Yükleniyor...
Farmet Teknoloji, Phanes, coskun, Ercan_Usta, sezgin64, caponali

Go Back   Farmet Forumları > Profesyonel Defineci Bölümü > Profesyonel Defineci Sorumlulukları

Beğeni şeması2Beğeniler
Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Okunmamış 06-10-2013
vatan61 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Abanoz üye
 
Üyelik tarihi: Apr 2010
Mesajlar: 1.340
Standart Faydalı eski seçme paylaşımlar

Burada yapılan paylaşımların tamamı farmet formda daha önce yapılmış paylaşımlardan tamamen alıntıdır göze batan ve dikkatimi çeken paylaşımları üyelere faydalı olmaları açısından hazırlanmıştır paylaşımlar sadece bilgi içerikli olması açısından bi araya toplanmış karma farklı konularda fikirler içermektedir daha önce tecrübelerini bilgilerini bizlerlesamimi olarak paylaşan aramızda olan veya olmayan paylaşımcılara farmet form adına teşekkürlerimizi sunarız

BİLGİ AMAÇLI ALINTI PAYLAŞIMDIR
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Okunmamış 06-10-2013
vatan61 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Abanoz üye
 
Üyelik tarihi: Apr 2010
Mesajlar: 1.340
Standart

Arkadaşlar kendinizi defineci olarak adlandırırken hangi kategoriye sokuyorsunuz bilmiyorum ama benim şu ana kadar tecrübe ettiğim şekliyle bu işi yapanlar..:

1. Mezarcı
2. Tümülüsçü-Höyükçü
3. Tek paracı
4. Hazineci-antikacı
5. Eşkıya gömücüsü

şeklinde adlandırıyorlar

Şimdi bunların içinden gerçekten bu işin ekmeğini yiyenler 3. ve 4. kategoridekiler olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriZ

1.Mezarcı adam bedbaht adamdır, çünkü Bizans abiler antik dönem mezarlarına rahmet okumuş oluyorlar... O yüzden bedbaht diyorum... Tabi bir de bu mezarcılığın dini boyutu var...
Bir de çeşitli forumlarda mezar işaretlerinden hareketle biryerler tarif ediyorlar ve sonunda resmi kazı yap diyorlar... Güzel kardeşim Nekropol alanı vb mezarlık alanlarda resmi kazı izni verilmiyor, birşekilde kayıtlı değilse ve ilk araştırma neticesinde mezar olduğu anlaşılmadıysa ve kazı izni alsanız dahi mezar ve içinde birşey de çıksa havanızı alıyorsunuz.. O yüzden mezar işleri İŞ değil.

2. Tümülüs ve höyükten başka birşey bilmeyenler belki kısa yoldan voleyi büyük ve rövaşeta ile vurayım derken dünyanın en bedbaht insanı(insanları) durumuna düşme olasılıkları çok çok yüksek... Bir de defa kayıtlı olsun olmasın tüm tümülüs ve höyükler SİT alanıdır.. Buralarda eşeleme ile iştigal olmak, ADRENALİNİ sonuna kadar yaşamak demek.. Adrenilinden kasıt nedir herkes biliyor... ..
Diyelim ki 3-5 kutu enerji içeceği içtiniz ve adrenalin manyağı oldunuz ve gözünüze tümülüs kestirdiniz, neresinden gireceksin?? Ne kadar derinde?? İçinden gerçekten birşey çıkacak mı?? Ya da Bizanslar ruhuna Fatiha'yı eda etmişler midir?? Tüm emek, uzun günlerce yapılan tüm çalışmalar ve masraflar bir anda boşa gidebilir... Orasını geçtim, 2 ayaklı fatiha okuyucuları hep arkasında hissedeceksiniz..
Yani bu da iş değil...

3. Tek paracı diye adlandırdığım bölüm bu işin en mutlu sınıfı bana göre... Çünkü hem temiz hava alıyorlar hem çok fazla kas geliştirmiyorlar hem de tek başlarına keyiflerine bakıyorlar.. En az masraflı ve bulma olasılığı, en azından ufak masrafları çıkarmanın en mümkün olduğu hobi kısmı bu....

4. Hazineci-Antikacılar da bana göre bu hobinin en mutlu sınıfındalar.. Bu hobinin en profesyonel insanları da bunlar.. Neden derseniz, bu kategoride iş yapan kişinin arkeoloji, tarih,sanat tarihi, numismatik, antika ve yüzey bilgisi çok iyi olur.. Çünkü bu gruptakiler her yerde arama yapmaz.. Yüzey bulgularına ve kayıtlara bakar araştırır ondan sonra işe koyulur.. Özellikle eski yerleşim yeri bulmak elzemdir... Bunu bulmak için de dediğim gibi yukarıdaki bilim dallarını gerçekten iyi bilirler...

5. Eşkiya gömücüsü: Bunlar bana göre kahvehane definecisi.. hayatlarını olmayan kahramanlar uğruna harcayan ve servetlerini genelde bu yolda tüketen insanlar gördüm hep çevremde.. Ellerinde sadece hikayeleri vardı maalesef ve bununla yaşamaya daha doğrusu hayal kurmaya devam ediyorlar...

Siz hangi gruptansınız??



Bir definecilik okulu olsaydı heralde definecilerin büyük çoğunluğu bu başlıktan yani define nerede aranır konusundan sınıfta kalırdı....

Yoğun olarak kullanılan Pulse ve vlf dedektör sistemleri ve daha macera perest kişişer tarafından seçilen alan tarama GPR gibi cihazlar vede hayal gücü çok yüksek işaret avcıları....

Ben cihazlar ve kullanım alanları konusunda tartışmayı tercih ederim...

Bir makinecinin elindeki cihaza göre araştırma ve çalışma yaptığı alanın hangi dönem yaşantıya ait olduğunu yada hangi dönemlerin yaşadığını savaş yada deprem geçirip geçirmediğini bilmesi kadar önemli bişey yoktur... !!!

Dedektör tarzı tek tek cihazlar için bir yaşantının savaş veya deprem görüp görmemesinden ziyade başka dedektörcüler tarafından sık ve tamamen aranıp aranmadığı önemlidir... İllaki tek para denk gelecektir ki bu denk gelen ve toplanan yüzeysel 20-30-35 cm paralar düşme paradır..

Yerin savaş veya deprem görmesi demek daha çok tekleme veya gurup şansı demektir ve hatta obje...

Bir dedektörcü için Arkaik ve klasik dönem yaşantı en önemli yaşantıdır... Ve zaten özellikle arkaik yaşantıda başarıya ulaşan ve sonuç alabilen tek cihazdır... Zira pulse cihazlarla özellikle büyük başlıklarla arkaik dönem yaşantılarda çalışılmaz...

Yine özellikle diyorumki pulse cihazlarla ve büyük başlıklarla çalışıla bilecek yaşantılar... Helen,Roma ve Roma Bizans yaşantılarıdır... Bizans ın en son dönem yaşantılarına bile girmek zaman kaybından başka bişey değildir...

Bir dedektörcü deprem görmüş vede arazi konumuna göre derin olan ev yerlerinde yani yaklaşık 2 - 2,5 mt derin olan ev yerleşimi alanında yüzeysel çok fazla teklemeye denk gelemediğinde burada bişey yok deyip çıkıp giderken bir pulse kullanıcısı yaşantıyı değerlendirebilir...

Aynı şekilde ne savaş nede deprem görmemiş kavim kavim üzerine oturup kendi halinde taşınıp terk edilen yaşantılara giren pulse cide yaşantı ve arazinin görselliğine aldanarak eli boş dönebilir...

Yaşantısı yüze vurmuş çok aşırı derecede tuğla ve kiremit kırığı bulunan ve zemini kalmamış yani 35-40 cm sonra doğala dönen zeminli yaşantılarda yine pulse cihazlarla gezmek zaman kaybından başka bir şey değildir... Dedektörcüler zaten alanı elemiştir...
Yani eldeki cihazla nerede ve hangi koşullarda çalışılacağı bilinmezse dünyanın en pahalı cihazına sahip olmak ve onu çok iyi kullanmakta çözüm değildir... yaşantıyı araziyi ve dönemleride bilmek en önemli etkenler arasındadır...

Şimdi çalışma sahasını herkez bir gözden geçirsin... Elindeki cihazmı yetersiz yoksa çalışma alanı zaten verimsizmi....

Neyin nerede aranacağını biliyormuyuz

BİLGİ AMAÇLI ALINTI PAYLAŞIMDIR
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Okunmamış 06-10-2013
vatan61 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Abanoz üye
 
Üyelik tarihi: Apr 2010
Mesajlar: 1.340
Standart

Araziye göre makina seçimi ve aranacak yerde kullanılacak aletin iyi bilinmesi gerekir... Yoksa yaw bu kadar süper bir yerden de bu makina birşey bulamıyorsa makinada iş yoktur düşüncesi çok yanlış.. oradaki yaşantının evrelerini bilmek kazandırır...

Bir de alan taramacılar var... Bunlar da daha önceden biryerleri tespit ediyorlar.. sonra alıyorlar pulse veya vlf dedektör çıkıyorlar teyid etmek için.. bu makinalar alan tarama veya çubukların gösterdiği yerde birşey göstermezse, "dedektörler kötü" oluyor...
Velhasıl bu işler ciddi işler... gaydırı guppak yapılacak amele işleri değil...



Alan tarama GPR çubuk vs....... Bunlar veri makinesidir % 50 dir verdikleri veriler.. geri kalan kişinin tecrübe ve profesyonelliğidir bu tarz cihazları kullanan kişilerinde arkeoloji bilgilerinin çok üst düzey olması gerekir her eline gpr alan tarama ve çubuk alanın halini görüyoruz.... % 50 veri ve % 50 arkeoloji bilgisine rağmen sonuç alınması kesin değildir...

Ancak metal dedektörler veri değil bulma makinesidir... Yani % 100 sonuç verirler ancak yine arazi yapısı yaşantı ve dönem bilgisi üst düzey olmalıdır...


Bir yerin savaş gördüğü dedektörle gezerken çıkan ok ucu badem kurşun ve mızrak ucu gibi numunelerden vede tarih bilgilerinden anlaşılabilir...

Dedektörün ulaşamadığı derinlikteki ev yataklarına krizma şarttır...



elbetteki hangi uygarlıklar nerelerde yaşadı konusunda internette bilgi bulunabilir.. Ancak bu bilgiler yaşantıda karşılaşacaklarınızı bir birine oturtabilirmisiniz bilinmez.. Yani örneğin arkaik dönemin hangi tarihten hangi tarihe kadar olduğunu ağırlık olarak zengin arkaik yaşantıların hangi bölgelerde olduğunu belki internetten bulabilirsiniz ama bir arkaik yaşantıya gittiğinizde araziye bakarak evet burası arkaik diyebilirmisiniz bilmem.. Bazı şeyler okuyarak olmuyor tecrübe gerektirebiliyor


Savaş ve Mübadele gömüleri;

Osmanlı İmparatorluğunun son 200 yılında özellikle eğlence ve ticaret hayatına diğer azınlıklarla (Ermeni ve Yahudiler) büyük ölçüde sahip olan Rumlar Mübadele ile birlikte çok kısa bir zaman dilimi içerisinde ülkeyi terketmek zorunda kalmışlardır,ben şahsen bu insanların paralarının çok büyük bir kısmını Yunanistana götüremeyip,Türkiyede bıraktıkları kanaatindeyim.

Özellikle 2. Balkan savaşından sonra bozguna uğrayan Bulgarların Türk halkından soygun ve yağma yolu ile elde ettiği paraları ve ziynet eşyalarını Zamanla kaybolması mümkün olmayan doğal işaretlere (Nehir,Köprü vb.) Tarihi eserlere ibadet yerlerine yakın yerlere ve mümkünse o alanların içine (Cami bahçelerine,mezarlıklarına) konulduğunu, zaman sıkıntısı,telaş ve korku nedenleri ile çokta derin gömülmediklerini düşünmüyorum(Özellikle trakyada bu derinliklerin 30 cm ile 1 metre arasında olduğunu düşünüyorum.

Mübadele dönemi gömülerine ait ne yazıkki kapsamlı ve gerçekçi bir bilgi kaynağı çok azdır yada hiç yoktur.Bu dönem yakın dönem tarihi olmasına rağmen ne hikmetse kapsamlı bir çalışmaya ben pek rastlayamadım,mübadele ile birlikte özellikle Trakya topraklarında 1912-13 Bulgar istilası sonrası döneme ait gömülerde vardır,bunlarda çok fazla etüd edilmemiştir.

Bu milletlere ait paraların nerelere gömüldüğüne ait,sadece anlatımına kendim şahit olduğum ve 90 yaşında bir Rum'un anlattığı bir gömü mevzu ile bilgi sahibi olduğum 3 yer biliyorum.

Aranılan yer çok zengin bir Ruma ait ev yada konak diyebiliriz,bölge Trakya gömü hakkında bilgi sahibi olan Rum'un verdiği bilgi;

1-"Konağın çıkış kapısından merdivenlerden iniyorsun,en son merdivenden sonra sol ayağının bastığı yerin takriben 1 metre altında...

2-"İşyerinin güneşin doğduğu yerden içeriye girilen küçük bir kapısı var kapı içeriye doğru açılır,kapıyı açıyorsun ilk adımın bastığı yer,takriben 80 cm de...

3-Rum'a ait bir evde ocağın altındaki mermer taşın altında...

Mübadele dönemi gömüleri ile yakından ilgilendiğim için genellikle forumlardan ve bu işlerle ilgilenen arkadaşlardan edindiğimiz bilgiler ışığındada şunları söyleyebilirim;

Defineciler arasında bu tür gömülere ait klasik bir söylem vardır.

"Ermeni parasının üzerinde oturur,Rum parasına bakar."


Bunların haricinde bu kişilerin kendi şahsi mülklerine gömdükleri paralarınında tekrar geriye dönüp alacakları hissiyatı ve düşüncesi ile çok derin zeminlerde gömülü olmadığı düşüncesindeyim.

Bu yerleride;

Ev içerisinde,Yemek pişirdikleri OCAK'lar,BACALAR,GÖMME BANYOLAR,MERDİVENLER,KAPI EŞİKLERİ(İçi ve dışı) varsa MAHSENLER

Ev dışında,yine avlu içerisinde bulunan FIRINLAR,UZUN ÖMÜRLÜ AĞAÇLARIN DİPLERİ,AHIRLAR VE KİLERLER,KUYULAR,ÇEŞMELER,ÇEŞME YALAKLARI
olarak öngörülebilir

Yinede bu işin genel herkes tarafından bilinen bir mantığı ve sistemi yoktur.Bütün usta definecilerin ifade ettiği gibi "BEN OLSAYDIM NEREYE GÖMERDİM?" sorusunuda bu tür gömüleri araştırırken muhakkak kendimize sormalıyız.Saygılarımla

BİLGİ AMAÇLI ALINTI PAYLAŞIMDIR
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Okunmamış 06-10-2013
vatan61 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Abanoz üye
 
Üyelik tarihi: Apr 2010
Mesajlar: 1.340
Standart

define meselesi cinlerin yapacağı iş değil.teknolojiden ayrılmayın.yok parayı yer altında çekerlermiş falan yalan.bu tip insanlar cinlerin maskarası olanlar onlar öyle diyor işin mahiyetini bilmeyende inanıyor.kesinlikle cinler para yeri değiştiremez.safsata inanmayın.hani o cinci hocalara insanlar soruyorlar onlarda cinlere soruyor cinlerde yalanı basıyor.tabi yeri kazıyorlar bişey yok hani hoca diyorlar oda cinlerine danışıyor cinlerde buranın sahipleri kuvvetli yer değiştirdiler diyor.topluca aldanıyorlar kılavuzu karga olanın burnu gübreden çıkmazmış derler.cinleri öyle bir gücü yok.insan üzerinde tesirleri var.bu iş ayrı bir konu.

ama define işi tamamen telnoloji işi.belki benim tanıdığım 20 tane cinci olmuştur hiçbiri para bulamamıştır.saf insanlar cin cilerin peşinde parasını zamanını ömrünü telef ediyorlar.işin özeti budur selam ve hürmetler

Antikacılık teknoloji bilgi sabır azim ekip ve tecrübe işidir...!!! Antikacı ile defineciyi hazineciyi ayırt etmek gerek...

Hangi malı neye görecinler sahipleniyolar.. Ben hiç yer değiştiren malzeme görmedim 40 senedir makine sallayan 75 yaşında hala makinecilik yapan adam bilirim gidin bide ona anlatın bu hikayeleri bakın size neler dicek..... Üstelik dini bütün namazını kılan orucunu tutan bir şahıstır.. Ben de bu güne kadar makinenin sinyal verdiği yere kazmayı vurduğumda yer değiştirdiğini görmedim Bırakın bu işleri cinle gömüyle hazineyle defineyle uğraşa uğraşa bir arpa boyu ilerliyemiyosunuz...

Bakın sizin tezinizi çürüteyim arkadaşlar...



Yunan arkaik çağdan başlayın taki roma bizansa kadar çok tanrılı dönemdi.. bir sürü tanrı ve tanrıçalar vardı insanların inanç duyduğu taptığı... o dönemde Allaha inanç yokki ne cini ne perisi ?? Kim hangi defineyi neyi cinlere teslim etti ? Cinlerin başka işi gücü yokmu gitti o parayı sahiplendi... Siliyo temizliyo tek tek sayıyo diyeni duydum ben... Berabermi sildiniz temizlediniz saydınız... Sizin bu cinler hangi medeniyetin hangi döneminden sonraki malzemelere sahipleniyo onuda deyiverin banada ayağımızı denk alalım... 2 kaya parçası 2 taş görüyosunuz üzerinde 2 çizik 3 delik hemen orada tonlarca altın define bilmemne var zannediyosunuz... Çubukçuların definecilerin hayalcilerin insan boyu kazdıkları ve hatta 8mt 10 mt 15 mt kazdıkları ve öylece bırakıp gittikleri çukurlardan bıktık usandık... İçine insanmı düşer hayvan mı düşer kalır tehlikelidir.. örtelim kapatalım mantığıda yok... Bide gidip adam akıllı iş yapacak olan aklı başında mantıklı cihaz kullanan işi bilen insanlarada köstek olur böyleleri... Bu kendini ve işi bilmezler kazdığı için köylü memet ağa gider jandarmaya şikayet eder jandarma gider oralara devriye atar...buda gerçek ve mantıklı işyapanların önünü keser

BİLGİ AMAÇLI ALINTI PAYLAŞIMDIR
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Okunmamış 06-10-2013
vatan61 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Abanoz üye
 
Üyelik tarihi: Apr 2010
Mesajlar: 1.340
Standart

lorenz ve minelab gpx serileri profosyonel cihazlar iyi olduklarıkadar eksi durumlarda oluşabilir bu yüzden

Her 2 cihaz da öyle birkaç yerim var bakayım diye alınacak cihazlar değil... her ikisi de kendi kategorilerinde iyi olabilirler ama fiyatları dolayısı ile birkaç yere bakayım sonra satarım denilerek alındıktan sonra çok zarar ettirirler.... o birkaç yerden birşey çıkmadıktan sonra satarken gerçekten uygun bir fiyat belirlenmediği sürece uzun süre elde atıl bekler... onun dışında profesyonel olarak bu işi yapacam diyene de uzun vadede ekmek yedirebilir... doğru kullanıcı ve mantıklı beklentilerde kullanmak gerekli


minelab gpx baya bi testlerde bulundum kullanıyorum zaman buldukça edine bildiyim deneyim ve tecrübeme göre şuan mevcut dedeöktör teknolojileri imaknları içerisinde kendi sınıfında kendi katogorisinde birnumara neler yapabildiyi biraz zor cevap verile bilir bu kullanana şartlara beklentilere göre göre deyişecek aynı şartlarda başka cihazların yapamadıklarını rahatlıkla yapabileceyi kesindir olumlu bikaç yönü altına diyer cihazlardan daha duyarlı özellikle saf doğal alında daha başarılı mineralden çok az etkileniyor sitabilliyi kararlılığı gibi biçok faktör saya bilirim eksileri bana göre fazla veya eksisi yok diye bilirim eksisi kullanıcıyla beklentiyle alakalı mesela çok keskin demir ayrımında dd başlıkla bazı program ve bazı şartlarda bazı metalleri acemi kullanıcılarda hata yaptıra bilir acemi kullanıcı veya tembel dedeöktörcüler için berbat bi cihaz izlenimi verebilir 8 metrecileri tatmin etmeye bilir gibi eksiler olarak kabül edersen bunlar eksileri bide bu minelab gpx serileri her yaşantı ve her kullanıcıya hitap etmeye bilen pahalı cihaz olarak eksilere ilave edilebilir


son olarak minelab tamen usta profosyenel mantıklı işi bilenlere tam anlamıyla hitab edecek özelliklere ve donanıma sahip kendi katogorisinde mantık çerçevesinde ustalaştıkça cihazın eksisinin çok az olduğunu söyleyebiliriz

bır yer gördum o kadar mınerallı ortamkı bazı cıhazlar o toprakta hıc bırsey yokmus gıbı uyuyor ses vermıyor bırsey yok dıye cıkılıyor ama gpx gırıyor oradan ummadıkları sey cıkıyor o yuzden ben havada olan testlerden deıl cok asırı mınerallı arazıyı daha cok severım nedenı ıse herkesın orada basarılı olamamıs olmasıdır havada 5 mtreden cekesede 1 tlyı benım icin bir hictir önemli olan topraktır hava testleri bazen yanıltabilmektedir cihazlarda en önemli olan mineralli arazideki perfonmanstır


5000güzel önemli olan kullanmak 5000 ni bir taraftan diger tarafa geçiş saniyesi 6 saniye yani cok yavaş kullanmak püf noktası bu elips başlıkla 1 gram parayı 30 40 cm den alırsın

BİLGİ AMAÇLI ALINTI PAYLAŞIMDIR
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Okunmamış 06-10-2013
vatan61 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Abanoz üye
 
Üyelik tarihi: Apr 2010
Mesajlar: 1.340
Standart

Bu ifade size ne çağrıştırıyor??? bir kazan altın varmış.... ermeni gelmiş sormuş, rum veya yunanlı gelmiş aramış yeri vs vs.... bu hikayeler çok... peki 1 kazan sizin için ne ifade ediyor?? ve 1 kazan altın olan kazanın içinde kaç tane ve kaç kg altın vardır????


altın su'dan 19 kat daha ağırdır,aradıkları kazanın kaç kilo su alacağını hesablasınlar ve bunu 19 la çarpsınlar işleri dahada kolaylaşır
herbirininde ortalama 5gr olduğunu düşünürsek bir kilo altından 200 tane para basılacağına göre,ohoooo işleri baya zor taşıması dert sayması dert

Diyelim ki bu kazan 30Lt su alan bir kazan(orta boyutlu). Bu sefer içine tamamen altın doldurulduğunda 30x19,3= 579Kg altın ağırlığına tekabül eder. Kazanın ağırlığı da 21 kg. ise toplamda 600Kg eder. Altın paralar diyelim ki aralıklı olduğu için takribi 50kg eksiği olsa 529 Kg eder.

Tek bir altın paranın ağırlığı 4gr olarak düşünülürse içinde toplam 132250 adet(yüz otuziki bin ikiyüz elli) adet para çıkar.

A.Müderrisoğlu'na göre, 29 Ekim 1914 günü savaşa giren Osmanlı împaratorluğu'nun kasasında sadece 92 bin altın lira bulunmaktaydı(alıntı:http://mimoza.marmara.edu.tr/~avni/E...ivesonrasi.htm )

Gerçekler ve hayaller birbirine karışmaz ve mantıklı hareket ederseniz, paranız da zamanınız da değerli kalır.


metin beyin alıntıyla söylediği gibi imparatorluğun bile kasasında yaklaşık bir teneke altın olduğunu düşünürsek küp,kazan teneke arayanlara şöyle demek gerekebilir.in,in aşşağa düşecen şimdi

BİLGİ AMAÇLI ALINTI PAYLAŞIMDIR
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Okunmamış 06-10-2013
vatan61 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Abanoz üye
 
Üyelik tarihi: Apr 2010
Mesajlar: 1.340
Standart

En iyi toprak şartlarında en iyi bir VLF dedektör110-120cm den sonra katır yükü olsa nafile..
VLF dedektörler tencere çanak çömlek ebatlarında bir metali 80-100 cmden algılayabilir,olaya bu gözle bakmak gerekir..
Tabii şunuda unutmamak gerekir toprağın durumu ve cihazın kullanılan başlık çapına göre bu mesafelerde değişkenlik gösterebilir.

X1 proyu her fırsatta karşılaştırma yapıyorum.geçen gün bir sinyal aldım.zayıf ama her yönden iyi diyor.arkadaşta gmax var ustası.hemen çağırdım bak bakalım şuraya dedim.heryönden baktı gmax çok zayıf bir şekilde kötü diyor.arkadaş bu demir ben açmam dedi.dur bakalım dedim pro bak böyle diyor.açtım ve günü kurtardı.gmaxtan ayrımı daha iyi ve yerine göre tekte 3-5 santim daha derin.gmax havada çok iyi ama toprakta biraz pısıyor.yinede iyi cihaz.aç ara pratik.pro biraz daha zor gelebilir ama avantajı var.çözdükten sonra vazgeçilmez olur.özellikle kulaklıkla metal vuruntu sesi çok güzel anlaşılıyor.hassasiyeti açabildiğim kadar açıyorum artık.parazit ve mineralde yumuşak metalde vurgulu ses veriyor.derindede olsa anlaşılıyor.27 başlıkla yeterince tecrübe kazandım.32 başlığa geçeceğim artık.iyi cihaza iyi derim.kötüye kötü.kullanıcı faktörüde çok önemlidir.bazı cihazlar bilgi tecrübe sabır ister ve avantaj sağlar.bazıları düz kontak aç aradır ama aynı şartlarda kaçırır.şu ana kadar testlerimde olsun kullandığım cihazlarda olsun vlf lerde pro daha iyi.daha üstünü çıkarsa bırakırım.şimdilik devam.

tesoro tejon,gmaxx,adventis2,deus,garret ace 250,minelab sovereign.Bu cihazlarında hep bir iyi yanı vardı ama önemli olan derinliktir ve ayrımdır.tesoro hafif yormaz,gmaxx adventis pratik pil çooook gider,deus portatif montun iç ceplerinde taşınır,ace 250de ekrandaki göstergeden derinlik büyüklük ve cinsini anlıyordum,sovereign sağlam boş sinyal vermez ama dediğim gibi cihazda önemli olan derinlik ve ayrımdır.X1 pro burun farkıyla önde bana göre.İnşallah farkı dahada artırır

Pronun ayrım potu mavi kırmızı birleşim yerinde ise derinlik çok iyidir sarılara duyarlıdır ama çok demirde kazdırır.kırmızıya doğru gittikce ayrım artar sarılara duyarlılık düşer.Ben ayrım potu tam saat 12 yönünde geziyorum.Yerine göre biraz geri yada ileri çeviriyorum.Bir sinyal aldınız ses karışık başlığı Heryönden sallayın kısa kısa olmadı birazcık üst tarafı açın tekrar bakın olmazsa biraz daha açın.Bence pronun ayrım yorumu çok zor değil.

arkadaslar her zaman analog cıhaz bır baskadır cunku o kısı cıhazı yönetır veya cıhaz kullanıcıyı yönetır o kısının bılgısıne kalmıstır cogu zaman analog cıhazlarda bellı bır demır red etmesı vardır o yerı kafanızda belırleyın orada kullanın ha bunun ustune cıkınca altını görmeyecek demeyın görmemesı ımkansızdır görur pekı ayrım az fazla acılınca derınlık dusermı evet dusme yasanacak pekı ayrım potu acılınca derınlık yuksekltmek yıne bıze dusuyor evet yanlıs duymadınız derınlık dusurmekte yukseltmekte bızım elımızdedır dısc potu acılınca trehold potunu cıhazı havada ıken acın mısal x1 veya gmax dıyelım havada ses durmadan verecek sekılde trehold acınca ses verecektır aynı gpx gıbı cıhazı topraga kaldırıp ındırın 2 kere hemen cıhaz toprakta susacaktır sallamalarınızda bıle cıhazınız stabıl sekılde calısır tabıkı baslık havaya kaldırınca dırek ötme olacaktır bu durumda ne yapmıs olduk cıhaz daha derın ve kucuk objelere daha hassas olmasını sagladık bu sekılde altına hassasıyet düsmemiş olacaktır benım tecrubemde bu bunu denemek para ıle deıldır deneyın görun derım

BİLGİ AMAÇLI ALINTI PAYLAŞIMDIR
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Okunmamış 06-10-2013
vatan61 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Abanoz üye
 
Üyelik tarihi: Apr 2010
Mesajlar: 1.340
Standart

X1 proyu almaya karar verdiğimde gerçekten bazı beklentilerim vardı.En azından gmaxxla falan aynı olsun yeter diyordum.Farmete ve kullanıcı yorumlarına güveniyordum.Ama beklediğim gibi çıkmadı.Tam tersi beklentilerimin çok çok üstünde bir performans gösterdi.Gerçekten şaşırttı yani.Bu kadar beklemiyordum.32 lik başlığa geçince ve iyi bir manuel toprak ayarıyla cihaz canavar gibi.Videoda çektiğim yerden geçen yüksek gerilim yüzünden kimse yaklaşamıyor.gmaxx ve adventis vardı arkadaşlarda.onlar 50-100 metre uzaktalar yinede cazır cazır ediyor makinaları.Ben genelde otomatik ayarda kullanıyordum ve hassasiyti 5-6 gibi açabiliyordum.Bu durumda bile diğerlerinden iyiydi.Videoyu çektiğim yerde otomatik ayarda geziyorum hassasiyet 5 gibi elektriktende etkileniyor.manuel ayar yapiim dedim.her zaman yukarı aşağı yapıp ayarlarken ve tam olmazken boşa ses verdiği yerde sağa sola sallayarak ayar yaptım.boşa sesi kestim ve hassasiyet 7 gibi açtım.cihaz canavar gibi oldu.hiçbir boşa ötme ve parazitlenme yok.derinden bir ses aldım.yinede güvenemiyorum boş ses olabilirmi diye.gmaxxı çağırdım.çünkü o boşa ses vermez.gmaxx baktı ses yok.bişey yok dedi.sen biraz yaklaş bakalım dedim.10 cm kadar yaklaştı hafif bir inilti yapıyor gmaxx kullananlar bilirler.yine demir yada bişey yok dedi arkadaş.sen biraz daha yaklaş bakalım dedim.yaklaştı gmaxx yenice iyi metal sesi vermeye başladı.arkadaş bu kadar derin çekiyorsa büyük bişeydir dedi ve çıkarmaya başladı.50 kuruş çıktı.yani o büyüklükte hatta biraz ufak.arkadaşlar şaşırdı .X1 proyu ayarlarken parazitin boş sesin üstüne gelin ve sağa sola sallayarak ayar yapın.Bu şekilde daha iyi ayar tutuyor bence X1 pronun bir üstünlüğüde metali gördüğü en derinde bile dııt dııt ses vermesidir.ama gmaxx ve diğer modelleri hafif inilti ile başlar ve yaklaştıkca artar.

Ali Bey sağa sola sallayarak yapılan manual ayar, pompalamadan daha iyi ayara giriyor diye bizim de tecrübemiz oldu. Artık müşterilerimize bu şekilde ayar yapmalarını tavsiye ediyoruz.
Bir dip not: Bazı müşteriler derinden gelen sesleri de yakındaymış gibi tek ve vurgulu sesle vermesini çok seviyor; bazıları ise derinliğini anlayamadıkları için ilk başta yadırgıyorlar.

Makinanızla bütünleştikçe daha çok verim alacağınıza eminiz.


bir ara gmaxx2 ve tejon kullanmış biri olarak X1 Pro'nun daha derin olduğu fikrine katılıyorum. Onu da test etme şansım oldu. Yalnız X1 Pro ve tejon (TESORO) gerçekten iyi bir toprak ayarı istiyor. Eğer toprak ayarı bilmiyorsanız ve öyle kullanıyorsanız boşuna uğraşıyorsunuz demektir. Son model cep telefonu alıp sadece alo demek için ve saatine bakmak için kullanmak gibidir. Hiç verim alamazsınız. Gmaxx 2'nin avantajları ise ayarı kolaydır. Sinyal çok tonludur. Buda nesneyi tanımlamayı kolaylaştırır. X1 Pro'da ise ya demirdir ses kesilir. Ya da demir harici bir metaldir sürekli vuruntulu bir ses vardır. Bu da Gmaxx kullanan biri için sıkıntı verir. (Sinyal kişiye sanki yetersiz gibi geliyor.) Son olarak söylenecek şey X1 Pro'da ayarı iyi yaparsan Gmaxx'dan üstünsün ama eşit şartlarda
fark imkansız bence

BİLGİ AMAÇLI ALINTI PAYLAŞIMDIR
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Okunmamış 06-10-2013
vatan61 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Abanoz üye
 
Üyelik tarihi: Apr 2010
Mesajlar: 1.340
Standart

1- Hic birimiz babamizin bahcesinde tarlasinda gezmiyoruz cihazla, yani zaman cok degerlidir makinaci icin. 2- Yuksek gerilim yakinlari ve tugla altinda kalmis kucuk metaller cok istisnai durumlardir. 3- Herkesin bolgesi farkli metal atar, farkli yapiya sahiptir. Benim bolgemde 3 gr in altinda ise yarar maden cikmazz. 4.yy la 11.yy arasi sahalara girdiginizde, o kucuk metallere hassas denilen cihazlarin sizi ne kadar oyalar ve ne kadar ise yaramaz kirintiyla cebinizi doldurmaniza sebep olur. Ornek verecek olursam, ben minelabla arkadasimda gmaxx la, ayni anda 5. Ve 7. Yy arasi bir sahaya girdigimizde, inanin gmaxx benden 3en az 3 kat fazla is yapar. 2-3 saat sonra sahadan ciktigimizda, benim elim kucuk dokuk kirintilarla dolarken, gmaxx in bulduklarini ic cekerek izlemekten baska bisey yapamazsin. Yani kucuk metallere hassasiyet, makinaciyi cok oyalar, yorar ve zaman kaybina neden olur bahsettigim sahalarda. Arkadasim 15 yillik yari profeyonel makinacidir, gmaxx kullanir. Tercih bolgeye ve duruma gore goreceli bir kavramdir.


En iyi cihaz iyi kullanabildiğiniz cihazdır..
Minelab'ın üstüne cihaz tanımam diyorsunuz,tamamen katılıyorum bugünün teknolojisine göre bunun aksi söylenemez zaten,çalışma sistemi farklı olmakla beraber,atıksız arkaik tabir ettiğimiz yerlerin cihazıdır..


Gemax çok iyi bir cihaz diyerek söze başlamışken özellikle ilk cümlede gmax'a vurgu yaptım farkındaysanız.
Ama x1'inde gmax tan kalır yanı yok hatta artıları var dedim,örnekte gösterdim ve hassasiyete dikkat çekmek istediğimide belirttim daha ne anlayamadım..
Havadaki tuğla ile toprak altındaki tuğlanın (hele ıslaksa) ne olduğunu bilen bilir,düşünün birde bu tuğlanın altında para varsa
Cihazlarda hassasiyetin ne olduğunu bilirsiniz,sizin çantanızda gmax arkadaşınızın çantasındada x1 var madem bir karşılaştırın hassasiyetleri,tekrar konuşuruz..
Not:küçüğü alan cihaz büyüğü zaten alır


Ege bolgesinde, zirvelerde arkaik yasantida ise tercihi X1 olur. Mugla bolgesinde bir sure bulundum, guzel dostluklar guzel muhabbetllerimiz oldu. Ordaki bu ise yillarini vermis kisilerin calisma seklinide, cihaz tercihlerinide iyi kotu gorduk ogrendik.kendi bolgemdekilerinin zaten hemen hemen hepsini biliyorum. Ezbere kulaktan dolma konusmuyorum yani..
Isin gercek yonune bakarak, siralamaya koyacak olursak, cihaz isi dorduncu besinci siraya gelir. Ama bizim insanlarimizin cihaz takintisi hic bitmiyor ne yazikki. Nasibin olmadiktan sonra, araziye cikip gezmek yerine vaktini klavye basinda gecirdikten sonra, yasanti oren bilgin olmadiktan sonra, cihaz kullanmayi beceremedikten sonra, paranin dedektorun degil kazmanin ucunda oldugunu anlamadiktan sonra, sirf teknolojiye bel baglamakla bu isler olmuyor ne yazikki... ! Bunu bilmeyenin eline minelablar lorenzler gmaxxlar X1 ler verseni ne degisirki.


Mesela size önerim şudur (nacizane) çöplük tabir ettiğimiz atık bol olan yerlerde minelab değilde gmax'ınızı kullanın,yok illa minelab ta ısrar ederseniz yanınızdan tejon,x1,vaya gmax geçerse zor durumda kalırsınız

Not: temiz arazide minelab'ın üstüne cihaz tanımam..


her kullanıcının becerisi veya hercihazın başarılı olduğu metal veya toprak yapısı o an ki ortam faktörleri gibi faktörler cihazlar arasın da mukayese ederken bazı kullanıcı ve beklentiye göre deyişkenlik göstere bilir bazı kullanıcı ve beklentiye göre gemaks veya başka bi marka model bazı kullanıcı ve beklentiye şartlara görede farmet x1 veya benzeri cihaz başarı gösterebilir ama genel itibariyle gemaks ve farmet x1 cihazları kendi sınıflarında başarılı cihazlar denebilir

BİLGİ AMAÇLI ALINTI PAYLAŞIMDIR
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Okunmamış 06-10-2013
vatan61 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Abanoz üye
 
Üyelik tarihi: Apr 2010
Mesajlar: 1.340
Standart

Metal Testi Yapılan Arazıde Baslık Saga Sola Sallanırken Mısal Doglu Batılı Sallıyorsanız Bırde Sınyalı Kuzeylı Guneylı Sallayın + Seklı Dıye Tabır Ettıgımız Göreceksınızkı Metallere Ne Yaptıgı Kesık Kesık Veye Kırtı Kırt Veya Bır Noktada Cok Temız Öbur Noktada Vermıyorsa Kesın Degersızdır

Metalin duruş şekli bile ayırımı değiştiriyor...Bu hangi cihaz olursa olsun, ister DD başlık olsun ister omega vs.. O yüzden profesyonel insan teknolojinin bu kısıtını bilen ve ayırımı en son dikkate alandır...


minelabla lorenz ayrı katogoride ayrı kullanım amacına göre hitap eden cihazlar minelab tek kişi kullanımlık ve ufak metallere duyarlı piyasada altına ufak metallere enderin en iyi cihaz olarak kabül görmüş bi cihaz ayrım olayı göreceli kavram minelablarda gpx serilerinde sadece demir red ayrımı var bu ayrımda şartlara göre her cihaz gibi hata yapa bilir bu birazda kullanıcıyla işilkili

lorenz genel amacı büyük derin metaller bulmak için ve çifkişilik kullanım gerektiren kendi sınıfında büyük metallerde özellikle bıronzda en iyi cihaz dene bilir bununda sayısal deyerlerde ekrandaki rakamlarla ayrım yapma olanağı olsada şartlara duruma beklentiye göre ayrımı tutarlı olmaya bilir

minelab gpx ve lorenz her iki cihazda kendi sınıfında kendi katogorisinde kanıtlanmış bir numara cihazlar olsada her kullanıcıya her amaca her beklentiye cevap vermeye bilir herkesimi tatmin etmeye bilir bu iki cihazıda genelde profosyonel kullanıcılar tercih eder ve kullanır iki cihazında kullanımı kolay görülsede belirli bi deneyim ve tecrübe emek ve zaman gerektire bilir siz iki cihazıda inceleyin öncelikle bu iki cihazdan biri veya başka bi cihaza ihtiyacınız olup olmadığına karar verip hangisi sizin düşünce beklentinize en yakınsa ona karar verin önce araştırın sonra beklentinizi belirleyin

özellikle minelab ve lorenz gibi kendini dünyaya kanıtlamış profofyonek cihazlar hakkında fazla yorum yapmak istemem çünkü bazı olaylar paylaşılamıyor bazı olaylar anlatılamıyor bazı olaylar ispat edilemiyor bu iki cihaz hakkında benim şahsi düşüncem sadece yorumlara bakarak deyil kullanıcı kendine göre bu cihazların kendi beklentilerine göre mi olup olmadığına karar vermeleri gerekir işin özü her konuda olduğu gibi cihaz konusundada malesef bilinçsiz tüketiciyiz eyer bilinçli tüketici olsak bukadar lorenz ve minelab satılık ilanları ortada dolaşmazdı diye düşünüyorum inşalla sizde beşbin kullanırsınız bana göre beşbin kişiye göre deyiş sede teknoloji harikası bi kullanıcıya yeterde artar bile


minelabın bildiyim kadarıyla vlf katogorisndeki cihazlar hariç pulse cihazların hepsi doğal altın bulmak için üretilmiş asıl amaç doğal altın bulmak altına hassas altına duyarlı cihazla zaten relic avcılığıda biraz sıkıntılı olsada yapabilirsin 4800 le 5000arasında normal kullanıcı için fark yok denecek kadar az bi menü ve program ince ayar farkı var zaten sanırım fiyat farkıda çok az olmalı yinede tercih meselesi 5000 daha profosyonel ve daha kullanışlı benim tercihim beşbin olurdu karar size kalmış

4800 le 5000 in üretilim ve kullanım amacı aynı ikiside doğal altın bulmak amaçlı yapılmış biri relic diyeri altın içindeyil bolşanslar

tuğlayı elde edebilmek için malum herkezin bildiği gibi yüksek ısıda pişirilerek elde edilir.Pişen toprak demirleşme yani yoğun demiroksit minerali meydana gelir tuğlanın içerisinde demir minarelleşmesi oluşur. Bu durumda lorenz marka cihazlarının bunu görmemesi delay modlarında imkansız mutlaka görür.Delay veya ground modunda Tuğla üzerinde sıfırlama yaparsan görmez. sadece ses uyarısı vermeden numara çıkar veya çıkmaz. ground modlarında sıfırlama temiz yerde yapıldı ise sonra manual olarak ground döğmeleri ile tuğlayı yok edebilirsin. Bu ayarları yaptıktan sonra tuğlaya tepkisi değişir numaralar tuğlada 30 ile 50 arasında çıkar. Fakat genellikle istikrarlı olarak 30 ile 40 arası numara çıkar. bazen çok yoğun tuğlalı arazi ve yoğun demir oksit minareli yüksek olan yerlerde 50 numaraya kadar çıkar.Kısacası almanyada alınan cihazlar ile burada alınan cihazlar farklıdır diyebilmek için benim lorenzim pulse indüksüyon fakat demire duyarlı değil o halde tuğlayıda görmez gibi anlamsız bir konuşma olur pulse sistemlerde asla demir ve demir türevli objeleri görme diyemeyiz. Minalapların pulse versiyonları demiri yok edemez sadece köreltir bu şu anlama gelir tamamen demiri yok edemiyorum. sesteki değişmelerden toprak altındaki objenin demir olup olmadığını anlamaya çalış ifadesi çıkar.Pulse sistemle çalışan cihazlar demir ve demir türevli veya demir olmayan objelere duyarlıdır başlıkları bu objeleri ayrım mesafesinde bu obje demir veya değil diyebilir bu iki genel ifade bu sistemin en çok bilinen özelliğidir.Daha fazla ayrıntıyı söylemek bazen tutar bazende tutmaya bilir bakır dersin pirinç çıkar.Bu konuda ben tesbit ettiğin objelere genel ifadem demir veya demir olmayan kelimelerini kullanırım. Bu sistem şuan ancak bu kadarını yapabiliyor bakalım gelecek bizim için nasıl teknolojiler getirecek.En son olarak cihazın elinde ise kütahya farmet Bayiliği olarak deneme yapabiliriz.Lorenz deepmax x6 ile sizin lorenzi deneyebiliriz. Bu şekilde en doğru sonuça ulaşırız sonuçta bu cihazı biz üretmedik el oğlundan aldık.Deneyerek tecrübeyi yaşamak teoriden öteye geçmeyen düşünceden ve fikirlerden üstündür.En azından bizden sonra lorenz almak isteyenler fikir sahibi olur.

BİLGİ AMAÇLI ALINTI PAYLAŞIMDIR
Alıntı ile Cevapla
  #11  
Okunmamış 06-10-2013
vatan61 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Abanoz üye
 
Üyelik tarihi: Apr 2010
Mesajlar: 1.340
Standart

Ülkelere göre dedektörlerin farklı olarak gönderildiği veya bir rivayet sözde gümrükte çiplerinde değiştirildiği vs. hikayedir. Ne program ne çip nede bir devreye ilave - eksiltme yapılamaz, bir dedektör firması dedektörlerinin en iyi performansta çalışması için ülke gözetmeden birbirine benzer yapmaya çalışır. Aynı seri hiç bir dedektör veya bir denge sistemini (balans) korumaya çalışan elektronik devreler tıpa tıp aynı olmaz, kullanılan elektronik malzemelerden kaynaklı olarak veya hava sıcaklığı en önemli faktörlerdir.
Ortalama 30 derece hava sıcaklığında çalıştırılan bir dedektör ile 0 derecede çalıştırılan aynı dedektörün ilk ortama uyum sağlaması - algılaması farklıdır, bu kısa süren bir etkidir, devredeki ısınan malzemelerin kalibrasyon edilen belli bir sıcaklığa yükselmesi gerekir ve verim artar.

Dedektörün ilk açılışındaki "kontrol ediliyor, başlık aranıyor, başlığı kaldır - indir, toprak ayarı gibi vs." gibi kısa bekletme süreleri devre malzemesinin ideal sıcaklığa ulaşması için zaman kazanmaktır.

Bu ısı veya malzeme farklılığından kaynaklı etkiyi, iyi bir kullanıcı dedektörün ilk açılmasında fark edebilir.
Bu farklılık hiç bir zaman, dahili mineral eleme sisteminin tamamen çalışmaması gibi bir durum ortaya çıkarmaz.

Değerli arkadaşlar ve hayaldaşlar,dünyanın en iyi makinasına sahip olsanız da elinizdeki bilgi sağlam değilse,aradığınız yön ve yer yanlış ise, aramanız mantık sınırlarını aşıyorsa siz bin yıl da uğraşsanız boşunadır.Kendinizi kandırmaktan hoşlanmayın ve abartılarınızdan kurtulun.Bunun için:
1)En az 2m çeken bir cihazı reklam bilgisine bakmaksızın deniyerek ve tecrubesi olan arkadaşlara sorarak elde edin.
2) Hurafe olmayıp hakında gerçek bilgisi bulunan ve mantığınıza uygun olan belgeli yer edinin.
3)İşaretçi arama yapıyorsanız işaret bilgisini abartmadan tahmin edebildiğiniz yerlerdee cihazdan istifade edin.
4) Her işaretin hazine olmadığını ,gideceğin yerlerde bişeylerin bulunamayabileceğini veya eski medeneyetin sizden evel almış olabileceğini kabul ediniz.Aksi takdirde ruh hastası olup suçu ya makinaya veya cinlere atmaya ve hazinelerce servet harcamaya davam edeceksiniz.
5)Cihaz ,bilgi ve belgenin doğru olup nokta tayını ve tesbitinde yardımcı bir unsurdur, ya da döküntü objeleri toplamada yardımcı bir öğedir.
6) Kullanacağınız cihaz dünyanını en iyisi de olsa ,noktanız ve bilginiz,belgeniz doğru değilse hiçbirşeye yaramaz hiç birşey bulamazsınız.
7)Kendinizi kandırmaktan,mantıksız hareket etmekten,yerin altını hayalen dolu görmekten ruh sağlığınız,milli servetimiz,iş ve üretim gücümüz ve aile bütünlüğümüz için lütfen vazgeçin.

BİLGİ AMAÇLI ALINTI PAYLAŞIMDIR
Alıntı ile Cevapla
  #12  
Okunmamış 06-10-2013
vatan61 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Abanoz üye
 
Üyelik tarihi: Apr 2010
Mesajlar: 1.340
Standart

Bizde pek bilinmemekle beraber özellikle amerika ve avusturalyada ciddi sayıda meteorit avcısı bulunuyor..Hatta bildiğim kadarıyla bazıları bu işi başka ülkeleri dolaşıp oralardaki meteorları avlayarak hem yol paralarını çıkarıyor, hemde geçimlerini bu işten sağlıyorlar.Meteor araştırmanın ve bulmanın çeşitli yöntemleri var bildiğim kadarıyla,ama bu konulara girmeden önce meteor ve meteorit ne demekmiş bi bakalım önce;


Meteor ve meteoritler Güneş sistemimizdeki en küçük gökcisimleridir. Bunlar aslında gezegenler arası uzayın engin boşluğunda Güneş'in çevresinde dolanan kayaç ve demir parçalarıdır. Dünya atmosferine girenler meteor ve meteorit olarak adlandırılır. Aralarındaki en önemli fark meteoritlerin meteorlardan daha büyük olmasıdır. Meteorlar Dünya atmosferine girdikten kısa bir süre sonra yanıp yok olur. Meteoritler ise daha büyük kayaç ve metal kütleleri olduklarından atmosferden geçerek yere düşer.Meteoritler gezegenler arası uzaydan Dünya atmosferine girdiklerinde tümüyle yanıp yok olmadan yeryüzüne düşen demir ve kayaç parçalarıdır. Meteorlardan daha büyük oldukları için tümüyle yanıp tükenmezler. Bunların 1 gram ile onlarca ton arasında değişen kütleleri olabilir. Meteoritler genellikle meteor yağmurları sırasında düşmez. Küçük gezegenler gibi meteoritlerin de gezegenleri oluşturan maddelerden artakalmış parçaları olduğu sanılmaktadır. Meteoritler "gökten gelen taş" olarak kavrandığından Türkçe'de "göktaşı" olarak adlandırılmıştır.

Meteoritler parlak bir ışık saçarak düşer ve yere bir ateş topu halinde çarpar. Bazı meteoritler düşerken ya da yere çarptıklarında patlar. Meteoritler aslında uzayda dolanan gökcisimleridir; bunların Dünya'ya düşmelerinin nedeni yakınından geçerken Dünya'nın kütleçekimine yakalanmalarıdır. Yeni düşmüş bir meteoritin üzerinde siyah bir kabuk görülür; buna atmosferde düşerken sürtünme etkisiyle oluşan ısı neden olur. Bazı büyük meteoritler yere düştüğünde yüzeyde büyük kraterler oluşturur; bunlara çarpma krateri denir.


Başlıca iki tür meteorit vardır:

* Taş meteoritler
* Demir meteoritler

Aerolit olarak da adlandırılan taş meteoritler bir miktar demir içermekle birlikte temel olarak kayaç yapısındadır. Siderit olarak da adlandırılan demir meteoritler ise genellikle bir miktar da nikel içerir.

Yere düştüğü görülen meteoritlerin çoğunun taş yapısında olduğu belirlenmiştir. Taş meteoritlerin büyük bölümü gökkumu denen küçük yuvarlak parçacıklar içerir. Bu parçacıklar kondrit denen ve çeşitli mineraller içeren kayaç benzeri bir maddeden oluşur; bu maddenin Güneş sistemiyle aynı zamanda oluştuğu sanılmaktadır. Bazı kondritlerde karbon bulunur; bu karbonun çoğunlukla canlılardakine benzer organik bileşikler biçiminde olduğu saptanmıştır. Bilim adamları bu meteoritleri inceleyerek uzayda hangi elementlerin bulunduğunu öğrenirler. Bazı bilim adamları meteoritlerin Dünya'ya taşıdıkları organik maddelerin canlıların ortaya çıkmasında ve gelişmesinde etkili olduğuna ayrıca bugünkü hastalıklara yol açan bazı mikropların bu yolla Dünya'ya geldiğine inanmaktadır.
Bugüne kadar bulunmuş olan en büyük meteorit 60 ton ağırlığındadır; bu meteorit Namibia'daki Grootfontein'e düşmüştür. Çok eski jeolojik çağlarda Dünya'ya düşmüş olan meteoritlerin açtığı ünlü kraterler vardır. ABD'de Arizona'nın orta kesimlerindeki Meteor Krateri'nin çapı 1 kilometrenin biraz üzerindedir ve derinliği 180 metredir. Kraterin yakınlarında çok sayıda küçük meteorit parçası bulunmuş ama büyük tek bir parçaya rastlanmamıştır. Meteoritin yere çarptığında patladığı sanılmaktadır. Öteki en büyük meteorit olan Grönland'daki Ahnighito Meteoriti'ni kâşif Robert Edwin Peary 1897'de bulmuştur. Antarktika kıtasının buzulları üzerinde de binlerce meteorit bulunmuştur.


Bulunan meteoritler üniversitelere, araştırma kuruluşlarına veya bilim müzelerine v.s satılıyor..

Üniversiteler bilimsel araştırmalar için,müzelerse sergilemek için meteorit alıyorlar...


Buradan çıkarmamız gereken ana fikir...
Bazen taşa ötüyor diye kızdığımı makinalarımız gerçekten para kazandıracak meteorite ötmüş olabilir.

Bu göktaşında gözlemlediğim dikkatimi çeken şey şuydu; göktaşı çok hızlı ve parlak bir alev topu olarak gelsede yere çarpmadan hemen önce sanki yakıtını tüketmiş gibi sönerek parçalara ayrıldı ve bu parçalar yere çok daha yavaş düştü..Tabi ozamanlar meteorit avcılığından bihaberdik..gidip göktaşlarını toplamak yerine olayı tılsım olarak yorumlayıp korkarak ordan ayrıldık


naçizane kanaatim, atmosferde yanarak ısınan göktaşı, yere yaklaştıkça hızla soğuyarak büzüşme nedeniyle çatır çatır döküldü.. çıkan sesin bir kısmı sürtünme, bir kısmı genleşen hava, bir kısmı da büzüşen taşın sesi olabilir..

yere yaklaştıkça soğuma nedeni yerin soğukluğu değil de, hızını kaybeden göktaşının sürtünmeden dolayı azalan enerjisidir diye düşünüyorum..

yani aslında göktaşları, yerçekimi nedeniyle hızlanmıyor, aslında uzayda çok daha hızlılarken dünyanın etkisine girip, yerçekimi fren etkisi yapıyor.. dünyaya yaklaştıkça da abs fren gibi frenin etkisi artıyor, yer zeminine çarpmaya yakın azami fren gücüne ulaşıyor.. göktaşının hızı, dünyanın çekim gücüne yeniliyor..
gözleminizden çıkardığım sonuç dünyanın resmen abs sistem veya daha üst model frenletici sistemi var..


arazide her hangi bi amaç için gezen bi insanın önüne göktaşı gelebilir bu bi defineciyede raslaya bilir bi dağcıyada bi kampcıyada hava civa olsun diye doğada yürüşüş yapan birinede burada merak ettiyim bizler gibi bu göktaşı olayında tecrübeli olmayanların göktaşını anlamaları için nelere dikkat etmesi gerekir bi taşın normalmi göktaşımı olduğunu nasıl anlaya biliriz bolşanslar

eskile kafana taşyağsın derlerdi demek bu sözü söyleyen göktaşından esinlenmiş

bazen hurafeciler gökten ışık indi veya göğe ışık saçıldı gibi bazı sorularında otomatikmen cevabıda göktaşı sanırım

Resimlere dikkat edilirse meteoritler çok koyu renkteler ve yüksek oranda demirden oluştuklarından diğer taşlardan belirgin şekilde ağır olacaklardır...


ormanı da yakar bu göktaşları eğer böyle düşerlerse.. demek ki bazı orman yangınlarını göktaşları çıkarıyor..

Bosna'nın kuzeyinde yaşayan adam, meteor çarpmalarının yağmur yağdığı zaman olduğunu belirtiyor

Ayrıca Dünya atmosferine hergün sayısız göktaşının girdiğini,bunların büyük bir oranının yere ulaşamadan sürtünmeden dolayı daha yere yaklaşmadan buharlaşıp yok olduklarını,yeterli büyüklükte olanların yere ulaşabildiğini hatırlatmak istiyorum...Hatta yılın belli zamanlarında meteor yağmurları olur,geceleri çok fazla dışarda kalanlar bilir bunu..Bunun sebebi dünyanın yörüngesinin belli zamanlarda meteor kuşağına yakın geçmesidir...


A.S. bulduğunuz şeyin meteorit olup olmadığını şöyle anlayabilirsiniz:
1.Demir meteoritler, mıknatıs tarafından kuvvetle çekilirler,
2.Atmosferle olan sürtünme sonmucu oluşan ısıdan dolayı meteoritlerde siyah bir kabuk oluşur.
3.Çevredeki diğer taşlardan bariz olarak farklı görünürler.

BİLGİ AMAÇLI ALINTI PAYLAŞIMDIR
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Okunmamış 06-10-2013
vatan61 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Abanoz üye
 
Üyelik tarihi: Apr 2010
Mesajlar: 1.340
Standart

Uçurtma ile yuzeydeki çivileri görmesi ilginç hocam toplu halde başlığın altına girerlerse ancak o zaman görür ama bunun çözümü kolay...sinyalin yüzeysel ve küçük olduğunu anlamak icin başlığı yan çevirip sadece kabloyu o alanda gezdirerek sinyalin yüzeyden mı yok derinmi olduğunu pratik ve hızlı sekilde kontrol edebilirsin...buyuk basliktaki rakamlara pek takılmamalı öneririm pulselerin ilk amacı ayrimdn ziyade derinlikdir...lorenzin ise ayrımına küçük başlığıyla bakman lazım

delay1 lorenzin en derin oldugu ayrdır delay 2 ise 1 e göre braz daha düşüktür derinligi...Delay 1 de kullanırken parazit yapmazsa sıkıntı yaratmazsa 1 de kullan sıkıntı yaratırsa delay 2 de kullan....

toprak Çok mineralli ise ground ayarlarını kullanman lazım ground1 genelde 35 lik dedektör baslıgı icin kullanılır..ground2 de 1x1 veya ucurtma deneyebilirsin..Ancak ground ayarını kullanman için ya cok aşırı tuglalı yada aşırı bi mineralli arazi ise ve delayda cihazı kullanmak zor oluyorsa dene..Ground delaya göre daha fazla derinlik kaybı demektir ground ayarında derinlikler düşer delayaya göre yarı yarıya desek yeridir.

4-5m dediğin derinlikler öyle bir çırpıda söylenen ve reklamlarda bol keseden atılan derinlikler ama o derinliklere dedektörlerin ulaşma şansı ne yazık ki çoğu koşulda yok..4-5m'ye kadar büyük kütlelerde etkili olacak cihazlar pulse sistem metal dedektörlerinin en az 1.5x1.5m kare bobinleri olur, onları da her ortamda gezdirmek zordur..

Hiç makina kullanmamış birisi için de pulse sistem cihazları sökmesi biraz zaman alabilir...


Vlf'lerde iyi ayırım vardır.. Ama boşluk, mahzen vs vlf dedektörlerle bulunmaz vlf emi cihazları (örnek Wadi vlf) ile ancak bulabilirsin.. Onların da fiyatları binlerce euro...
Dedektör olarak vlf sistemler belirli mesafelere kadar güzel ayırım yaparlar.


4-5m olayını önce bir unut kardeşim.. Arkeoloji ve tarih bilgini arttır... Antik dönem yaşantısını ve bankaların olmadığı dönemde paraların ne kadar derine gömülebileceğini iyice mantık yoluyla bul...
Dip not:Şu ana kadar çıkarılan grup paralar veya diğer malzemelerin %90'ı max. 1.5m'ye çıkarılmıştır...

ustam ben şahsen x1 ile 80 cm yi gördüm 10 cm lik bir metaldi hem vlf lerde hemde pulse sistemlerde derinlik metalin büyüklüğüne göre çeşitlilik gösterir

BİLGİ AMAÇLI ALINTI PAYLAŞIMDIR
Alıntı ile Cevapla
  #14  
Okunmamış 06-10-2013
vatan61 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Abanoz üye
 
Üyelik tarihi: Apr 2010
Mesajlar: 1.340
Standart

Neyi nerede araman gerektiğini öğren bence ilk etapta.. Bir yerleşim yerinde ev yataklarının en kabadayısı 2 bilemedin 2,5 mt dir... oda en kaba dayısı... Pulse sistem cihazları ronınde belirtmiş Lorenz veya stinger tarzı cihazlar 2-3 mt ye kadar materyalin büyüklüğüne göre ihtiyaca karşılık verebilir.. Ancak kullanımı vede doğru sinyal olduğu kararı kolay verilen cihazlar değildir tecrübe gerektirir.. Aynı zamandada ekip işidir.. 2 mt den sinyal sökmek çocuk oyuncağı gibi gelmesin kimseye.. Dedektörle yüzeysel çalışıcam ama materyalin büyüklüğüne göre maksimum 1 mt de bana yeter dersen fiyatı açısından Farmet x1 ideal ve çok performanslı bir cihazdır... Yok ben hem yüzeysel hemde büyük metal oldumu 1.20 - 1.40 lardan alabileyim diyosan Minelab gpx serisine bakıcaksın ama illa ben 2 mt den sonuç almalıyım diyosan pulse sistem şart vede Lorenz deepmax x3 veya x5 serisine bakıcaksın yada stinger.. Ama 4.000 tl ye ancak stinger alabilirsin ve onunlada tecrübe kazanman ve sonuç elde edebilmen için çok zaman ihtiyacın var.. Bence sen x1 le başlangıç yaparak önce cihazlarla tanış..

Bit para... Yani 0,35 gr 0,45 - 0,75 gr çok küçük paralar 1 gr ve altı gibi küçük paralar vardır..
Bit para diyoruz bunlara..antik dönemin bozuk parası

Elektron para Altın ve gümüş karışımı paralara denir.. Arkaik dönemde basılan bir paradır.. ilk Lidya lılarca basılmıştır.. Bu paralarında 0,75 1,5 3,5 4,5 8,5 14,5 gibi değişik gramajda basılmış paralar vardır... ufak gramajlı elektronlar hassas bir cihazla toplanabilir. bunun için biçok marka vo model araştırabilirsin


x1 Teklemede kullanılabilecek seri ve güzel bir cihaz ancak sadece tek parayı bulsun başka bişeyi bulamasın diye tasarlanmaz hiç bir alet.. Toplu para veya başka bir obje malzeme üzerine giderseniz elbetteki onuda görür.. Tabiki derinlik cihazın ulaşabileceği mantıklı bir ölçüde olmak şartıyla

Arkadaşlar vlf cihazlarla taş çatlasa 1 m yi görebilirsiniz oda objenin büyük olması gerek 2-3 metreye otomobili göm vlf sistemle bulamazsın bunlar geçek derin aramalar için pulse sistem şart

küçük bir hatırlatma yapayım pişmiş toprakta yani küp içindeki altını metali lorenz in bazı şartlarda görmediyi söyleniyor şuda bir gerçek en derine inebilen cihaz lorenz delta pulse pro modelleri küp içindeki metali görüyor fakat loren kadar derini göremiyor burdan çıkacak sonuç neyi nerde nekadar mesafede aradıgındır birde kullandıgın cihaz her ne olursa olsun makinaya hakim olabilmendir tam anlamıyla bunlar benim kendi görüşlerim

MİNERALLİ BİR TUĞLANIN ARKASINDAKİ PARAYIDA ALGILAYAN VE DEĞERSİZ BİR METALİN YANINDAKİ DEĞERLİ BİR MALZEMEYİDE ALGILAYABİLEN BİR DEDEKTÖR ARKADAŞLAR ARAZİDE GERÇEKTEN İŞ YAPAR SAYGILARIMLA ......


Ben ağrı bölgesindeyim denemediyim sistem kalmadı çok mineralli bir bölge burası,lorenz ve bu tür vlf cihazların bir çoğunu bu bölgede kullandım,mineralli bölge olduğu için performans alınamıyo,sadece minelabın gpve gpx modelleri ve bikaç yabancıvlf marka düzgün çalışma imkanı sağlıyo bu bölgede, bilgilerinize

aşırı mineral de cihazların stabil çalışabilmesi için bazı ayarlarını düşürmek zorunda kalıyosunuz,bu durumdada derinlik yarı yarıya belkide daha fazla düşmüş oluyo masa üzerinde yapılan testlerede çok rağbet göstermek doğru deyil,tabi bi çalışmadır emektir saygı duymak gerek,Örnek olarak bu bölgede ne varsa bu konuyla ilgili aranan saklı olan şeyler hep taşların altına koyulmuş durumda,mesela eski içlerinde bişey olabilecek mezarlar tamammıyla sal dediyimiz taşlarla kapatılmış bu taşlar olduğu gibi şırı mineral,derin diye tabir ettiyimiz bütün sistemler bu taşa sinyal veriyo,bu durumda altında olan o nesneyi nasıl algılaya bilirsiniz,yani bu demektirki gerçek arazide test yapmak gerek bu çok önemli,derin dediyimiz a marka b marka markası hangisi olursa olsun inannın çalışmıyo abtallaşıyo bu bölgede,Hoşça kalın,

Havada yapılan testler, toprak altı ile farklılık gösterebiliyor bu konuda çok haklısınız

BİLGİ AMAÇLI ALINTI PAYLAŞIMDIR
Alıntı ile Cevapla
  #15  
Okunmamış 06-10-2013
vatan61 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Abanoz üye
 
Üyelik tarihi: Apr 2010
Mesajlar: 1.340
Standart

Vlf dedektörlerde en iyi ayrım mantıgı sesli ayrımdır...Sadece demirleri ret ederek ayrım yapmak pek saglıklı degildir..X1 dende anlaşıldıgı gibi demiri tamamıyla red etmek bile derinliği belli ölçüde düşürdüğü hatta küp ve mineralli kayaların arkasından tek parayı görmekte zonlandıgı bilinmektedir..Ayrımsız modda toprak altı derinliğin daha fazla oldugu bu işi bilen herkes tarafından bilinmektedir..Ayrımsız modda mineralli kayaların ve küpün arkasından dahi bit paraları rahat görebildiğini gözlemliyebiliyorsunuz..Yalnız demiri biraz red ettiğinizde mineralli küplerin arkasındaki bit paraları görmekte çok zorlandıgın hatta derinliğin al metale göre çok düştüğü aşikardır..Bu yüzden bir vlf dedektör tüm metaller modunda çalışmalı yani tüm metallere ses vermeli yalnız demire farklı demir olmayana farklı ses vererek bizi ayrımda bilgilendirmeli..Bunun dışındaki ayrım mantıgında toprak altı derinliğimiz çok düşüyor malesef..Saygılar.

Demire ayrı iyi metale ayrı ses veren bütün vlf dedektörler iyi metali rahat yakalayabildiği mesafeden daha derinde ise iyi metalede demir sesi verir.. Aşırı mineralli tuğla altındaysa iyi metale yine kötü metal sesi verirler... Piyasada bilinen tüm vlf lerin dez avantajlı yönleridir... x1 çalıştığınız arazideki toprak şartlarına göre manual toprak ayarı yapıldığı takdirde ne mineralden nede tuğladan asla etkilenmez.. ayırım ayrı birşeydir toprak ayarı ayrı birşeydir... Düzgün bir manual ayardan sonra ayırımı ideal seviyeye alırsanız x1 büyük ve yeni demir metaline ötmez.. çok eski küflü demir metallere dört taraflı baktığınızda bozuk ve kesik ses verir iyi metali tuğla altındada olsa mineralli taş altındada olsa derinlik kaybetmeden alır.

Demiri red etme modunda degerli metallere olan hasasiyetin düştüğünü, sadece ben degil x1 kullanan bir çok kullanıcı söylüyor..Bu da normal bir durumdur..Vlflerin genel sorunudur..X1 sadece bir örnekti..Demire kırıklı ses vermeyecek şekilde iptal ettiğinizde toprak altı derinliğinde beraberinde düşecegini kabullenmek gerekir..Toprak altında eski çürümeye yüz tutmuş demir materyellerin duruşu şekli şemali ayrıma olumsuz etki yapar..Birde buna topragın mineral yapısı eklendiğinde degersiz paslı bir demiri başlıgı sadece bir tek yönden salladıgınızda degerli görebilir bu yüzden 2 taraflı yönden sallayıp kırıklı kaçak ses yakalamak gerekebilir..Bu bahsettiğim sorunu sadece ben degil VLF dedektörlerin duayeni İvconic de dile getirmiş..O da bu yüzden degerli ve degersize farklı ses veren tugla altındaki paralara degersiz demeyen bir vlf tasarımı ortaya koydu.

cihazların özellikleri ne olursa olsun arazideki performansını kullanıcı arttırır veya düşürür...


Tabiki cihazın performansı kullanıcının bilgi ve tecrübesiyle daha da artar..İyi bir kullanıcı cihazın artılarını ve eksileri tecrübesiyle bilgisyle bilir ona görede cihaza ayar çeker..En iyi cihazı bile kötü kullanıcı battal ederKısacası kullanıcı cihazla bütünleşmelidir::

BİLGİ AMAÇLI ALINTI PAYLAŞIMDIR
Alıntı ile Cevapla
  #16  
Okunmamış 06-10-2013
vatan61 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Abanoz üye
 
Üyelik tarihi: Apr 2010
Mesajlar: 1.340
Standart

pulse star pro 2 ; pı dedektörler içinde en stabil çalışanıdır...derinlik fazla olmasa da, zaten arayacağınız nesne 2 metreyi geçmez..sık sık toprak ayarı gerektirmez..ayrımda çok iyi olduğu söylenemese de, size metalleri 2 ye ayıraraktan demir ve düşük metalleri yeşil (ve ayrıca ibre solda) değerli olanlarını ise; kırmızı (ve ayrıca ibre sağda) olacak şekilde ayrım verir...ayırım 5 üzerinden 2....

stinger2 : pı dedektörler içinde en stabil çalışanıdır.. pulse star pro2 ye nazaran daha derin...metal kabul ve red özelliği var..ayrımda çok iyi denilsede büyük uğraşlar sonucu mümkün ...5 üzerinden 4...

lorenz deepmax 3: pı dedektörler içinde en kralı diye tanımlanır..sınıfının içinde en stabil olanıdır...stinger2 den derin çok daha derin olduğu söylense de test derinlikleri aynı..ayrımda sınıfının en iyisi...5 üzerinden 5...

alıntıladığın yazılar gerçekten zekice yazılmış ve çok doğru...bunun dışında çok da söylenecek birşey kalmamış.. bütçen hangisine el veriyorsa onu al... bunların 3ü de iyi kullanan ve nerede kullanacağını bileniı ihya edebilecek cihazlar...

BU pulselerin içinde en stabil ve kararlı çalışanı kesinlikle lorenzdir..Çünkü Ground balans sayesinde başlıgı indir kaldırmalarda toprak ayarı kaçmıyor..Kullanıcıyı yanıltmıyor..Diğer iki cihazdada başlıgı gezdirirken toprakla başlık arasındaki mesafeyi bozmadan gezeceksin buda şu oluyor demekki bu cihazlarda öncelikle balans sorunu var minerale hemen kaçababilr hayali sinyal verebilir..Bu yüzden kullanımı çok zahmetli cihazlardır.Ama lorenz işte bu yönüyle diğerlerinden farkını çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor..İşte ground balans dediğimiz özelliğin en güzel örnegi lorenzdir..Toprak mesafe koruma derdine son veren cihazdır..Bu yüzdende derinliği diğerlerinden toprak altında çok fazladır..Diğerleri balansı koruyamadıgında toprak altı derinlikleri çok düşüyor..Olay budur..Saygılar..

Lorenzde delay konumunda derin arama mevcut.Bu arama moduda stingerden farksız bir mod.Yani sıfırlama yöntemiyle seviyeyi koruyarak gezinme..
Lorenzin artısı denecek ground balans ayarı evet güzel ama bu ayarda benim testlerime göre derinlik çok düşüyor.

Ben lorenzi delay 1 yada 2 de kullandım.Çünkü pulseden amaç derine inmek..Başlık seviyesini korumayı beceremeyen balans ayarına hakim olamayan pulse cihaz kullanmasın..


Delay sistemde 1x1 kare uçurtma başlıkla gezilmez... Ground sistemde en verimli başlık 1,5 x 1,5 başlıktır.. Delay sistemde en derin başlık 2x2 dir

Arazide yeni gömdüğünüz olur olmaz metallerle yaptığınız testlerle Cihaz kıyaslaması yapmayın.


Gerçek arazide yaşantıda cihazın verimi ve ne yaptığı önemlidir..

Lorenz bana göre zor bi cihaz değil..İyi cihazı kullanmak daha kolaydır..

Önemli olan zor zemin şartlarına aşırı yoğun minerale göre cihazı doğru ayarlamasını bilmek zaten... Her zeminde ezbere bildiğin ayarı yapıp gezersen verim alamzsın... Makinecilik bu değildir zaten.. Lorenze 5 farklı değişik başlık takılabilir ve 6-7 değişik ayar ve arama modu vardır..

bir de bazı metallere bazı frekansta çalışan cihazlar hassas olmuyor.. öyle bir metale de denk gelmiş olabilir..

minerale sinyal vermeyen cihaz olmaz.cihazlarda mineral için gerekli ayar konmuştur fakat minerale sinyal vermemesini sağladığınızda cihazın algılama kabiliyeti haliyle olumsuz etkilenecektir.ne kadar etkileneği ise toprağın mineral seviyesine ,cihazın tasarımına ve kullanana bağlıdır.yani zaten pulse star gibi düşük hassasiyette çalışan bir cihazsa göreceli olarak çok fazla etkilenmez.ama alıcı katı daha fazla hassasiyete çalışan cihazlarda hassasiyet kaybı daha fazla olacaktır.

eğer iyi bir kullanıcıysanız elinizdeki cihaz çok iyi sayılmasa bile false sinyale kazma olasılığınız zayıftır.
yok değilseniz 5 santimdeki küp parçasına sinyal verdiğini anlamayıp 5 metre kazanlardansanız o sizin sorununuz cihazın yada bizim yapabileceğimiz bir şey yok..

İyi bir makineci olmak cihaza tam anlamıyla hakim olabilmek her şartta ve toprak koşulunda gerekli en iyi ayarı yapabilmek.. Mineral ve tuğla gibi etkenlere alınan hayali sinyalleri ayırt edebilmek...
3 gün eline cihazı alıp bir kaç test yapmayla öğrenilecek şeyler değildir

Profesyonelsen Lorenzle Mınelabla iş yaparsın.. Sırf bu cihazları iyi kullanabilmeninde yeterli olmadığı ortadadır.. öncelikle neyi nerede arayacağınıda bilecek insan

Lorenzin bir çok artısı vardır diğerlerine göre öncelikle Altın ve gümüşe diğer pulselerden daha hassas..Ayrım kalitesi altın objelerde daha belirgin..En önemli özelliği ise tepkime hızı diğerlerinin dört katıdır...Diğerlerinde tepkime hızı düşük oldugu için derindeki bazı objeleri kaçırma olasılıgın yüksektir..Oysa lorenz hız faktörü sayesinde tepkimesi diğerlerinden çok iyidir.

İllaki define bulmak için Lorenzmi alınmalı yada minelapmı alınmalı?O zaman böyle bir soru için şçyle cevap verebiliriz bu işte profesyonel sonunuçlar almak için bu iki cihaz diğerlerine göre çok avantajlıdır..Bu işi dahada kolaylaştırır..Diğerleride bir şey bulmaz diye bir şey yok..Diğerlerinin kullanımı zahmetli ve sıkıntılıdır..Zorlu toprak koşullarında hangi ayarda kullanırsanız kullanın sonuç sıfır olabilir..Ama lorenz en kötü toprak koşullarında dahi çalışır..Mesala Delta Pulsenin hiç çalışmadıgı mineralli topraklar vardır..ama aynı yerde lorenz çok iyi çalışır..Tabiki lorenzi kullababilecek donanıma sahip olmadıgınızda lorenzde kötüdürSAygılar..

kırklareli'li delta pulse ustası Selçuk abi mesela bu cihazı resmen konuşturur.. hem yapar hem kullanır hem de oynatır... ona göre en iyi makina delta'dır.... yani demem o ki, atın sahibi atını kontrol edebiliyorsa ve onunla yarış kazanıyorsa ona altından başka at da verseniz, o hep kendi atını ister... yani o, bu, şu makina "iyidir" kavramı göreceli bir kavramdır..

Evet pulse star diğerlerine göre mineralden görece daha az etkilenir.ama bu avantaj değil dezavantajdır zira derinliği diğerlerine göre daha azdır ve her yerde mineral olmaz olsada aynı seviyede olmaz...yani pulse starın iş yaptığı yerlerde diğerleri hayli hayli yapar..ama mineral olmayan ortamda pulse star diğerlerine yetişemiyecektir..bunu demek istemiştim..ve hangi cihaz olursa olsun gerçek kullanıcı iseniz hayali sinyale kazma olasılığınızın düşük olduğunu daha önceki mesajımda belirtmiştim..
son olarak sıfırlama işlemi olan her cihazda başlığı kaldırıp indirince balans kayacaktır..pulse cihazlarda sıfırlama işlemi bunun için vardır..yani indirdikten sonra tekrar sıfırlıyacaksınız...veya ilk ayarınızdan sonra başlığı kaldırarak gezdirmek zorunda kalırsanız ayarlarınızı tazeleyip seviyeyi koruyarak gezdirmeye çalışacaksınız...aksi durumda 1 karış kaldırmanız size derinlikten 1 karıştan çok daha fazlasını kaybettirebilir...
cihaz tavsiyesi konusunda ise roninin dediği gibi iyi cihaz kötü cihaz kavramı kişiden kişiye değişir..bu yüzden yazılan yorumları tarayıp süzgeçten geçirerek kendi kararını kendin vermelisin bence...

Bronzu sevmeyen cihaz varmıVlfden tutun tüm pulse cihazlar bronza karşı hassastırlar..Çünkü bronz patina tutar manyetik alan oluşturur toprak altında buda derinliğe çok büyük etkisi olur.


tüm dedektörler(BFO,VLF,PI vs.) bir bobin içerisinde değişken elektromanyetik alan oluşturmak ve ferro yada nonferro metallerin bobinin endüktansında meydana getirdiği değişimi algılama esasına göre çalışırlar..
bu değişimin tepe noktası metal cisim bobinin tam merkezinde manyetik akı çizgilerini en fazla etkilediği noktadır.bu noktadan uzaklaştıkça metalin akı çizgilerinde oluşturduğu etkide giderek azalmaktadır.zira akı çizgileri uzaklaştıkça dağılma ve zayıflama eğilimindedir..bü yüzden geniş alanlı cismi dar olana göre daha uzak mesafeden tesbit mümkündür.ama bir noktadan sonra yüzeyi ne kadar büyütürseniz büyütün cisim akı çizgisinin giderek genişleyen kavisiyle kesişmeyecektir.büyük bobin ve daha kuvvetli manyetik alan yaratarak derinliği artırmak mümkündür.dedektör teknolojisinde son aşama olan pulse cihazlarla zaten bu denenmiştir.bundada derinlik bobinin ve cismin ebatına bağlıdır yani ilke değişmez.teorik olarak bu cihazlarla BFO ve VLF dedektörlerin göremiyeceği derinlikleree inmek mümkündür.bunun için daha büyük bobin yani başlık,daha fazla güç ve daha büyük metal olmalı.

Aslında inan, çünkü insanlar ne aldıklarını bilmiyorlar... Mesela senin dediğin gibi, Fisher kötüdür demek biraz haksızlık olur.. Yılların markası fisher, çok güzel cihazları da var... oyuncak cihazları da var.. şimdi adam ucuz diye gidip ucuz modellerinden almışsa ve tek parayı 40cm'den çekmesini bekliyorsa evet bu da "kullanıcı hatasıdır" çünkü daha almadan yanlış kadar vermiştir....

Bence dedektörlerde en pahalı olan en iyisidir gibi bir düşünce doğru değildir. Herşeyden önce defineci cihazdan beklentisinin netleştirmelidir. Ne aradığını bilmelidir. Fakat uçuk kaçık beklentiler içerisinde değil de, teknik veriler dahilinde beklentilerini netleştirmelidir. Amaç derinlikse hedef zaten pulse cihazlardır

Netice olarak herkes hangi cihazın kullanımına en hızlı alışabiliyorsa, hangisine ısınabiliyorsa bence onu kullanmalıdır. Bunun içinde düşündüğü cihazı satın almadan önce bir 5-10 dakikalık test kullanımı yapması çok faydalı olacaktır. Ne aradığını bilmek, beklentiler ve cihazın kullanımıyla uyaşabilme meselesini halledebildiğimiz zaman bence konu bitecektir..

BİLGİ AMAÇLI ALINTI PAYLAŞIMDIR
Alıntı ile Cevapla
  #17  
Okunmamış 06-10-2013
vatan61 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Abanoz üye
 
Üyelik tarihi: Apr 2010
Mesajlar: 1.340
Standart

Bir kullanıcının yaşadığı yer çalışma yapacağı bölge arazi konumu ve bölgesindeki yerleşimlerin dönemi biçimi cihaz alımı konusunda okadar önemlidirki bir yere gelir verilecek olan para 2. hatta 3. planda kalır.. Önemli olan verdiğiniz para değil alacağınız verimdir çünkü ..!!


Helenistik dönemde kurulmuş Rodosluları , romalıları , bizanslıları üst üste barındırmış bir yaşantıya girdiğinizde kaç metre sonra romaya ve kaç metre sonra yunana ulaşabileceğinizi biliyormusunuz ? Bu denli yoğun Tuğla ve kiremit yıkıntısı içerisinden yanık topraktan derindeki nokta sinyali kararlılıkla ve istikrarlı şekilde söküp alabilmek nasıl bir tecrübe ustalık ve cihaz gerektirir fikriniz varmı ? Bu sorularım Lorenze ve mınelaba pahalı diyen arkadaşlaradır...

fisher den bahsediyoruz.. sevgili strabon un bahsettiği bölge Muğla ve muğla gibi bir bölgede fisher in hangi modeli olursa olsun oyuncak derler elbetteki.. 10-20 cm deki veya 30-40 cm deki paralar durdukça çoğalmıyo bu memlekette 40-45 senedir makine sallanıyo biraz olaya uyanmak gerekir artık.. 20-30 cm çeken cihazların devri biteli hani oldu

Lorenzi eline alıp dağın tepesine klasik yunana arkaik yaşantıya çıkıp bişey bulamayanlar dağdaki fakir köy yerleşimlerine bizans yerleşimlerine girip arama yapanlar yada her söğüt ağacının her kuyunun yakınında bir teneke altın var sananlar yada bi yere çukur açıp bişey gömüp onun üzerinde durmadan denemeler yapanlar lorenzi duvara asıp bu işten çay dahi içemeden satılığa çıkardılar..

Mınelab la koskoca metropol şehre girenler 3-4 medeniyetin ve dönemin üst üste yaşadığı geniş yerleşimlerde ve özellikle sürülen işlenen arazilerde kurşun dandik bakır çer çöp toplamaktan elleri nasır tuttu...

Elindeki silahı nereye sıkacağını bilmeyene pahalı gelir

İlla derin arama pulse sevdası nedir ? Dedektör tecrübeniz ne seviyede bunuda bilmiyorum... İyi bir dedektör alıp bütçenizi biraz düzeltip hemde tecrübenizi arttırıp iyi bir pulse alarak yola devam etme fikri nasıl olur ??


Cunku lorenzcilerin en çok kullandiklari 1.5x1.5m basliklarla daha verimli.

1,5 x 1,5 tercih ederiz... Ancak sadece Uçurtma için geçerlidir bu başlık... Boru başlık kullanılacaksa ideali ve en derini 2x2 boru başlıktır... Ve yine arama modu DELAY 1 dir...


Arkadaş bu toprağın altında aranan şey kazan kazan para veya teneke teneke altın değil... Zaten bunları arayanlar daha bir delikli kuruş bulamadılar....

Bir çömlekten çıkacak olan örnek veriyorum... 200 adet para nekadar bir kaba sığar Fikri yok demekki bazılarının... Ben bir örnek vereyimde kabı siz düşünün.. Avucunu doldurur.... !!

500 - 1000 para dediğin zaman bile çıkan çömlek ufak demlikten büyük değil..


Lorenz deki DELAY ve GROUND nedir açıklamasını yapmak istedim. Genel pulse dedektörlerin hepsinde Delay ayarı vardır ve olmalıdır. Eğer dedektör, kullanılacak arama başlığını dedektöre takıldığında otomatik algılayabiliyorsa yani böyle bir devre ekli ise Delay ayarını kendisi yapar kullanıcı bunun farkında olmaz ve Delay diye bir ayar menü de yoktur, böyle bir devre eklenmemiş ise Delay ayarını kullanıcı manual yapması gerekir. Arama başlığının otomatik algılaması veya algılanmaması çok önemli bir ayrıntı değildir. Kolaylıktan ibarettir.

Delay nedir ne işe yarar?
Elektronik devre üzerinde sürekli takip edilen metal algılama hassasiyetinin en yüksek olduğu bir sinyal noktası vardır (genelde Altın gibi metallerin en iyi algılandığı nokta ayarıdır), dedektörler bu sinyal noktasındaki değerin değişimine göre metal algılanıp algılanmadığına karar verirlerve pulse dedektör için çeşitli arama başlıkları üretilir, 32-35-45cm 1x1m vb. gibi. Her arama başlığı içinde bu en hassas metal algılama noktasının sinyal üzerindeki yeri kayma yapar. Mesela 32cm başlık için bu hassas nokta en baştadır 35cm başlık için bu nokta biraz daha ileri kayar, biz Delay denen ayarı değiştirerek sinyal üzerindeki bu en hassas noktayı bulmaya çalışırız, Bu sinyal üzerindeki hassas nokta Delta gibi analog cihazlarda kullanıcının uğraşısı sonucunda bir anahtarın sağ veya sola çevrilmesi ile kolayca bulunabilir. Lorenz gibi teknolojik dedektörlerde ise üretici bu noktaları tespit etmiştir ve bir adres ve bir isim vermiştir. DElay0-Delay1 gibi isimler, Kullanıcıya derki kılavuzda 32cm başlık kullanacaksan Delay ayarı Delay0 da veya Delay 1 de olmalı diye belirtir. Kullanıcı Delay 0 a anahtarı çevirdiğinde cihaz bunu anlar ve Delay 0 a göre en hassas nokta olan daha önce bilinen adresteki noktaya giderek sinyali takip eder.
Küçük başlıklarda bu sinyal üzerindeki hassas nokta çok kayma yapmaz ama daha büyük 1x1-2x2m başlık taktığınıda bu Delay ayarı çok daha uzaklara uçup gider, eğer kullanıcı hala Delay ayarını küçük başlığa göre veya tavsiye edilene göre yapmazsa metal hiç algılanmaz veya metal türlerinde kayıplar olur.

Mesela 1mx1m başlık taktınız kılavuzda yazıyor ki delay i Delay 2 ye ayarlayın siz Delay 3 yaparsanız tavsiye edilen en hassas noktadan uzaklaşmış olursunuz ve özellikle Altın gibi değeli metali en iyi algılandığı noktayı geçmiş olursunuz, DERİNLİK kaybı oluşur, Dedektörün altını algılaması ya çok düşer yada hiç algılanmaz. Paslanmış konserve tenekesini - cola kutusunu - jelatini - aluminyum folyo yu de algılamada zorlanacaktır daha çok bakır - bronz gibi metallerin algılanması değişmeyecektir. Prinç gibi metaller her pulse dedektörü için algılanması altına göre zordur. Bu metal üzerine gönderilen elektromanyetik sinyali ne kolayca emer nede kolayca zıt kutuplaşma oluşturur. yani algılaması zordur. Metal gömü üzerinden bir zaman geçtiğinde algılanması çok yükselir o başka konu.
Delay ayarının uygun yapılmaması bazı metaller için algılama kayıpları oluşturur bu kesindir yukarıda sözünü ettiğim gibi.
Karışık bir anlatımla Delay ayarı budur.

Ground nedir nasıl kullanılır ?
Genel olarak toprak ayarı - balans ayarı vs değişik isimler ile adlandırılmıştır. Aslında GROUND ayarı değiştikçe dedektörün algılama hassasiyeti , hassasiyet ayarından farklı olarak Ground ayarı ile de düşer veya yükselir.
Tam olarak hassasiyeti 1 e bir 1 hükmederek düşürmese de Ground anahtarının çevrilmesi ile algılanan metal sinyalinin tam tersi ile üst üste bindirerek sinyaldeki dalgalanmayı veya normal sinyali yok ettirir. Bu sinyali yok ettirme düzeyi sizin Ground ayarını ne kadar açtığınıza bağlıdır. Ground ayarı tam açtığınızda neredeyse alınan metal sinyali, bu sinyalin aynısı fakat tersi ile üst üste bindirildiğinden işlem sonucu 0 olmasa bile metal algılamada çok büyük düşüşler yaşanabilir. Bunlar tamamen marka dedektörlerin üreticisinin tam ayar veya düşük ayarda sinyalin ne kadarını yok etmeye ayarlaması ile sabitlenmiştir.

Mesela toprakta mineral var ve başlığı yere bırakınca dedektör sinyal veriyor ve ekranda bar olarak 3 kademe yükseldi, Ground ayarını biraz yükseltirseniz algılanan 3 kademelik sinyalin tersini vererek yok edersiniz ama bir başka tarafa doğru giderek çok küçük değerli bir metali bu 3 kademe bar kaybı ile hiç algılamayacaktır. Veya daha derindeki zayıf sinyali size bildirmeyecektir. Mineralli taşlar Ground ayarı ile yok edilebilir ama sinyal seviyeleri yüksetir daha fazla ground u yükseltmek gerekir. metal algılama kaybı - derinlik kaybı - ayırım kaybı olacağı kesindir.
Peki hiç Ground ayarı kullanılmaz mı ? kullanmasak daha iyi mi olur

Ground ayarı ihtiyaçtan doğmuştur ustaların dediği gibi bulunduğunuz zemine göre hafif açarak ufak tefek parazitler engellenir, Yüksek gerilimin sinyali bozması Ground ayarının biraz değiştirilmesiyle azaltılabilir. Yani farklı dedektörlere göre bu ayarın hangi seviyede metalin algılanmasındaki kaybı denenerek öğrenilir ona göre gerçek alanda kullanırken ayar edilir ve bir kademe açsam çok fazla algılama kaybı yaşanmaz ama parazitleri yok ederim diye düşünmek gerekir.


Dijital olan dedektörlerde Ground ayarı bir devre şeklinde değildir ve yazılımlar ayarlanmaya çalışılır ve sık sık hata yapar ama bir devreye bağlı bir Ground ayarı varsa dedektör sizi çok üzmez aklımızın alamıyacağı hızla bu
ayarı uygular. Bu dedektörler sevilir Lorenz - Delta gibi tabi ayarların ne işe yaradığını öğrenen biri için. Bu ayarları hiç kullanmayı bilmezseniz bu dedektörleri kullanamazsınız , kullanırsınız ayarsız olur öter - parazit yapar - algılar - algılamaz, ne yazık ki çoğu kullanıcılarımız bu ayarlardan bir haber. tabi satıcınında bu ayarları bilerek önemle belirtmesi gerekir.
Herhangi bir Pulse dedektörü kullanmak uzmanlık dalı gerektirmez, Lorenz uzmanıyım diyenler yanında bildiğim Delta kullanıcıları çok daha zor işi başarıyorlar çünkü bu ayarların hepsi kullanıcıya bırakılmış durumda ve bu ayarları yapıyorlar.

Lorenz ismi çok duyulan fakat bir o kadar da pahallı olduğundan kullanıcıların görmediği bile fakat efsane olarak anlatılan bir dedektör, Algılama mesafesi 50tl ye alınabilen pulse dedektörden fazla değil emin olun.
Lorenz alan kişi zaten fiyatının yüksek olması Alman malı olması ekipmanının kaliteli olması gibi faktörlerden öve öve bitirememekte. Eğer Lorenz kullanmak büyük bir beceri ise tanıdığım 5 kişi var 15 yıldır Lorenz kullanan.

Kzikos un altın algılama seviyesinin düşük olması yine bu dedektöre yapılan arama bobini ayarının hatalı olmasından kaynaklanıyor, bu sayede altın sinyali değişimi en düşük seviyede. Bobin telinin daha incesinin kullanılması veya bir kaç tur fazla sarılmasıyla algılama artacaktır.

Yukarıda ki yazdıklarımdan kim ne kadar anlar ne kadar faydalanır bilemiyorum ama dedektör kullanımı tecrübeden ibarettir.

arkadaşlar herkesin kullandığımakina daha doğrusu makinayı çözen için kral makina kendinin kullanmasını öğrenmiş olan makina en kral makinadır

BİLGİ AMAÇLI ALINTI PAYLAŞIMDIR
Alıntı ile Cevapla
  #18  
Okunmamış 06-10-2013
vatan61 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Abanoz üye
 
Üyelik tarihi: Apr 2010
Mesajlar: 1.340
Standart

Genelindebu tür oymalarda mezar,oymann bulundugu kaya blogu içersine oyulan oda içersindedir.

Anadolunun bir cok bölgesindede bunlar karsımıza cıkmaktadır.Ancak unutmamak gerekir ki anadoluda aynı anda bir cok kavim yasamıstır.Bunların herbirinin gelenekleri farlılık gösterebildigi gibi kendi içlerindede dönemler degiştikce degişikliklerde olmustur.Bu nedenle giris yönlerinde herzaman benzerlik olmaz.Su varki hemen yakınlarında acılmıs olan varsa benzerlik göstermesi büyük ihtimaldir.Ancak farklı dönemlerde yapılmıslarsa benzemeyebişlirlerde.

Burda sizin işaret ettiğiniz alandakioymaya gelirsek öncelikle cevresiini incelemek gerekir.Bu alana yakın yerlerde gelişmiş bir yerlesim olmalıki bu tür bir kaya içersine mezar yaptırabilecek bir sahsiyet olsun.Cünki o dönemde taş işciligi öyle basit bir is degildi ve ucuz a yapılacagınıda sanmıyorum.Bu nedenledirki böyle bir oyma ve ona bağlı bir kaya içine yapılms mezar için cevrede iyi bir yerlesim varmı arastırmak lazım diye düsüünüyorum.Egerki varsa ozaman bu ana kütlenin içinde mezar oldugu hemen hemen kesişnlesmiş olur

BİLGİ AMAÇLI ALINTI PAYLAŞIMDIR
Alıntı ile Cevapla
  #19  
Okunmamış 06-10-2013
vatan61 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Abanoz üye
 
Üyelik tarihi: Apr 2010
Mesajlar: 1.340
Standart

Jandarma kanunlar, özellikle yenilenen kanunlar konusunda çok bilgisiz maalesef. Onlara göre dedektör yasaktır ve el konulması gerekir.Dedektör bulundurmanın veya satmanın yasalarla sınırlandırılmış kanunlar çerçevesinde serbest olduğunu maalesef bilmezler. Bu işlerle uğraşanların iyi bir avukat tanıdıklarının olması şart...

Dedektör satmak ve almak yasak değildir.. Maden ve metal dedektörleri normal şartlarda zaten define aransın diye üretilen cihazlar değildir... Ancak definecilikte kullanılır % 90..

İzinsiz arama yapmak ve kazı yapmak yasaktır.. Cihaza el koyulur.. İzinsiz arama ve kazı yapıyorsanız illaki Yakalanmayacaksınız.. Sadece dedektör sahibi olmak zaten işin başlangıcı.. Dedektörünüzle nerede ve nasıl çalışacağınız tamamen tecrübe işidir...

Bu ülkede dedektör alımı satımı taşıması amacına uygun kullanılması YASAK DEYİL.uygun arazide dedektörü denemek test etmek araştırma yapmak yasak deyil. Yasalara aykırı çalışma yapmak suçtur.Her şeyden önce dedektör almak satmak taşımak kullanmak ayrı Her hangi bir yerde kaçak kazı yapmak yanında dedektör bulundurmak ayrı br olaydır.

Define araştırmasıyla define için kazma kürek kazı yapmak farklı konular.Şimdi düşünün birinci dercede sit alani tarihi kültür varlıklarının bulundugu bir alan efes bergama şar alacahüyük misalleri sahaya dedektörle gir define arıyom araştırma yapıyom dersen elbette yasal deyildir ,Öncelikle neyi nerede arıyacagını neyi nerede kullanacagını bilmek gerekir.Unutmaki sit alanı ilan edilmiş sahada yasalar define arama ruhsatına bile müsade etmiyor.

1. derece ARKEOLOJİK sit alanı öyle sadece efes bergama alacahöyük gibi yerler olmuyor... Adı duyulmamış metropolleşmemiş bir çok 1. derece sit alanı var.... Üstelik 1. veya 2. derece olmasıda çok fazla bağlayıcı değil... Arkeolojik sit alanı olan her arazide dedektörle arama yapmak yasaktır... Yakalanırsan makineni ALIRLAR... Arama yaptığınız arazide antik döneme ait çok dandikten çok sıradan mezar ve mezar yapılarının bulunması bile oranın Arkeolojik Sit alanı olduğuna işarettir...

Ülkemizde zaten sit alanı olmayan arazide çok az... Ordada zaten dedektör sahibi adam ne arıyacak ????

Yolda giderken aracınızda bulunan dedektörünüzü faturası olmasına rağmen saf gibi gidip adamlara teslim etmeyin yeter.. Arazide yakalandınmı makinen gider... YAKALANMIYACAKSIN...

Yolda giderken de... Gecenin 3 ünde 4 ünde bagajda çapa kürek makine üst baş çamur kirli arabanın içinde 4-5 adam mimli ve sit alanı civarlarında şüpheli araç diye durdurulup aranırsanız... Valla ozamanda cihazı alırlar

Sit alanı olmasada izinsiz arama yapmak yasaktır.... kanunlar bence gayet yerinde yasak olduğu halde elini sallasan defineciye çarpıyo.. serbest olsa... Eyvah ki ne eyvah.. Kuralına göre hareket ettinmi gerisini.....


ege bölgesi özellikle sahil kısmı Burada 10 km arayla antik kent var... Vali derki gece uygulama yaptın arabada makine çapa kürek var al makineyi adamlarıda al sorgula ifade al....

Başka yerde uygulamaya girersin makineyi görür bu ne der

Sit sınırı diye bişey yok... Sit alanı sit ilan edilen bölge dahilidir... Senin aracınla geçtiğin yolda sit alanı olması antik kent olması seni bağlamaz... Elbetteki arabanda taşıyabilirsin...

Diyoruzki bagajda hem makine hem çapa birlikte taşımayın... Yolda gidiyorsun genel aramaya girdin.. Aç dediler bagajı açtın sadece çantasının içinde sökülü vaziyette cihazın var başka bişey yok üstün başın temiz ne diyecekler sana ? Ozaman zaten kimse almaya kalkmaz almaya kalkarlarsa diklenirsinde...
Zaten kendinden eminsindir... Çalışma yapmadın kullanmadın bagajında duruyodu..

Ama bi yerde çalıştın gece 2-3 kişi dönüyorsun ayyakkabılar çamur bagajda makine çapa.. gecenin bi saati
Yok tarla suladık makinede tesadüf arabadaydı hatta çapaylada zeytin kökü çapaladım dersin artık YERSE...

BİLGİ AMAÇLI ALINTI PAYLAŞIMDIR
Alıntı ile Cevapla
  #20  
Okunmamış 06-10-2013
vatan61 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Abanoz üye
 
Üyelik tarihi: Apr 2010
Mesajlar: 1.340
Standart

öle bır yere gelıyorsunuzkı mıneralden cıhazınız ötmez ama uyuma moduna gırer böle yer gördum ben ızmırde 200 makınacı gırdı cıktı ama en sonunda gpx orada kendını gösterdıgını bılıyorum aklımızın her kestıgı yerde bazen derıne sınyal gıtmeye bılıyor bız kendı aramızda buna uyuma derız

Hiç bir şey kolay değildir... Öncelikle eline aldığın bir tuğla veya kiremit kırığına bakıp o kiremitin veya tuğlanın hangi döneme ait olduğunu bilebilmen gerek... Yaşantıyı iyi analiz edebilmen ve dönemleri iyi bilmen gerek !! Hangi dönemlerde hangi yerleşimlerde ve hangi medeniyetlerde savaş oldu araştırma yaptığın yer savaş veya deprem gördümü görmedimi.. Bunları bilmen gerek

mezarla, Nekropol ile asla işi olmaz.. neden olmaz?? Dedektörlerin buralarda işe yaramayacağını bildiği için... Bu yüzden de dedektörle asla bir nekropol alanına girmez...O yüzden profesyonel bir dedektörcünün işaretle işi olmaz.... Onun işareti arkeoloji ve cihaz bilgisidir... Sırf işaret ile bu işi devam ettirmek isteyenler ise er yada geç teknolojisiz bu işin samanlıkta iğne aramaktan farksız olduğunun farkına varacaklardır... Tabi teknolojinin de nerede kullanım alanı bulduğunu da yine profesyonel olan bilecektir

benim bunca senelik hobimde gördüğüm şey şu..: İşaret ve çubuk peşinde koşanların %99'u servetlerini tükettiler ve 1 arpa boyu bile yol alamadılar.. Ama en basit dedektör kullanan kişiler bile günlük yevmiyelerini hatta doğru yerde nasipleri ile beraber gruplar da çıkarılmış oldu...

Sadece işaret ile yol almak isteyenlerin Allah yolunu açık etsin ama işlerinin, teknolojiden yararlananlardan daha zor olduğu tartışılmaz bir gerçek...Bir de dikkat ediyorum çubukla gerçekten boşluk bulup açılıyor ama hep boş çıkıyor... Dolayısı ile sadece işaret ve çubukla yol alanlar birşeyler tespit ettiklerinde bile boş çıkma olasılığı çok yüksek oluyor.. Oysa ki dedektörün en basitinin bile sinyal verdiği yerden mutlaka metalik birşeyler en azından çıkıyor...
Benim en son düşüncem ise, işaret dediğimiz, pictogram ya da geneli mezarları simgeleyen işaretler haricindeki farklı işaretleri, sadece gömen kişi çözebileceği için mutlaka bu tip farklı bir işaretin olduğu yerin etrafı dedektörler ile taranmalıdır... Diğer sunu oymaları, haçlar, mihraplar, oyuklar vs ise uzun süredir mezarı simgelediği bilindiği için, bununla ilgili yazacak çok fazla şey yok.... Dolu çıkar boş çıkar bu da tamamen şans...

ilk olarakyaşantının nekropol mü yoksa bir roma bizans dönemine ait bir yapımı onun tesbiti gerekmektedir.
anladıgım kadarıyla bu tümsek alanın etrafında işlenmemis taslar bulunmakta ve cepecwevre dolanmakta kanımca.Bazıları yerlerinden yuvarlanmisgitmis olabilirler.Ama dikkatli bir gözle bu tasları bir daire olusturuyormu bir bakmak gerekir.Zira bazı yığmalarda üste atılan topragın akıp gitmemesi için etrafi tas veya kaya kütleleriyle cevrilidir.Zamanla topragın erozyona ugraması ile meydana cıkarlar.Yok taslar düzgün bir sıra ile devam etmiyorsa bunun baska acıklaması olabişlir.Burada yer alan bir binanın duvarlarından yuvarlanmıs olabilirler.Yakınında baska bina belirtileri yoksa o dönemin bir yazlik evi yada villası olabilir.Öncelikle hedefiniz nedir bunu tesbit edip bulunan isaret veya izlerin hedefinize uygunmu oldugunu anlamanız gerekir.Eger bina ise bu tür binalar ya deprem yada yagma yangın sonucu sona ererler.O dönemde bankaolmadıgı içinde evlerde androkon yani erkeklerlerodasında zemin altında gömülü olurlar küpeçler.Megaron planlı evlerde ilk giriste bir salon bulunur busalona kapıdan girildiginde solda androkon odasının kapısı bulunur yine sol tarafta ise günaikon odası(kadınlar odası)bulunur.
Evet arkadasım öncelikle yukarda arkadasların belirttiği gibi arkeoloji bilgisini bilmekmen bi zarar gelmez bilakis faydasını görmek cok olasıdır.Eger buna birde teknolojiyi eklersek sansimiz dahada yükselmektedir.Benim tesbitlerime göre kücük bes on haneli bizans roma yapılarında küpec bulma ihtimali herzaman daha yüksektir

Eger kare veya dikdörtgen meydana getiriyorsa bir yerlesim e ait binanın kalıntılarıdır.Eğerki yuvarlak bir plan gösteriyor ise o zaman bir yığma içinyapılmıs ve topragın akmasını engellemek amacı güdülmüstür.

Çubuk metal BULMAZ kazıp gömdüğünde o topraktaki değişime aykırılığa gider çubuk... Çubuk minerale gider suya gider boşluğa gider çatlağa gider farklı ve toprağa aykırı oluşuma gider çiçek böcük her şeye gider..

defineci ARKELOJİyi begenmez çünkü hiç bir arkolog arkeloji konusunda ben bu işi biliyorum bu işde ustayım uzmanım forofesyonelim diye bir iddiada bulunmaz geçmiş tarihin yaşayan medeniyetlerinin sayısını bilmek mümkünmü onların birde sosyal ekonomik kültürel yaşamları buna eklenen inaçları yaşamlarında yönlendirmeleri yaşam yerlerini terk sebepleri bunların tamamını bilip ögrenmeden yok usta uzman profesyonel saçmalıkları bunca gerçekler ortadayken avcılar gibi üflemek defineci ustasıyım diye kül savurmak

BİLGİ AMAÇLI ALINTI PAYLAŞIMDIR
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
eski, faydalı, paylaşımlar, seçme

« HERKES BAKSIN | - »
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Seçme fıkralar serhadlı Farklı Konular 9 06-12-2011 12:15
Eski yapı poyraz Define İşaretleri Çözümleri 20 19-02-2011 01:08
Eski eserler Akcakaya Sanat Tarihi 54 07-01-2011 03:48

Farmet Teknoloji Sistem Bilgisi Site Bilgileri (Alexa)
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 RC 2
www.farmet.net - Tüm Hakları Saklıdır.
kiralık dedektor | Farmet

İçerik sağlayacı paylaşım sitelerinden biri olan Farmet Forumları 5651 Sayılı Kanun’un 8. Maddesine ve T.C.K’nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Farmet hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler [email protected] adresi ile iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde Farmet yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve Avukatlarımız size dönüş yapacaktır.
!-- Yandex.Metrika counter -->