkayalık) sözcüğünden türetildiği sanılmaktadır.Prof.B.Umar’a göre kayalık yerdeki kent anlamındadır.
Günümüzde bir maden işletmesi ile Darkale köyünün bulunduğu yerdeki kentin tarihi ile bilgilerimiz yetersizdir. Ayrıca Eski Çağ kalıntıları da günümüze ulaşamamıştır. Yalnızca Bizans İmparatorluğu’nun son piskoposluk listelerinde ismi geçmiştir.



Aigai






Manisa ili merkez ilçeye bağlı Köseler Köyü yakınındaki Aigai antik kenti İzmir-Aliağa’ya 14 km. uzaklıkta Şakran dağından sonra gelen oldukça engebeli Gün Dağı üzerindedir.
Strabon Dikili’nin bulunduğu yarımadanın İlk Çağda isminin Arga olduğunu söyleyerek kent ile bağlantı kurmaya çalışmıştır. Aigai sözcüğünün Hellen dilinde karşılığı olmadığı keçi anlamında “Aigos” tan türediği düşünülmüştür.Prof. Bilge Umar ise bunun rastlantıdan ileri gidemeyeceğini söyledikten sonra “Toprak Ananın Yeri” olmasının doğru olacağı kanısındadır. Van Windekens’e göre Aigai sözcüğü “meşe” anlamındadır.
Herodotos’un on iki Aiolis kentinden biri olarak nitelediği Aigai İon göçünden sonra kurulmuştur. Persler Anadolu istilâsı sırasında bu kent ile ilgilenmemişlerdir. Kentin stratejik ekonomik yönden önem taşımaması veya sarp bir yerde oluşu da bunun nedenleridir. Anadolu’daki Pers istilâsından nasibini almadığından dolayı burada Arkaik çağa ait kalıntılara bolca rastlanmaktadır. Helenistik dönemde M.Ö.218’de Bergama Krallığına bağlanmış M.Ö.156’da ise Bithynia’lı Prusias’ın egemenliğine girmiştir. Dacha sonra da Roma hakimiyetini burada görürüz. M.S.17’deki büyük depremden çok zarar görmüş İmparator Tiberius şehri Tarihçi Tacitus’un yazdığına göre diğer 12 Aiol şehri ile beraber yeniden inşa ettirmiştir.



Aigaililer hayvancılığa önem verdikleri için buna paralel olarak dokumacılıkta Sardes’den sonra devrinin en önde gelenlerindendir. Hatta Aigai’liler komşu şehirlerle anlaşmalar yaparak onların dokuma işlerinden uzak kalmalarını istemişlerdir. İşledikleri keçi derileri ise antik dünyada çok beğenilmiş ve Smyrna ve Magnesia Agora’larında satılmıştır.
Aigai’de yeterince bilimsel kazılar yapılmamıştır. Yalnızca Osman Hamdi Bey’in verdiği izinle Bergama kazılarını yürüten Richard Bohn başkanlığındaki Alman kazı heyeti 1886’da burada bazı araştırmalar yapmıştır.
Kentin dağlık bir alanda olması yüzyıllar boyu taşlarının yağmalanmasına mani olmuş bu yüzden üç ayrı terasla desteklenen Stoa dayanak duvarları Bouleterion Tiyatro Demeter ve Kore Mabetleri ile Stadyumun kalıntıları günümüze gelebilmiştir.
Teraslardan oluşan kenti kuşatan surlar üçgen bir alanı çevreler. Güney-batıdaki sur kapısı (El sernes tor) günümüze çok iyi bir durumda ulaşabilmiştir. M.Ö. VI.yüzyılda yapıldığını duvar tekniğinden anladığımız surlar M.S.17 depreminden büyük zarar görmüş İmparator Tiberius’un emriyle yenilenmiştir. Kuzey-batıdaki sur duvarları Helenistik özellikleri yansıtmaktadır.





Kentin kuzeydoğusundaki Agora antik çağ agoralarından farklı biçimde. “L” plânında olup yüksek duvarlarla desteklenmiştir.”L” ‘nin 82.30 m.lik uzun kolu doğuya kısa kolu da kuzeye yöneliktir. Geç Helenistik çağdan kalan yapı üç katlıdır. Alt kattaki dükkanlar dizisi iki bölümlü kare mekanlardan oluşmaktadır.11 m.yi bulan duvarları kapı geçişleri ve pencereleri oldukça iyi durumdadır. Buradan orta kata geçişi kemer sistemi sağlamaktadır. Orta katın doğu duvarı penceresiz olup uzun bir depodan ibarettir.Üst kat ise seyirlik yeri görünümündedir. Aigai’nin bu bölümünün yer aldığı yamaçderin bir vadiye ve Güzelhiser (TisnaıosTitnaios) çayına bakmaktadır.
Aigai’nin tiyatrosu mabetleriGymnasium’u Agora’ya simetrik olarak kuzey-batıda sıralanmışlardır. Batı teraslarından daha alçak olan alt terasın kuzeyinde tiyatro yer alır. Oturma sıraları ayakta değildir Cavea’sının bütünü toprak altındadır. Skene yıkılmış ve taşları çevreye yayılmıştır. Helenistik devire ait olan tiyatronun M.S.17 depreminden sonra yenilendiği mimari süslemelerinden anlaşılmaktadır.



Tiyatronun kuzeybatısındaki küçük mabedin M.Ö.2.yy.a ait kitabesinde Demeter’e adandığı yazılıdır. Kentin en önemli mabedi M.Ö. 48’de Prokonsül Servilius İsauricus’un Apollon Khesterios için yaptırmış olduğudur. Bu tapınağın doğusu ayrı bir Stoa ile çevrilmiştir. Kuzeyindeki Propylaion ‘un uzun kenarında 12 kısa kenarında 6 sütun vardır. Tiyatronun altındaki terasta Gymnasium bulunmaktadır. Binanın taşları dor sütunları çevreye saçılmış bir durumdadır . Çevredeki mimari parçalardan büyük bir palaestra ile iki katlı bir stoa ile çevrili avlusu olduğu anlaşılmaktadır.
Kentin doğuya bakan yamacında Bouleterion bulunmaktadır. Yuvarlak olan bu yapının oturma kademelerinden ancak bir ikisi görülmektedir. Kentin nekropolü doğu ve güney yamaçlardadır. Çok sayıda lahit halen ayaktadır.

__________________
Farmet Forum; Farmet Teknolojinin Resmi Forumudur. Ticari kaygıdan ziyade, müşterilerine makinaları ile ilgili doğru bilgi ve paylaşımlar için açılmıştır.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Okunmamış 18-05-2010
Farmet Teknoloji - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Site Sahibi / Tel: 0232 339 85 74
 
Üyelik tarihi: Jan 2010
Bulunduğu yer: Izmir - Turkiye
Mesajlar: 4.872
Farmet Teknoloji - MSN üzeri Mesaj gönder Farmet Teknoloji - YAHOO üzeri Mesaj gönder Farmet Teknoloji isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Standart

Iulia Gordos (Gördes)


Gordos antik kenti Manisa’nın Gördes ilçesinin olduğu yerde idi. Luwi dilindeki “palanga kazıklı çitle çevrilmiş alan” anlamına gelen Karda sözcüğünden gelmiş olabileceği düşünülmektedir. Gordos’un eski Hellen dilinde ise bir anlamı yoktur. Roma döneminde Iulia Gordos ismini bu kente vermiştir.

Ch.Texier’in Küçük Asya isimli kitabında Gördes’in Atina kralı Kadüz’ün oğlu tarafından kurulduğu yazılıdır.

Tarihi çağlardaki konumu ile ilgili bilgiler yetersizdir. Ayrıca çevrede yüzey araştırması ve arkeolojik kazılarda yapılmadığından pek çok nokta karanlıkta kalmıştır. En eski kalıntıları Kum çayının yukarı kısmında sarp bir yamaçtadır. Kent sonraki yıllarda daha güneye taşınmıştır.

Gordos’dan günümüze belirgin bir kalıntı gelemediğinden burası ile ilgili bilgi pek yoktur.Yalnızca Kadys (Gediz) ile ortak sikke bastırdığı bilinmektedir.



Heirakome (Hierokaisareia)




Heirakome Akhisar-Salihli karayolu üzerindeki Beyoba ile Sazabe köyleri arasındaki düzlükte bulunuyordu. Bu kente Hierokaisareia ismini Roma İmparatoru Augustos vermiştir. Kentin asıl ismi olan Hellen dilindeki “kutsal köy” anlamındaki Heirakome de böylece değiştirilmiştir.
Heirakome’nin kuruluşu ve tarihi konularındaki bilgiler yetersizdir. Ancak kentteki Artemis mabedinden dolayı tanındığı bilinmektedir. Ancak mabedin eşyaları M.Ö.201’de Makedonya Kralı V.Philippos ve M.Ö. 155’ de Bthynia Kralı Proussias tarafından talan edilmiştir. Kentin bulunduğu yerde birkaç mimari parça dışında hiçbir kalıntı ile karşılaşılmamıştır. Bununla beraber çevrede mimari parçalar ile yazıtlar dağınık biçimde yayılmışlardır.
Perslerin Anadolu’ya egemen oldukları yıllarda bu kentin insanlarının ateşe tapma geleneğini benimsedikleri de bilinmektedir.



Hermokapelaia (Gölmarmara)




Manisa’nın Salihli İlçesinin kuzey-batısında olduğu sanılmaktadır. Yeri kesinlik kazanmamıştır.
Hermokapelaia Hellen dilinde “Tanrı Hermes’in meyhanesi” anlamına gelmektedir.

Kentin tarihi ile ilgili bilgilere kaynaklarda rastlanamamıştır. Bununla beraber Göl Marmara çevresinde rastlantı sonucu yazılı taşlara terrakotadan küçük heykeller ile sikkelere rastlanmıştır. Bunlar Manisa Arkeoloji Müzesi’ndedir.



Hyrkanis




Hyrkanis’in Manisa’ya 15 km. uzaklıktaki Halitpaşa ile Alibeyli köyleri arasındaki ovada olduğu sanılmaktadır.
Hyrkanis muhtemelen Hellen dilinde değiştirilmiş bir sözcük olmalıdır. Aynı isimde bir başka şehir de Hazar denizi kıyılarındadır.
Kentin İlk Çağ tarihi konusundaki bilgiler çok yetersizdir. Büyük olasılıkla Perslerin Anadolu’yu işgal ettikleri yıllarda (M.Ö.547-334) bazı insanların buraya sürüldükleri

sanılmaktadır. Ayrıca Romalı Cornelius Scpio komutasındaki ordu III. Antiokhos yönetimindeki Seleukoslular da buradaki ovada savaşmışlardır.
Hyrkanis’den mimari kalıntılar günümüze gelememiştir.Kentin taşları başka yapılarda kullanılmak üzere yerlerinden sökülüp götürülmüş olabilir. Yalnızca Alibeyli’de bazı yazıtlar ile yivsiz sütun parçaları bulunmuştur.

__________________
Farmet Forum; Farmet Teknolojinin Resmi Forumudur. Ticari kaygıdan ziyade, müşterilerine makinaları ile ilgili doğru bilgi ve paylaşımlar için açılmıştır.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Okunmamış 18-05-2010
Farmet Teknoloji - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Site Sahibi / Tel: 0232 339 85 74
 
Üyelik tarihi: Jan 2010
Bulunduğu yer: Izmir - Turkiye
Mesajlar: 4.872
Farmet Teknoloji - MSN üzeri Mesaj gönder Farmet Teknoloji - YAHOO üzeri Mesaj gönder Farmet Teknoloji isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Standart

Koloena (Koloene)


Manisa Sardes yakınındaki Marmara Gölü’nün güney kıyısındadır. Anadolu’da bazı kentlere Koloe ismi verildiği bilinmekle beraber bu adın ne anlama geldiği karanlıkta kalmıştır. Bu kentin ismi yalnızca Pergamon kralı I.Attalos’un Seleukoslu Antiochas Hierax’ın ordusunu M.Ö. 229-228’de kuşatmasında geçmiştir.
Kentle ilgili bir kalıntıya rastlanılamamıştır.



Maionia Menye (Gökçeören)



Maionia Gediz ovasının bitimi ile dağların uzantıları arasında antik çağda şehirleşmenin çok az gelişebildiği kesimdeki küçük bir ovada kurulmuştur. Bugünkü yeri Salihli ile Kula ilçeleri arasındaki Gökçeören’dir.
Maionia ismini Homeros Lydia ülkesi için kullanır.Hellen dilinde bir anlamı olmadığından Luwi dilinden geldiği sanılmaktadır. Homeros’a göre bu kentte Mermnad sülalesi öncesinin büyük bir ihtimalle Thrak kökenli Maion boyunun son kalıntıları yaşamakta imiş.
Herodot ise tarihinde şöyle yazar:

“..buralarda Agron’dan önce hüküm sürmüş olanlar eskiden Maionia’lılar denilen Lydia halkına ...” “...Lydia’lılar eskiden Maionia’lılar adını taşırlardı...”
Strabon’da Herodot’u doğrulayan şu ifade vardır:

“...Thebe ovası ise.sonrdan Maionlar olarak adlandırılan Lydler ile ...kolonize edildi.”
Herodot ve Strabon Mcaionia sadece isim olarak geçmektedir kent ile ilgili bilgi verilmemiştir. Homeros ise Troia savaşı sırasında kentten sadece isim olarak bahseder.
Bizans devrinde ise Maionia’nın Sardes metropolitliğine bağlı bir piskoposluk merkezi olmuştur.
Yörede yüzey araştırması ve arkeolojik kazılar yapılmadığından bu konudaki bilgi çok yetersizdir. Ancak çevrede İlk Çağ ve Orta Çağdan kalmış dağınık yapı kalıntılarına rastlanır. Buradaki taşlar bölgenin diğer yerlerinde olduğu gibi inşaat malzemesi olarak kullanılmıştır. Gökçeören köyünün evlerinin duvarlarında sütun başlık ve diğer mimari parçalar şpoli malzeme olarak kullanılmıştır.
Günümüze gelen en belirgin yapı küçük bir tepecik üzerindeki Orta Çağdan kalma bir kalenin kuzey duvarıdır.
Dokuz Eylül Üniversitesi Fen Edebiyet Fakültesi Arkeoloji bölümü öğretim görevlisi Duygu S. Akar Tanrıver’in “Geçmişten Geleceğe Yanık Ülke Kula Sempozyumu’ndaki (1-3 Eylül 2006)” “Kula Yakınlarında Bir Antik Kent: Maionia (Gökçeören/Menye)” konulu bildirisi kentin tarihine açıklık getirmektedir:

Maionia antik devirde hem Lydia’nın kuzeybatı bölgesinin büyük kısmını kaplayan ne Katakekaumene adı verilen volkanik arazi üzerinde yer alan bir bölgenin adı ve hemde bu arazinin batı kısmında kurulmuş olan olan bir Lydia kentinin adı olarak karşımıza çıkmaktadır.
Homeros’un Troia savaşını analttığı İlliada adlı eserinde Tmolos dağı eteklerinde yer alan bölge için Meonie ismini kullanmaktadır.
Tarihçi Herodotos’da Lydialılar’ın eski adının Maionialılar olduğunu söylemektedir.

Bazı antik yazarlar ise Maionia’dan şehir ismi olarak söz etmektedirler.Örneğin Stephanos Byzantinos Maionia’dan bir Lydia kenti olarak bahseder.Hierocles’in Synecdemos (gezi notları) adlı eserinde Maionia bir kentin ismi olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bizans döneminin piskoposluk listelerinde İ.S. 14. yy a kadar kentin adının MEONIA ya da MAIONIA şeklinde geçmektedir.
Yukarıda sayılan ve burada sayılamayan antik edebi kaynaklar sikkeler ve kentin etnik ismini kaydeden bazı yazıtlar sayesinde varlığını kanıtlayan Maionia kenti uzun zamanda beri zengin epigrafik buluntular sayesinde Kula civarında bulunan bügünkü Menye’nin bulunduğu yere yerleştirilmektedir.
Maionia’nın bugünkü Menye’ye lokalize edilmesi ilk defa 1831 yılında G.Keppel tarafından yapılmıştır.Keppel Menye civarında yaptığı gezide kopya ettiği bir yazıtta Meiones şeklinde bie etnik isim okumuş ve bu yazıtın bulunduğu yerin Maionia olduğu kanısına varmıştır.Ayrıca 1837 yılında bölgede araştırma yapan Hamilton Menyedeki camide kopya ettiği Maionon (Maionialıların) ifadesi bulunan yazıt sayesinde Maionia’nın buraya lokalize edilmesi konusunda daha kesin bir yargıya varmaktadır.Keppel ve Hamilton’un bu lokalizasyon önerileri.Keil ve Von Premerstein tarafından 1911 yılında kesinlik kazanmıştır. Menye adı daha sonra değiştirilerek Gökçeören olmuştur.
Maionia kentinin arazisinin sınırlarının nerlerden geçtiği eldeki verilere göre şöyledir.

Kentin arazisini büyük bir kısmını Lydia’nın kuzeydoğusunda yer alan ve Katakekaumene adı verilen volkanik alan kapsamaktadır.Antik dönemde “yanık arazi “ anlamına gelen Katakekaumene adıyla bilinen bu bölgenin yanmış .kül olmuş bir havası vardır.Nispeten düzlük olan ova kısmı küllüktür dağlık ve kayalık alanlar ise siyah lavlarla kaplıdır.Bazı bulgular burada ani bir volkanik patlamanın varlığını göstermektedir.Bu bölgede birbirinden ayrı duran 3 yanardağ yer almaktadır.Strabon’un “Burada birbirinden kırk stadion kadar uzaklıkta olan physa dene üç çukur görülür”şeklindeki ifadesinde geçen oluşumlar olasılıkla buradadır.Katakekaumene’nin Maionia kenti arazisinin ne kadarını kapsadığı kesin olarak saptanamasada kent kuzeyde Saittai batıda Satala doğuda Kollyda ve güneyde Philadelphia toprakları sınırlanmaktadır. Peter Herrmann kent arazisini güneyde Görnevit kuzeyde Kenger Yağbastı ve Emre köyleri ile sınırlandırmıştır.Hasan Malay güneyde yer alan Soğanlı köyünüde Mainoia arazisine yerleştirmektedir.
Homeros’un İliada destanında bölgenin o dömendeki sakinlerine ilişkin bazı bilgiler bulunmaktadır.Lydialılardan hiç bahsetmeyen Homeros “söylesene niyetin nebeni daha uzakalaraPhrygia’yaşirin Maionia’nın bakımlı iline götürmekmi?” ve “Mesthles ileAntiphos’tur Maionialıların önderi Gygaia gölü tanrıçası ile Talaimenes’in oğullarıdır ikisideBuyururlar Tmolos eteğinde büyümüş Maionialılara” şeklindeki dizelerinden Maionialıların Lydialılardan önce bu topraklarda yaşamış eski bir kavim olduğu anlaşılabilir.
Roma döneminde Lydia’da birçok merkez sanayi ve ticaretin gelişmesi ile büyüyerek şehir statüsünü kazanmıştır.Nitekim Maionia ile birlikte çevresindeki bazı şehirler ilk defa bu dönemde sikke basmışlardır.
Kentin adının psikoposluk kayıtları ve konsül antlaşmaları gibi Bizans kayıtlarında geçmesinden Maionia kentinin Bizans devrindede yaşamaya devam ettiği anlaşılmaktadır.Öte yandan bu devirde iyi tahkim edilmiş bir kalenin Maionia kentine hakim olduğu anlaşılmaktadır.Bunun çevre duvarına ait kalıntılar halen korunmuş durumdadır.
Uzun yıllar tarih sahnesinde kalmış olan Maionia bu devamlılığını ekonomik zenginliklerine borçluydu.Maionialılar meyve hububat bakımından son derece zengin bir bölgede yer almakta ve bu olasılıkla tarımsal ekonomi ile yaşamlarını sürdürmekteydiler. Nitekim Katakekaumene antik devirde son derece kaliteli şarapları ile ün kazanmıştı.
Ticari hayatın zenginleşmesine paralel olarak kent imparator Neron döneminden (İ.S.54-68) itibaren bronz sikke basmaya da başlamıştır.İmparator Decius dönemine (İ.S.248-251) kadar da basılmaya devam eden sikkeler kentin dinsel ve sosyal-ekonomik yapısı hakkında bilgi vermektedir.
Kentin sikkelerinde de tasvirleriyle sık sık karşılaşılan anatanrıça Lydia’nın başka merkezleri gibi Maionia’da hayli revaçtaydı.Gökçeören’de bulunmuş olan ve İ.Ö. 129’a tarihlenen bir adak yazıtı sayesinde yeri henüz saptanamayan bir noktada olasılıkla bir tepe üzerinde en azından Helenistik devirde bir Meter Akraia tapınağının bulunduğunu söylemek mümkündür.Yine Gökçeörende ele geçen bir adak taşında Hermogenes adlı kişinin Zeus Ariou’ya bir adak sunduğu belirtilmektedir.Phrygia kökenli Zeus Sabazios Gökçeören ve Divlit tepe yakınlarında ele geçen yazıtlardan bilinmektedir.Yine Divlit tepe de ele geçen bir yazıtta ise Zeus Sabazios ve Artemis Anaitis’e adanmış olan kutsal orman ağaç kesme yasağı ve cezalandırılmasından söz edilmektedir.Bu yörede ele geçen adak taşları üzerinde kayalık yörelerde taşıma işinde çok önemli olan katır ve eşek betimleri bulunmaktadır.
__________________
Farmet Forum; Farmet Teknolojinin Resmi Forumudur. Ticari kaygıdan ziyade, müşterilerine makinaları ile ilgili doğru bilgi ve paylaşımlar için açılmıştır.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Okunmamış 18-05-2010
Farmet Teknoloji - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Site Sahibi / Tel: 0232 339 85 74
 
Üyelik tarihi: Jan 2010
Bulunduğu yer: Izmir - Turkiye
Mesajlar: 4.872
Farmet Teknoloji - MSN üzeri Mesaj gönder Farmet Teknoloji - YAHOO üzeri Mesaj gönder Farmet Teknoloji isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Standart

Kastalos


Kastolos, Sardes yakınındaki Bebekli köyünün bulunduğu yerde idi. Kastalos sözcüğünün Lydia dilinden geldiği sanılmaktadır. Antik kaynaklarda Xenephon dışında ismi geçmemektedir. Xenephon Kastalosdan Kastolas (Burçak ovası) ovasında Pers satrabının ordusunu topladığı yer olarak bahseder.
Bu bölgede yeterli bir yüzey araştırması ve Arkeolojik kazı yapılmadığından kentin kuruluşu ile ilgili yeterli bilgi yoktur. Yalnızca Bebekli köyü içerisinde önemsiz kalıntı izleri ile ev duvarlarında kullanılmış Roma dönemine ait taşlar dikkati çekmektedir.
Köy çevresinde çanak-çömlek parçalarına rastlanırsa da bunlardan kentin tarihini aydınlatacak bir bilgi edinilememiştir.

Persikai


Persikai, Manisa’nın 30 km.kuzey-doğusundaki Sar Çam köyü’ne 1 km. uzaklaktaki tepe üzerinde idi. Hellen dilinde Persli anlamında bir sözcüktür.
Persikai’nin tarihi ve kuruluşuyla ilgili bilgiler çok yetersizdir. Büyük olasılıkla Persler tarafından kurulmuştur. Kentin bulunduğu yerde yüzey araştırması ve arkeolojik kazı yapılmamıştır. Sarı Çam köyünün evlerinde antik taşlar kullanıldığı göze çarpmaktadır. Bu da gösteriyor ki, kentin taşlarından yararlanabilmek için kalıntılar yok edilmiştir.
Günümüze yalnızca yazısız bazı steller ile çanak-çömlek kalıntıları gelmişse de bunlar tarihleme yönünden yetersizdir.



Saitta




Saitta, Manisa’nın Demirci ilçesinde İçikler köyü yakınındadır. Saitta sözcüğünün Hellen dilinde anlamı yoktur. Luwi dilinden gelip gelmediği de bilinmemektedir.
Saitta’nın ortasından geçen Gediz nehri kenti ikiye ayırmıştır. Kentin kalıntıları in-situ durumunda olmasına karşılık yörede arkeolojik kazı yapılmamıştır. Ne var ki kaçak kazılar ayakta kalabilmiş kalıntılara da büyük zarar vermiştir.
Roma döneminde basılan sikkeler üzerinde Hermos’u (Gediz Nehri) canlandıran kabartmalar bulunmaktadır.



Sasotra




Sasotra, Kula’nın güney-doğusundaki Başıbüyük köyünün güney-doğusunda idi. Sasotra sözcüğünün hangi dil grubundan geldiği anlaşılamamış anlamı da öğrenilememiştir.
İlk Çağ’a ait küçük yerleşim birimlerinden olup hiçbir zaman kent seviyesine ulaşamamıştır. Buradaki köy evlerinin duvarlarında bazı yazıt parçalarından ve ufak tefek şpoli mimari parçadan başka hiçbir şey yoktur.



Satala (Sandal)




Manisa’nın Kula ilçesinin 8 km. batısındaki yol ayrımından sonra ulaşılan Sandal Köyü’nün 2-3 km. doğusundadır. Satala sözcüğü Luwi kökenli olup anlamı bilinmemektedir.
Satala’nın kuruluşu ve tarihi ile ilgili bilgiler hemen hemen hiç yoktur. Antik tarihçiler buradan söz etmediği gibi yörede yüzey araştırması da yapılmamıştır. Bu nedenle kentin yeri de tartışmalıdır.
Günümüze Sandal köyü içerisinde bulunan ve çevreden özellikle akropol denilen tepeden getirilmiş mimari taşlar ışında hiçbir kalıntı gelmemiştir. Hıristiyanlık döneminde Sardeis metropolitliğine bağlı bir piskoposluk merkezi idi.
__________________
Farmet Forum; Farmet Teknolojinin Resmi Forumudur. Ticari kaygıdan ziyade, müşterilerine makinaları ile ilgili doğru bilgi ve paylaşımlar için açılmıştır.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Okunmamış 18-05-2010
Farmet Teknoloji - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Site Sahibi / Tel: 0232 339 85 74
 
Üyelik tarihi: Jan 2010
Bulunduğu yer: Izmir - Turkiye
Mesajlar: 4.872
Farmet Teknoloji - MSN üzeri Mesaj gönder Farmet Teknoloji - YAHOO üzeri Mesaj gönder Farmet Teknoloji isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Standart

Silandos


Silandos Kula’dan 41 km. uzaklıktaki Selendi’nin 4-5 km. batısındaki Kara Selendi Köyü’nün bulunduğu yerde idi.

Silandros Lydia dilinden bir sözcük olup Helenleştirilmiştir. Anlamı anlaşılamamıştır.




Kentin bulunduğu alanda yüzey araştırması ve Arkeolojik kazı yapılmadığından eski kaynaklar da yeterli bilgi vermediğinden tarihi karanlık kalmıştır. Yalnızca köyde bazı antik duvar kalıntıları temel izleri ile karşılaşılmıştır. Roma dönemine ait olan bu kalıntılarda çevrede yeni yapılanmalar nedeniyle kullanılmış kentten kalan son izler de yok edilmiştir. Yalnızca burada oturan bir ana tanrıça heykeli bulunmuştur. Bugün bu heykel İzmir Arkeoloji Müzesindedir.


787’deki İznik konsiline piskopos gönderdiği kayıtlardan öğrenilmektedir. Demek ki o sırada bir piskoposluk merkezi idi. Ayrıca adına sikke de bastırmıştır.
__________________
Farmet Forum; Farmet Teknolojinin Resmi Forumudur. Ticari kaygıdan ziyade, müşterilerine makinaları ile ilgili doğru bilgi ve paylaşımlar için açılmıştır.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Okunmamış 18-05-2010
Farmet Teknoloji - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Site Sahibi / Tel: 0232 339 85 74
 
Üyelik tarihi: Jan 2010
Bulunduğu yer: Izmir - Turkiye
Mesajlar: 4.872
Farmet Teknoloji - MSN üzeri Mesaj gönder Farmet Teknoloji - YAHOO üzeri Mesaj gönder Farmet Teknoloji isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Standart

Sardes (Sard)




Manisa’nın Sardes antik kenti İzmir’e 72 km. uzakta olup İzmir-Ankara karayolunun ortasından geçer.

M.Ö.VII.yüzyıldan itibaren ismini Zeus’un oğlundan alan Attalos Çayı Sardes’e altın kırıntıları taşımış bu M.S.I.yüzyıla kadar sürmüştür. Lydialılar bu altını değerlendirmişler çeşitli eşyaların yanı sıra ilk altın parayı bastırmışlardır.Böylece de Kral Alyattes M.Ö.600’de ilk altın sikkeyi bastırmıştır. Onun ardından da Kral Kezius (M.Ö.560-547) saf altından sikke bastırarak Sardes’in Antik çağda bu konuda önderliğini sürdürmüştür.

Herodotos Lydia’da üç ayrı kral ailesinin peşpeşe yaşadığını ileri sürmüştür. Bunlar Atyatlar heraklidler (Tylonidler) ve Mermadlardır. M.Ö.2000’in ilk yarısında yaşadıkları ileri sürülen Atyatlar ile ilgili bilgi çok sınırlıdır. Ayrıca bu sülalenin Lydia’da yaşayıp yaşamadıkları da tartışmalıdır.
Sardes kazıları yöredeki ilk yerleşmenin Tunç çağı (M.Ö.3000-1200) sonlarında başladığı ve küçük bir köy özelliği taşıdığını göstermiştir. Tunç çağının sonlarına doğru burada yaşayanlar yakarak gömmüşler ağaç dallarından kamışlardan ve balçıktan yapılmış yarım daire planlı evlerde yaşamışlardır. Bundan sonra Yunanistan ile kültürel bağlar kurduklarını da Sardes’in alt tabakalarındaki Geç Hellas Miken keramiklerinden anlaşılmıştır. M.Ö.1200-900 yıllarına tarihlendirilen Sardes’in boyalı geometrik üsluptaki keramikleri üzerindeki bu etki çok açıkça kendisini göstermiştir.


Lydia'daki geç Hellas Miken ve Yunanistan’ın geometrik keramiklerine Sardes’liler güney-batı özelliklerini de katmışlardır.M.Ö.900’lerde boyalı geometrik üslubu uyguladıkları gibi onlara kırmızı üzerine siyah bezemeyi de katmışlar bu durum Lidia’da Demirçağın arkeoloji yönünden en önemli olayı olmuştur.

Sardes Tunç çağının sonlarına doğru Batı Anadolu ve Akdeniz kentlerinde olduğu gibi bir saldırıya uğrayarak yakılıp yıkılmıştır. M.Ö.1200 yıllarında Anadolu’ya kadar uzanan Tharak göçünün bu yıkımda payı olduğu düşünülürse de başka bir iddiaya göre Hitit Kralı IV.Tuthaliye’nin bunda payı olmuştur.Ancak bu yıkımda her iki topluluğun etkin olduğunu gösteren kanıt bulunmamaktadır. Ancak bu yıkımdan sonra Lydia’nın başına geçen Heraklid (Tylonid) ailesinin Thrak kökenli olduğu tarihte belgelidir.
Manisa yakınındaki Spylos Dağında Kemalpaşa yakınındaki Karabel kaya kabartmaları da Hititlerin bu yöreye geldiklerini göstermektedir. Sardes’te yaşayan Asias isimli bir topluluğun Hititlere meydan okuduğu bu yüzden IV.Tuthaliya’nın buraları yakıp yıktığı da akla uygun gelmektedir.
Heredot M.Ö.1185’deki Thrak göçünden hemen sonra Demirçağın başlarında hüküm süren Heraklidlerin aralıksız 505 yıl burada yaşadıklarını belirtmiştir. M.Ö.V.yüzyıl Lydia tarihçisi Xanthos’un bilgilerini yansıtan M.S.I.yüzyılda yaşamış olan Damascus’lu Nicolaos’un yazdıkları ise efsane olarak kalmıştır. Heraklidlerin M.Ö.1185-680 yıllarında egemen oldukları Kral Gyges’den itibaren Sardeis’e bu ismin verildiğini de Onlardan öğrenmekteyiz.


Mermandların sonuncu kralı olan Kroisos zamanında Sardeis zenginliğin kültürel gelişimin doruğuna erişmiştir. M.Ö.VI.yüzyılda Sardeis Batı Anadolu’nun sanat ve kültür merkezi konumundaydı. Bunu Lydia’nın doğal zenginlikleri özellikle altın madenleri de pekiştiriyordu.
Kroisos’un krallığının ilk yılları barış ve diğer ülkelerle uyum içerisinde geçmiş ancak yüzyılın ortalarına doğru doğuda Pers tehlikesi baş göstermiştir. Bunun üzerine Kroisos M.Ö.547’de Kappadokia bölgesine sefere çıkmıştır. Kızılırmağı geçtikten sonra Perslerle karşılaşmıştır. Savaş Sardeis’e yakın bir yerde Persler’e yenilmiş ve Sardeis askeri ile halkı akropole çekilmiştir.
Sardeis’in Pers hükümdarı Kyros’un eline geçmesiyle M.Ö547’de Pers egemenliğini tanımak zorunda kalmıştır.


Akropol


Sardies Ovasına hakim sarp ve ulaşılması güç olan Akropol kenti bir çok saldırıdan kurtarmıştır. Teraslar halinde yükselen tepede Arkaik döneme ait kalıntılara rastlanmıştır. Burayı çepeçevre saran surlar Lydialılar tarafından yapılmıştır.
M.Ö.V-VII.yüzyıla tarihlenen bu surlar arasında M.Ö.223-187 yıllarında III.Antiochos’un yaptırdığı tahkimat parçaları ile Perslerin bir başka savunma kalıntıları ile de karşılaşılmıştır. Ancak tepenin güneyinde Bizans’lıların yapmış oldukları duvarların büyük bir bölümü görülmektedir.Bunlar Lydia Yunan ve Roma dönemine ait kalıntıların yardımıyla yapılmışlardır. Nitekim tepenin orta terasında yapılan kazılarda M.S.V-VII. Yüzyıllara Bizans dönemine tarihlendirilen evler ortaya çıkmıştır.
Tepenin altındaki küçük çukurların içerisindeki Lydia ve Yunan kap kacağı ise kalenin M.Ö.VII.yüzyıldaki varlığını kanıtlamaktadır.


Gymnasium


Sardeis’in Roma döneminde yapılmış anıtsal yapılarından Gymnasium Anadolu’daki benzerleri arasında en büyük ölçüde yapılmış olanıdır.
Sardeis Gymnasium’unun yapımına M.S.II.yüzyılda Severius Simplicinius’un emri ile başlanmış ikiyüz yılı aşkın çalışmadan sonra M.S.IV.yüzyılda tamamlanmıştır. Yapının bulunduğu yerde Geç Helenistik dönemde yapılmış bazı yapılar Roma döneminde de bir nekropol bulunuyordu. M.S.17’de büyük bir deprem tüm bu yapıları yıkmıştır.
Gymnasium üç ayrı bölümden oluşmuştur. İlk bölümde; üstü örtülü olan bölüm 8x12 ölçülerindeki hamam ikici bölümde; hamam kısmına açılan törenlerin yapıldığı mermer avlu. Ayrıca bu avlu 15x33 boyutlarındaki iki katlı sütun sıraları ile görkemli hale getirilmiş büyük bir portal de bunu tamamlamıştır.
Üçüncü bölüm ise; Doğudaki 80 m2’lik bir alanı kapsayan Palaestra (antrenman alanı) ile kuzey ve güney duvarına bitişik birbirlerine simetrik iki holden oluşmaktadır. Özellikle buradaki sütunlar Erken Bizans üslubu başlıkları ile dikkat çekmektedir.


Sardeis’de 1962’de yapılan çalışmalarda Palostranın güneyinde mermerli caddenin kuzeyinde M.S.III.yüzyıla ait bir sinagog daha çıkarılmıştır.
Bu yapının ilk defa M.S.17 depreminde yıkılan Gymnasion’un bir bölümü olarak sonradan yapıldığı anlaşılmaktadır.
Burada ele geçen İbranice bir yazıttan İmparator Licinius Valerianus’un ismi geçmektedir.
Arkeoloji kazılarında ele geçen yazıttan döşeme ve mimari parçaları da yapının M.S.IV.yüzyılda kullanılmış olduğunu göstermektedir.
__________________
Farmet Forum; Farmet Teknolojinin Resmi Forumudur. Ticari kaygıdan ziyade, müşterilerine makinaları ile ilgili doğru bilgi ve paylaşımlar için açılmıştır.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Okunmamış 18-05-2010
Farmet Teknoloji - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Site Sahibi / Tel: 0232 339 85 74
 
Üyelik tarihi: Jan 2010
Bulunduğu yer: Izmir - Turkiye
Mesajlar: 4.872
Farmet Teknoloji - MSN üzeri Mesaj gönder Farmet Teknoloji - YAHOO üzeri Mesaj gönder Farmet Teknoloji isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Standart

Artemis Tapınağı


Artemis Tapınağı’nın yapımını ilk defa Lydia Kralı Kroisos kum taşından bir sunak olarak başlatmıştır. Bunun ardından M.Ö.330 yılına doğru asıl tapınak yapılmasına girişilmiş ancak tamamlanamamıştır. Helenistik dönemde Zeus ve Artemis’in isimleri kullanılmış Roma döneminde ise tapınağın batı bölümü Artemis doğu bölümü de Antoninus Pius’a (M.S.138-161) adanmıştır.
Roma döneminde pseuda-dipteras plan düzeni uygulanan yapı İon üslubundaydı. Hıristiyanlık’tan sonra tahrip edilmiş yapı taşları başka yapılarda kullanılmıştır. Hıristiyan’ların egemen olduğu dönemde ise tapınağın güney-doğu köşesine doğal bir platform üzerine küçük bir kilise yapılmıştır.
M.S.17’de Sardeis’i tamamıyle yıkan deprem tapınağa da çok zarar vermiştir. M.S.II.yüzyılın ortalarına doğru Antonius Pius ve karısı Faustina tapınağı onarmış içerisine imparatorların dini törenlerinde kullanılmak üzere iki bölüm yapılmıştır. Buraya normal bir insan boyunun dört katı heykeller konulmuştur.
Bunlardan doğu yönündeki heykel İmparator Antonius Pius’u batı yönündeki de eşi Faustina’yı temsil ediyordu. Faustina heykelinin başı bugün British Museum’dadır.


Tapınağın batısındaki duvarın içerisinde bir yazıttan da tanrıçanın Mnesimades isimli birine gayrimenkul karşılığı borç para verdiği yazılıdır.
Buradan da tapınağın dinsel törenler dışında banka görevi yaptığı da öğrenilmektedir.

Tapınak Doğu Roma İmparatoru Büyük Konstantinius’un (324-337) Hıristiyanlığı kabul edişine kadar ve ondan bir süre sonra daha önemini korumuştur. İmparator Julianus (361-363) tarafından yenilenmiş ancak İmparator II.Thedosius’un (404-450) çıkardığı paganlığa karşı yasalardan sonra tamamen terkedilmiştir.

Tapınağın güney-doğu köşesindeki Küçük Bizans Kilisesi M.S.V.yüzyılda yapılmıştır. Yarım yuvarlak apsisli tek nefli bir yapıya daha geç devirlerde bazı ekler yapılmıştır. Bu arada V.yüzyılın sonu ile VI.yüzyılın başında yapının uzunluğu boyunca bir bölüm eklenmiştir.
Artemis Tapınağı ile kilise arasında mimari hiçbir bağlantı bulunmamaktadır. VII.yüzyıldaki bir deprem her iki yapıyı da yıkmıştır.
Amerikan Arkeoloji gurubunun 1910’da başlattığı kazılardan sonra tapınak tümüyle ortaya çıkarılmış 1961’de de kilise onarılmıştır.

Kilise- Hamam- Mahkeme Binası ve Evler


Sardeis yolunun karşısında bir kilise kalıntısı dikkat çekmektedir. İmparator Justinianus (527-565) bu yapıyı kentin başlıca kilisesi olarak yaptırmıştır. Günümüze çok harap gelebilen kilisenin yalnızca dört büyük desteği ayaktadır. Ayrıca sart çayı’na paralel yol bıyunca iki Bizans kilisesi kalıntısı bulunmaktadır. IV.yüzyıla tarihlenen bu yapıların yapım tarihleri bilinmemektedir. Bununla birlikte laskarisler (1204-1282) dönemindeki bsilikanın üzerine kısmen kalıntıları görülebilen bugünkü kilise yapılmıştır.
Kilisenin 300 m. kuzey-batısındaki bağlar arasında da mahkeme binası olarak tanımlanan bir kalıntı bulunmaktadır. Yan duvarlara ait bazı parçalar ile doğu ve batı yönündeki temel kalıntıları dikkati çekmektedir.
Surlar dışında kentin doğu ucunda ana yolun yakınında bulunan hamamın M.S.II.yüzyıla ait olduğu sanılmaktadır. Roma ve Bizans dönemlerinde de kullanılan yapı yakınındaki çayın getirdiği birikintilerle neredeyse tamamen çamur içerisinde kalmıştır. Bunun yanı sıra V.yüzyıla ait olduğu sanılan havuz kalıntıları görülen kırmızı tuğladan bir başka hamam kalıntısı daha bulunmuştur.
Sardes’e yeni yapılmış karayolunun güneyinde VI.yüzyıla ait büyük bir ev kalıntısı ortaya çıkarılmıştır. Kalıntılardan anlaşıldığına göre iki katlı 30x25 m. ölçüsündeki bu evin yıkıntıları arasında bazı dinsel eşyalarla da karşılaşılmıştır. Bu kalıntının biraz ilerisinde alanda ise çanak-çömlek parçalarının bulunduğu geniş bir alan vardır. Burasının M.Ö.700-200 yıllarına ait önce Lydialıların sonra da Helenistik Sardeslilerin kullandıkları bir Pazar yeri olduğu düşünülmektedir.


Mezarlar

Sart Çayı’na doğru eğimli arazi üzerinde M.S.IV.V.yüzyıllara ait bir mezar odası bulunmuştur. Duvar freskleri Manisa Müzesi’ne götürülmüş olan anıtın bezemelerindeki tavus kuşları ile benzerleri Anadolu’da çok sık rastlanan bir geleneği işaret etmektedir.
Bu mezar anıtın biraz ilerisinde de Piramit Mezarı diye isimlendirilen ve M.Ö.VII.yüzyıla tarihlenen bir başka mezar anıtı ile de karşılaşılmıştır. Bugün yalnızca temel kalıntıları ile bazı mimari parçaları sağlam kalmıştır. Bu anıtların yanı sıra Sart Çayı’nın karşı kıyısındaki tepede de çok sayıda Lydia kaya mezarları bulunmaktadır.


Bintepe


Akropolün kuzeyindeki Gigia Gölü’nün (Marmara Gölü) güneyindeki alanda sayıları 90’a ulaşan tümülüsler görülmektedir. Bunlar Lydia kralları ile krallığa hizmet veren devlet önde gelenlerinin mezarlarıdır.
Bu tümülüslerden en önemlileri 1852 ve 1962 yıllarında araştırılmış olan Kral Alyattes ile Gyges’e ait oldukları ileri sürülen mezarlardır. Oldukça iyi durumda olan ve içerisinde taştan mezar odaları olan tümülüsler çok eski yıllarda soyulmuşlardır.
__________________
Farmet Forum; Farmet Teknolojinin Resmi Forumudur. Ticari kaygıdan ziyade, müşterilerine makinaları ile ilgili doğru bilgi ve paylaşımlar için açılmıştır.
Alıntı ile Cevapla
  #11  
Okunmamış 18-05-2010
egeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Profesyonel
 
Üyelik tarihi: Apr 2010
Mesajlar: 368
Standart

paylaşım için çok teşekkürler keyifle okudum manisa ile ilgili çoğu şeyi bildiğimi sanıyordum fakat yanılmışım bilmediğim daha çok tarihi döküman varmış sadece manisa değilde konuya ege bölgesi olarak bakmak gerekli çünkü ege bölgesi tarihi geçmişi zengin bir bölge saygılar...
Alıntı ile Cevapla
  #12  
Okunmamış 22-01-2015
manisa45 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yeni Üye
 
Üyelik tarihi: Jan 2015
Mesajlar: 1
Standart

selamun aleykum .sayin site sakinleri ben yeni uyeniz.sizlere birsoru soracagim izninizle.manisanin hemen ustunde spil dagina dayanmis bir tepe var.bu tepenin tam zirvesinde kale kalintilari surlar var.acaba kimlere ait bir bilginiz varmi.benimle paylasirsaniz sevinirim saygilar.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
antik, kentler, manisadaki

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Rimex GPR- Manisa Kula Farmet Teknoloji Farmet, GPR ve EMI Cihazları 0 03-02-2016 02:52
Türkiyedeki antik kentler yldrmbnc Haritalar ve Aranan Bölgeler 2 08-04-2015 10:33
Antik Kentler Akcakaya Bölge Bölge Antik Kentler 93 04-10-2013 11:15
Manisa Tarzanı strabon Farklı Konular 0 23-02-2011 10:52

Farmet Teknoloji Sistem Bilgisi Site Bilgileri (Alexa)
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 RC 2
www.farmet.net - Tüm Hakları Saklıdır.
kiralık dedektor | Farmet

İçerik sağlayacı paylaşım sitelerinden biri olan Farmet Forumları 5651 Sayılı Kanun’un 8. Maddesine ve T.C.K’nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Farmet hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler [email protected] adresi ile iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde Farmet yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve Avukatlarımız size dönüş yapacaktır.
!-- Yandex.Metrika counter -->