Yükleniyor...
Farmet Teknoloji, Phanes, coskun, Ercan_Usta, sezgin64, caponali

Go Back   Farmet Forumları > Profesyonel Defineci Bölümü > Hurafeler ve Gerçekler

Hurafeler ve Gerçekler Bu bölümde uzmanlarımız ve katılımcılar, cin, büyü, hoca, tılsım ve define ilişkisi üzerine bilgi alışverişinde bulunabilirler

Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Okunmamış 05-03-2010
Farmet Teknoloji - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Site Sahibi / Tel: 0232 339 85 74
 
Üyelik tarihi: Jan 2010
Bulunduğu yer: Izmir - Turkiye
Mesajlar: 4.858
Farmet Teknoloji - MSN üzeri Mesaj gönder Farmet Teknoloji - YAHOO üzeri Mesaj gönder Farmet Teknoloji isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Exclamation İbn-i Haldun ve Definecilik Kavramı:

Sayın Strabonun önerdiği kitaplara ek olarak 15.yy'da yaşamış olan İbn-i Haldunun yazdığı Mukaddime'yi de katılımcılarımızın okumalarında yarar vardır. İbn-i Haldun bu kitabının bazı bölümlerinde o dönemdeki definecilikten bahsetmektedir. O dönem ile bu dönem arasında, bu işi günümüzde profesyonel yapanları çıkarırsak aslında pek fark olmadığını Mukaddime'deki tanımlamalardan görebiliriz. Özet olarak Mukaddime'deki define ile ilişkili olan kısımları buraya ekliyoruz:
__________________
Farmet Forum; Farmet Teknolojinin Resmi Forumudur. Ticari kaygıdan ziyade, müşterilerine makinaları ile ilgili doğru bilgi ve paylaşımlar için açılmıştır.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Okunmamış 05-03-2010
Farmet Teknoloji - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Site Sahibi / Tel: 0232 339 85 74
 
Üyelik tarihi: Jan 2010
Bulunduğu yer: Izmir - Turkiye
Mesajlar: 4.858
Farmet Teknoloji - MSN üzeri Mesaj gönder Farmet Teknoloji - YAHOO üzeri Mesaj gönder Farmet Teknoloji isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Standart

İbn Haldun, 1332-1406 (Hicrî 732 / 808) yılları arasında yaşamış bir İslam bilginidir. Aslen Tunusludur, hicri 784 yılında Kahire'ye yerleşir.Türkçe'de bilinen en ünlü eseri Mukaddime'dir, bu eserinin bir bölümünden defineciliği anlatmaktadır

Günümüz defineciliği ile karşılaştırın o günden bu günümüze kadar ne kadar ileri gitmiş hep birlikte görelim,

İbn Haldun 1400'lü yıllarından definecinin portresini şöyle açıklamaktadır;

Şehirlerde oturan, akılları zayıf olan kimseler yerde gömülü olan defineleri aramaya düşkündürler. Define arama işini sadece kazanç temin etmek için yapmaktadırlar. Bunlar eski kavimlerin bütün servetlerinin yeraltında gömülü olup bütün bu servetlerin tılsımlı ve sihirli mühürlerle mühürlenmiş olduğuna ancak bu tılsımların ilmine vakıf olanların, tılsımların çözülmesine hizmet eden buhur ve kurbanlar getirenlerin,tılsımları çözen dualar ve bu duaları bilenlerin tılsımı yada sihirli mühürleri çözeceklerine inanırlardı. (1400' lü yıllarda tılsım anlayışı ile günümüzdeki modern tılsım anlayışı hep aynı değişmemiş)

Afrika şehirleri, İslamiyet'te önce yaşamış Frankların ve diğer Afrika'da hüküm sürmüş kavimlere ait define gibi hazineleri tılsım yada sihirli mühürlerle gömüldüğünü, mutlaka tılsım ve sihirli mühürlerin çözecek olanların bu defineleri yer altında çıkarabileceklerine inanırlardı.

Doğu ahalisi de Kipti ve yunan kavimlerinin ve Romalıların tılsımlayarak servetlerini yerin altına sakladıklarına inanırlardı, buna dair ağızdan ağza hurafe şeklinde hikaye ve aslı olmayan sözler nakledilir.Tılsım ilmini bilmeyenlerin definelerin bulunduğu yerde kazı yaptıkları zaman bir şey bulamadıkları veyahut haşerelerle dolu bir halde buldukları veyahut mücevherlere rast geldikleri halde tılsımları çözme ilmini bilmedikleri için bekçilerin yalın kılıçları ile defineyi muhafaza ettiklerini gördükleri gibi korku dolu hallerle karşılaştıklarını anlatırlar. ( Günümüz defineci haline benzemiyor mu? )

Batı Afrikada tabi yollarla kazanç elde etmeye çalışan aciz bazı Berber taifesi de servet ve derece sahiplerine Arap yazısından başka bir yazı ile yazılan ve etrafı haşiyelerle çevrilmiş olan veyahut yabancı dillerden çevrildiği idda edilen yazılar olduğunu, bu tür yazıların tılsımları çözen,sırları ve definenin yerini bildiren ve bu yazıların defineyi gömen kavimlere ait olduğunu söylerlerdi, berberler bu yolla kazanç temin ederlerdi.

Akılları kıt olanlardan bazıları, işçi kuvveleri toplayarak,rakiplerden ve hükümet memurlarının gözlerine ilişmeden sakınarak gecelerin karanlığı altında kazılara başlar,kazılar esnasında bir şeyler bulamadıklarından,bunun sebebini definelerin tılsımlı ve sihirli mühürleri kırmak için bilgi sahibi olmadıklarına yorumlarlardı. umut ve tamahların arkasını büsbütün kesmemek için kendi kendilerini aldatırlar.Bunları bu yola sevk eden sebeplerin başında tabii kazanç vasıtaları olan ticaret,çiftçilik sanat yoluyla geçinmekten aciz olmalarıdır. ( Bu Tarif bizlere benzemiyor mu?)

Mısır ahalisinde bazıları, şehirlerine gelen yabancıları gördüklerinde, defineye düşkün oldukları için bu yabancılar dan yardım isterlerdi, Defineciler büyük servetlerin Nil nehri altında olduğuna inanırlar,düzmece defter ve uydurma yazılarını ve yalanlarını örtmek için Nilin akıntılı suyunun defineleri bulmaya engel olduğunu,Nil nehrinin yatağını değiştirmeyi planlarlardı,Sihiri İlminin mısırda atalarından gelmesi, sihirli eserler bulunan toprakları gözlerinin önünde bulunması definecilerin tılsımlı defineler aramalarına sebep olmaktadır. Fravun ve sihirbazların kıssası eski Mısırlıların sihir ilmindeki uzmanlıklarına tanıklık etmektedir. Sihirin güzü ile Nil nehrinin sularını yer altına geçirmesinde kadar kalkışmışlardır. ( Günümüz medyumları, cincileri, muskacıları,tılsımcıları gibi...)

Define arakasında koşanlar tarafından uydurulan bir hurafe bir yalandan ibarettir. Bunların bunların define araştırmak hususunda acayip hileleri ve terimleri vardır. Bunlar yalancılıkla o dereceye varırları ki , define bulunması zan ve tahmin edilen meşhur yerler ve binaların yanına gelerek bir müddet orda kalırlar, çukurlar kazarak yalan işaretler koyarlar. Bundan sonra akılları kıt olan kimselere, uydurdukları bu işaretleri gösteririler ve kazmaya tevsik ederler , o binada sayısız define ve değerli eşyaların olduğunu söylerler.tılsımları çözmek için lüzumlu olduğunu söyleyerek, ve gerekli olan kök ve buhurları almak için para isterler. Kazılacak o yerlerde yalancıların koydukları işaretler görülünce sevinirler. Hissetmeyecekleri bir halde aldatılmış olduklarını hissedemezler. Define bulacaklarını idda edenlerin kendi aralarında kullanmakta oldukları terimler vardır. Bunlar uyduruk terimlerdir, buhurlar ile buhurlamak ve kurban olarak hayvan boğazlamak gibi çeşitli hileleri konuşurken kullanırlar ve paralarından faydalanarak kimselerden bu hileleri gizlemek istemezler. Gerçekte is bu husus bilgiler verilmemmiş ve rivayet yoluyla da haberler nakledilmemiştir. Hepsi bu uydurma şeylerdir.

Bil ki, defineler bulunuyorsa da , nadir bir tesadüftür. Bilgi kast ile bulunulmaz. Hem ve servetlerini gömmek bir ihtiyaç bir zaruret olmamıştır ki. İnsanlar mallarına toprağa gömerek tılsımlamış olsunlar . bu eski çağlarda bir mecburiyet olmadığı gibi bir ihtiyaçta değildir. Hadiste alınan ve İslam hukukçuların tarafından “ beşte bir “ devlet hazinesine ait olduğu belirtilen define ve hazinlerden maksat, cahiliye çağında gömülmüş olan servetler olup , yukarıda anlattığım gibi bilgi ve maksat ile değil , tamamen tesadüf ile bulunmuştur. Üstelik servetini toprak altına gömen insanlar sihirleyerek ve tılsımlayarak ve daha sonra gelen nesillerine aktarırlar. Levha ve sayfalar kolaylık gösterme amacıyla bırakılabilir. Bunun define ve hazine saklama amacına aykırı olduğu bellidir. İnsanların define bırakmak amaçları tabi ki vardır. Bunu gömen insanlar evlatlarının torunlarının veya diğerlerinin faydalanmak amacıyla bırakmıştır. İstinasız olarak mal ve servetini gömerek yer altında gizleyerek , kaybolup gitmesini veya başka bir kavmin faydalanmasını istemiş olabilir. Bu aklı başında bir adamın işi değildir.

Geçmişte bizden önce yaşamış olan kavimlerin (ibn Haldun dönemi) mal ve servetleri ve bu servetlerin çokluğu ve bolluğu hakkında söylenen sözlere gelince, bil ki , altın , gümüş , mücevher , meta ve eşya, demir , kurşun , bakır ve diğer mülk ve madenler insanların topluluk halinde çalışması sonucunda elde edilen maden , mal ve mülklerden ibarettir. Bunlar toplumların gelişmesini artıran , sosyal hayatın durgunluğu nispetinde eskiyen nesilleridir. Bu servetlerden insanların ellerinde bulundurma maksatları sosyal hayatın talep eden ve icaplarına göre bir yerden başka bir yere , bir devletten başka bir devlete intikal eder. Mesela mal ve servet Afrika da eskilmiş ise Kuzey kavimlerde çoğalmıştır . Altın , gümüş , kurşun , bakır ve kalayın hali de böyledir. Bunların her biri az bir müddet içinde yok olup gidebilir.

Mısırda define aramanın çok olma sebebi şudur : binlerce yada daha çok yıllar önce Mısırda Kıbti’ler yaşamıştır. Onlar eski kavimlerin bir adeti olmak üzere, ölülerin sahip oldukları altın , gümüş , mücevher ve incileriyle birlikte gömerlerdi. Kıbtler devleti yıkılarak Fars’lar Mısır’ı ele geçirdikten sonra Kıbti’lerin kabirlerini açarak yer altında çok mal ve servet çıkardılar. Farslardan sonra yunanlarda aynı şekilde hareket ettiler. Hükümdarlarının Mezarı olan ehramlarda ve başkalarınındı sayıp tükenmez derecede çok definler buldular. Bu tarihten sonra Kıbti’lerin kabir ve kabristanları define bulduğu zan ve tahmin edilen bir yer olarak tanımlandı. Gerçekten de bu kabirde, çok vakit gelinmektedir definlere rast gelinmektedir. Bu denelerde ölüleriyle birlikte gömülen mallar ve ölülerin ulamak üzere Gömdükleri nesneler , bu cümleden altın ve gümüş tabak , çanaklar ve tabutlar bulunmaktadır. Bundan dolayı, binlerce yılda beri Kıbti’lerin kabir ve kabristanları define bulunan yerler zannedildi. İşte bundan ötürü Mısır ahalisi define aramaya önem verdi. Çünkü defineler çıkartılıyor.

Yukarıdaki özet İbn-i Haldun'un Mukaddimesinden alınmıştır.

Hoşçakalın

Farmet Teknoloji
www.farmet.net
0232 339 85 74
__________________
Farmet Forum; Farmet Teknolojinin Resmi Forumudur. Ticari kaygıdan ziyade, müşterilerine makinaları ile ilgili doğru bilgi ve paylaşımlar için açılmıştır.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Okunmamış 06-03-2010
eren - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Gelişmiş Üye
 
Üyelik tarihi: Feb 2010
Mesajlar: 123
Standart

katılmadığım bazı noktalar var.
1- servetleri saklamak neden ihtiyaç olsun ki demiş.
her halde dünyayı toz pembe görüyordu.o zamanın şartları
ve geçen 700 yılda değişen şartlar .savaşlar ,korsanlar .eşkıyalar
savaşta satılan komutanlara kadar .yüzlerce define nedeni sayabilirim.

2-şehirlerde oturan .miskin ve tembel kişiler demiş .bu da çok komik
belki o zaman öyleydi.
bugün ben define işiyle uğraşan ismini zikredemicem
zengin işadamı ,siyasetçi .bürokrat.asker .general ...
saysam.

3- tılsım olayı+ tuzak olayı ,malesef inkar edilemez gerçek
çoğunda değil ama .bazılarında bu var .
kabul etsekte ,etmesekte böyle .bizim isteğimizle bu olmasaydı iyi
olurdu.
bu konu biraz teferruatlı aslında .halüsünasyon gösteren mantarlara kadar uzar.
ben şahsen bu meseleyi kafaya takmam .o yüzden fazla bilgim yok.

bizim o zamankinden çok olan şansımız.çeşitli dedektör vesair cihazlardır.

Konu eren tarafından (06-03-2010 Saat 11:45 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Okunmamış 07-03-2010
Ronin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Gelişmiş Üye
 
Üyelik tarihi: Jan 2010
Mesajlar: 1.360
Standart

Ibn Haldun enterasan tespitler yapmis tabi o gunun gozuyle yazmis.. Miskin diyerek sanirim hepsini kastetmemistir. Define arastiriciligi yuzyillardir var ve bu isi zenginler de yapiyor is sahibi olanlar da.. Ancak burada sanirim Haldun`un bahsettigi pis pis oturup sadece define pesine gidenler. Yani armut pis agzima dus diye bekleyenleri kastetmis olabilir...

Sn.erenin tespitine katiliyorum savaslar o gunlerin ve eskilerin vazgecilmezi oldugu icin insanlar mallarini hatta askerler savasa girmeden once ganimet gelirlerini gomerlerdi. Savastan sag kurtulan alir, digerleri ise orda gunumuz definecesini ya da Bizansi beklerdi

Saygilar..
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Okunmamış 07-03-2010
eren - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Gelişmiş Üye
 
Üyelik tarihi: Feb 2010
Mesajlar: 123
Standart

evet sn ronin, kendi zamanı açısından %99 doğru tesbitler.bu zamanda da
aynı insanlar ve düşünceler var.yalnız son 500 yıl da çok define oluşacak
hadise yaşandı.ayrıca şu anda define kültürü tabiri doğru ise çok yaygın
dağdaki çoban bile kare oymanın ne olduğunu bilir oldu.
teknoloji kullanabilene .yani vlf ve puls dedektorler.emı cihazları
gpr vesair teknolojik gelişmeler.
en dandik teknoloji bile yeri geliyor iş yapıyor.birkaç gün önce bir araziye
gittim.bizi misafir eden şahıs bazı sebeplerden dolayı bizi götürmekten
vazgeçti.tek tek cihazı ile gitmiştim ben .zira daha önce bu arazide
1 karıştan 20 ye yakın bizans altını toplamışlar.yerli bir cihazla.ki yerli
ler piyasanın en dandikleri.ben dedimki onunla bu kadarını bulduysanız
kimbilir neler atladınız?

çubuk yöntemi,onlarca çeşit baktırma yöntemi.cinci falcı şarlatanların
peşinde ,definecilik olmaz .
güç yettiği ölçüde teknoloji ve bilgi desteğiyle yapılırsa bence sonuç alınır.
alınmasa bile fazla zarar edilmemiş olur.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
altın, definecilik, firavun, haldun, hazine, ibn-i haldun, işaretler, kavramı, mukaddime, mısır, İbni

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Definecilik kurallarından bazıları Kayıp Kepenek Define İşaretleri-Genel Bilgiler 7 31-05-2014 01:20
yeni anayasa ve definecilik birdal65 Arkeolojik Bilgiler 2 08-01-2013 02:45
Ingiltere ve amerika'da definecilik jurnal Farklı Konular 11 25-09-2011 10:02
definecilik budur işte..... Akcakaya Farklı Konular 23 14-03-2011 02:36
Definecilik Okulu halil Farklı Konular 4 06-12-2010 02:27

Farmet Teknoloji Sistem Bilgisi Site Bilgileri (Alexa)
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 RC 2
www.farmet.net - Tüm Hakları Saklıdır.
kiralık dedektor | Farmet

İçerik sağlayacı paylaşım sitelerinden biri olan Farmet Forumları 5651 Sayılı Kanun’un 8. Maddesine ve T.C.K’nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Farmet hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler [email protected] adresi ile iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde Farmet yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve Avukatlarımız size dönüş yapacaktır.
!-- Yandex.Metrika counter -->