Yükleniyor...
Farmet Teknoloji, phanes, dost2011, BigBang, coskun, Ercan_Usta, strabon, protek, vatan61,

Go Back   Farmet Forumları > Profesyonel Defineci Bölümü > Arkeolojik Bilgiler

Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Okunmamış 12-04-2010
strabon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Super Moderator / Tarih Öğretmeni
 
Üyelik tarihi: Mar 2010
Bulunduğu yer: caria
Mesajlar: 1.459
Standart Erken Tunç Çağında Güneydoğu Anadolu'da Oda Mezar Geleneği

Bölüm I

Güneydoğu Anadolu Bölgesi kuzeyden güneye doğru gittikçe alçalan, kuzeyde geniş bir yay oluşturan Güneydoğu Toroslar’ın eteklerinden güneyde Suriye ve Irak sınırı arasında kalan kalker platolarından oluşan engebesiz bir araziye sahiptir1. Coğrafyanın da etkisiyle ETÇ’de, yoğun ticarî ve kültürel ilişkiler, Fırat ve Dicle nehirleri boyunca bir taraftan Güneydoğu Anadolu’dan Kuzey
Suriye ve Mezopotamya Ovası’na diğer taraftan Doğu Anadolu’ya kadar uzanan geniş bir alanda belli ortak özellikleri barındıran kültürel bir birliktelik oluşturmuştur2. Bu dönemde Güneydoğu Anadolu, Suriye ve Mezopotamya kültürlerinin etkisiyle şekillenen ekonomik, teknolojik ve sosyal gelişmelerin katkısıyla hemen hemen tüm Yakındoğu’da olduğu gibi kentleşme sürecine hızla girmiştir. Birçok yeniliği beraberinde getiren Erken Tunç Çağı, ölü gömme âdetlerini de etkilemiş ve karşımıza daha önce Anadolu’da yaygın olmayan oda mezar
geleneğini çıkarmıştır. Oda mezarların Güneydoğu Anadolu’da varlığı son senelerde yapılan kazı ve araştırmalar sonucu giderek artmıştır. Mezarların sayılarındaki artış bu konudaki çeşitli soruları da beraberinde getirmiştir. Bu sorulardan birisi mezarları kullanmış olan bireylerin toplum içindeki konumlarının ne olduğudur. Bu konudaki bir diğer husus ise mezarların yapısal ve tipolojik özelliklerine göre tanımlarının ne olması gerektiğidir.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Okunmamış 12-04-2010
strabon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Super Moderator / Tarih Öğretmeni
 
Üyelik tarihi: Mar 2010
Bulunduğu yer: caria
Mesajlar: 1.459
Standart

Bçlüm II

Oda Mezarların Ortaya Çıkışı:
Taştan inşa edilen oda mezarların kökeni tam olarak bilinmemekle birlikte sanduka mezarların doğal gelişimi sonucu doğmuş olmalıdır6. Yapısal olarak sanduka mezarlara benzer oluşları dikkat çekmektedir. Sanduka mezarların büyük çoğunluğu bireysel gömmeler için kullanılmıştır. Ancak oda mezarlardaki gibi toplu gömme yapılan, çok sayıda buluntu ele
geçen sanduka mezarların varlığı7, bu gelişimi gösteren bir ipucu olmalıdır. Orta Fırat boyunca kayaya oyulan oda mezarlar ise; bölgenin kalkerli yapısından dolayı ortaya çıkmıştır. Coğrafyanın kültürü şekillendirmesinin doğal bir sonucu olarak ortaya çıkan bu mezarlar toplu gömmeler için ETÇ boyunca uzun bir süre kullanılmıştır.

Mezarların Konumu:
Oda mezarların neredeyse tamamı bir yerleşime bağlı olarak karşımıza çıkmaktadır. Yerleşimin bitişiğindeki mezarlık alanında veya evlerin içinde ve büyük olasılıkla surların içinde bir yere inşa edilmiştir. Tilmen Höyük, Lidar Höyük, Oylum Höyük ve Titriş Höyükteki oda mezarlar bu gruba girmektedir. Oda mezarlar ekstramural mezarlık alanlarında da bulunmaktadır. Titriş Höyükte hem ekstramural mezarlık alanında, hem de yerleşim içinde oda mezarlara rastlanmaktadır. Gedikli Höyük ekstramural mezarlık alanında, diğer mezarlardan bir duvar ile ayrılmış oda mezarlar bulunmuştur. Hayaz Höyükte ise ETÇ başlarında höyükte yerleşim varken, dönemin sonlarına doğru terk edilen yerleşim yerinde bir oda mezar bulunmuştur11. Kayaya oyulan oda mezarlar; yerleşim alanı dışında, mezar yapımına uygun doğal arazide karşımıza çıktığı için, bu grup içinde değerlendirilebilir.
Bir diğer grubu daha önce bu bölgede bilmediğimiz, tamamen farklı bir karakter gösteren, bir yerleşime bağlı olmayan, Gre-Virike gibi ölü kültüyle bağlantılı törenlerin düzenlendiği kutsal alanlarda bulunan anıtsal mezarlar oluşturmaktadır. Oda mezarların konumları nasıl olursa olsun, ölü gömme âdeti açısından büyük bir fark olmadığı, hep sinin benzer özellikleri yansıttığı bilinmektedir.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Okunmamış 12-04-2010
strabon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Super Moderator / Tarih Öğretmeni
 
Üyelik tarihi: Mar 2010
Bulunduğu yer: caria
Mesajlar: 1.459
Standart

Bölüm III

Yapısal Özellikleri:
Mezarlar yapısal özelliklerine göre iki ana gruba ayrılmaktadır:

A-Taştan İnşa Edilen Oda Mezarlar:
Oldukça yaygın olarak karşımıza çıkan, taştan inşa edilen, tek odalı mezar yapılarının ortak özelliği; duvarla rının çeşitli boy moloz veya blok taşlarla kuru duvar tekniği ile bazen çamur harç kullanılarak inşa edilmiş olmalarıdır. Duvarlar genellikle düz inşa edilmiştir. Ancak oval şekilli Gre Virike ve Tilmen Höyük mezarlarının duvarları çatıya doğru daralarak içbükey örülmüştür. Benzer oda mezarlar Jerablus Tahtani, Tawi ve Tell Beydar’dan bilinmektedir. Mezarlar şekil olarak dikdörtgen, oval veya yuvarlak planlıdır. Dikdörtgene yakın yamuk veya köşeleri yuvarlatılmış dikdörtgen planlı mezarlar da vardır. Gre Virike’de oval ve yuvarlak planlı oda mezarların varlığı bilinmektedir. Mezarların yapımında bölgede doğal olarak bulunan taş cinsleri olan bazalt ve kireçtaşı kullanılmıştır. Mezar odalarının boyutları birbirinden oldukça farklıdır. Uzun kenarları 5 m ile 2 m arasında ve kısa kenarları 1,25 m ile 3,50 m arasında değişmektedir. Tavandan tabana mezar odalarının ortalama yükseklikleri ise
2,40m ile 1,30 m arasında değişmektedir. Mezar odasının tavandan tabana kadar olan yüksekliği ve kullanıldığı dönemdeki toprak yüzeyinde olup olmaması önemli olup işlevsel bir özelliğe işaret etmektedir. Toprak yüzeyinden diğerlerine göre daha derinde olan Hayaz Höyük oda mezarının yüksekliği 1 m’dir. Oda mezarların en önemli yapısal özelliklerinden birisi de dar kenardan açılan kapı ve bir giriş mekânının olmasıdır. Mezarlarda yön birliği olmadığından girişlerinin yönünde de bir birlik bulunmamaktadır. Sadece bir insanın geçebileceği genişlikte olan kapı geçişleri tek veya iki adet levha şeklindeki taşların dikey konulması ile kapa tılmıştır. Mezarlara girilip çıkıldığını gösteren tek veya çift kanatlı giriş kapıları dromos olarak da adlandırılan bir giriş mekânı ile bağlantılıdır. Mezar odasına girer ken iki ya da üç sıra levha taşından yapılmış basamaklar, mezar odası ile geçiş mekânını ayırmaktadır. Bu basamaklar Gedikli, Hayaz Höyük, Gre Virike, Lidar Höyük ve Oylum Höyük mezarlarında açığa çıkartılmıştır. Nadiren de olsa yandan girişi olmayan Tilmen
Höyük oda mezarı gibi örneklere, kapak taşı kaldırılarak üstten girilmiş olmalıdır. Mezarların çatısı genellikle 3 – 4 büyük levha taşı ile düz bir şekilde kapatılmıştır. Oylum Höyükte bir mezarın çatısının kerpiçle kapatıldığı ve Gre-Virike’deki bir başka örneğin çatısının taştan sahte kemerli olduğu dikkate alınırsa, mezar çatılarının her zaman levha taşıyla kapatılmadığı ve düz olmadığı görülmektedir. Mezarların tabanları genellikle sıkıştırılmış topraktır. Ancak Gedikli’de tabanı çeşitli boy çakıl taşları ile döşenen oda mezarlar da vardır. Karkamış çevresinde yer alan höyüklerden Tell Kara Hasan Höyüğü ve Tell Amarna Mezarlığı’nda taştan inşa edilmiş mezarların varlığı bilinmektedir. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde özellikle Gaziantep ili civarında müze kurtarma kazıları sonucu açığa çıkartılan çok sayıda taş duvarlı oda mezar vardır. Bunların arasında; Gaziantep ili, Şahinbey ilçesi, Mazmahor köyünde, Oğuzeli ilçesi Tünp Höyükte, Yavuzeli ilçesinde Göbek Höyükte ve Til Habeş Höyüğünde, Kazıklı Höyükte, Ayyıldız köyünde, Kilis ilinde Leylit Höyükte, Şanlıurfa ili Halfeti ilçesinde tesadüf sonucu bulunan oda mezarları sayabiliriz. Bu mezarlar, bölgede araştırmaların artmasıyla, oda mezar sayısının da artacağını göstermesi bakımından önemlidir.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Okunmamış 12-04-2010
strabon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Super Moderator / Tarih Öğretmeni
 
Üyelik tarihi: Mar 2010
Bulunduğu yer: caria
Mesajlar: 1.459
Standart

Bölüm IV

B-Kayaya Oyulan Oda Mezarlar:
Bölgede oval, dikdörtgen biçimli, çok veya tek odalı kaya mezarlarının varlığı bilinmektedir. Özellikle daha önceden kazılmış veya tesadüfen bulunan mezarlar oldukça fazla sayıdadır. Müze kurtarma kazılarında, kayaya oyulan oda mezar geleneğinin yaygın olduğunu gösteren örnekler açığa çıkartılmıştır. Bu oda mezarların dağılımlarına baktığımızda özellikle Gaziantep ili ve çevresinde yoğunluk kazandığı dikkat çekmektedir. Gaziantep Müzesi tarafından Gaziantep ili, Oğuzeli ilçesinde kurtarma kazısı yapılan, kayaya oyulmuş, düzgün olmayan şekilli bir oda mezar bulunmuştur. Mezar 4 m uzunluğunda, 2,5 m genişliğinde,
1,30 m yüksekliğinde, girişi doğu yönde ve mevcut zeminden 1,9 m derinlikte bulunmuştur. Gaziantep ili, Şehitkâmil ilçesi, Sam köyünde yer alan kalker bir tepenin kuzey yamacında, kayaya oyulmuş, tam bir geometrik şekil vermeyen, 2,60x1,35 m ölçülerinde ve 1,05 m yükseklikte bir oda mezar kazılmıştır Gaziantep ili, Şahinbey ilçesi, Konak Mahallesi’nde 3 m
çapında, 1 m yüksekliğinde, girişi kuzeyde ve basık yarım küre şeklinde kireçtaşı kayaya oyulmuş bir oda mezar açığa çıkartılmıştır. Mezar odasına arazi yüzeyinin 1 m altında ulaşılmıştır. Şanlıurfa ili, Halfeti ilçesine bağlı Yukarı Göklü beldesinde kayaya oyulmuş bir oda mezarın varlığı bilinmektedir. Karkamış’ın 30 km batısında, Tilbeşar’ın 10 km güneydoğusunda, Sacır Suyu’nun batı kenarında bulunan Dibecik köyünde yüzeyden bir kuyu ile ulaşılan oval biçimli bir kaya mezarı bulunmuştur. Gaziantep ili, Burç ilçesinde bulunan Lohan Höyüğünün eteğinde daha önceden buluntuları yağmalanmış, kaya içine oyulmuş bir oda mezar bulunmuştur. Mezar odası 2x3 m ölçülerindedir. Gaziantep ili, İslâhiye ilçesinde bulunan Zincirli Höyüğün 750 m batısında bir kireçtaşı tepenin eteğinde kayaya oyulmuş bir oda mezar kazılmıştır. Son senelerde Tilbeş Höyükte de kayaya oyulan bir mezarın varlığı bilinmektedir. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde ETÇ boyunca, kayaya oyulan mezarlar çok yaygın görülen bir mezar türü olarak karşımıza çıkmaktadır. Kuzey Suriye’de aynı dönemde El-Qitar, Tawi, Tell Banat, Şemseddin, Tell al-Abd, Djerniye ve Tell es-Sweyhat gibi merkezlerde kayaya oyulmuş tek ya da daha fazla odalı mezarlar mevcuttur. Kayaya oyulan ve taştan inşa edilen oda mezarlar yapısal açıdan farklılık göstermesine karşın, genel olarak benzer ölü gömme geleneklerini göstermektedir. Bu tür mezarların ETÇ boyunca dağılımlarına baktığımızda, özellikle Orta Fırat Havzası’nda yayılış gösterdiği anlaşılmaktadır
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Okunmamış 12-04-2010
strabon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Super Moderator / Tarih Öğretmeni
 
Üyelik tarihi: Mar 2010
Bulunduğu yer: caria
Mesajlar: 1.459
Standart

Bölüm V

Mezar Buluntuları:
Mezarlarda ele geçen buluntulara baktığımızda diğer mezar türlerine göre yığınlar halinde olduğu söylenebilir. Bunun en önemli nedeni oda mezarların uzun süre kullanılan bir mezar türü olması ve bireylerin aynı zamanda gömülmemesidir. Bu durumu göz önünde tutarsak her gömülen birey için mezara konulanlar ile bu sayı giderek artarak bir yığın halini almış olmalıdır. Buluntuların bazılarının nadir bulunan eserler veya uzak bölgelerden getirilmiş olan lüks ticari mallar olması gömülen bireylerin sosyal ve ekonomik durumu hakkında bilgi vermektedir. Mezarlarda çeşitli tipte metal silahlar, seramik kaplar ve süs eşyalarına oldukça fazla sayıda rastlanması da sosyal farklılığı gösteren bir diğer unsurdur. Buluntuların mezarların içinde belirli bir düzeni olmamakla beraber, genelde iskelet bir tarafta, buluntular diğer tarafta açığa çıkartılmıştır. M.Ö. III. bin boyunca Orta ve Yukarı Fırat Havzası mezar türlerinde olduğu gibi özellikle seramik geleneklerinde de paralellikler vardır. Mezarlarda sık sık belirli tip kapların ortaya çıkması; bu kapların ideolojik veya ritüel bir törene ait olduklarını akla getirmektedir. Gedikli oda mezarları önceden soyulduğu için buluntuları çok azdır. Yerel portakal kırmızısı ve krem renkli hamurlu çömlekler, fincanlar, kâseler, bir yonca ağızlı testi, bodur meyvelikler, ayaklı çömlekler ve sepet kulplu ufak meyvelikler mezara konmuştur. Bronz buluntular mezarların soyulmasından dolayı fazla değildir. Tilmen Höyük mezarında, çok sayıda boncuk, portakal kırmızısı hamurlu iki meyvelik, iki çanak, pedestal dipli bir tabak, alabastron biçimli Suriye şişesi, spiral şeklinde bükülmüş bronz telden ya pılmış olan bir bilezik ve üç bronz iğne bulunmuştur. Bu iğnelerden ikisinin başında tünemiş üç kuş yer almaktadır. Lohan Höyüğü oda mezarında, içlerinde portakal kırmızısı hamurlu, uzun kaideli meyvelik vespiral perdahlı metalik seramik örneklerinin olduğu yaklaşık 44 adet kap bulunmuştur. Oylum Höyük oda mezarlarından birinde, sadece bronz bir yüzük ile bir
kap ele geçmiştir. Vazolar mezarı olarak adlandırılan mezarda, meyvelikler, üçayaklı çömlekler, Suriye şişeleri ve yatay yivli konik kadehlerden oluşan 130’a yakın kap ve bronz bir bilezik, küpe ve torque parçaları, sap deliği kırılmış bronz bir balta ve boncuklar açığa çıkarılmıştır.3 numaralı mezarda meyvelikler, halka dipli kadehler, küresel gövdeli şişeler, bir
küçük çömlek, bakır yedi iğne, gümüş iki saç halkası, bir kalem parçası ve kırılmış bir hançer parçası mevcuttur. Lidar Höyükte 6 numaralı oda mezarda ele geçen krem renkli hamurlu çanaklar, bardaklar, şişeler ve spiral perdahlı metalik kaplar gibi farklı formda ve türde 200 kadar seramik, 12 bronz iğne ve çok sayıdaki boncuk Er Hanedanlar III tipindedir. 5 numaralı oda mezarda da çok sayıda seramik kap bulunmuştur. Hayaz Höyük oda mezarında, küresel başlı 8 bronz iğne, bir dikiş iğnesi, beş bronz bilezik ile çok sayıda taş, deniz kabuğu ve fayanstan boncuklar bulunmuştur. Düz basit seramik türünde şişe, çömlek, matara, çanak, meyvelik, yandan emzikli kap gibi çeşitli formlardan oluşan 40’ın üzerinde seramik kap ele geçmiştir. Gre Virike’de K9 oda mezarının ön odasında ve ana odasında çeşitli kaplara ve kap parçalarına rastlanmıştır. Bunlar arasında yüksek ayaklı kaplar, boğa ayaklı çömlekler, çan ayaklı çömlekler, derin veya sığ çanaklar, metalik seramik grubuna dâhil edilen çömlekler ve konik kadehlerden oluşan toplam 76 kap vardır. Bunların dışında mezarda bakır/tunç kargı ucu ve küresel başlı üç iğne, bir akik boncuk, gümüşten bir saç bağı, çakmaktaşından üçgen biçimli, kanatlı bir ok ucu ele geçirilmiştir. Buluntular Orta Fırat Havzası’ndaki benzerlerine göre, mezarın Erken Tunç Çağı III boyunca kullanılmış olduğunu göstermektedir. Titriş Höyük oda mezarlarında meyvelikler, alabastron veya yuvarlak gövdeli Suriye şişeleri, sığ ve derin çark yapımı kâseler, ikili bileşik kap gibi değişik formlu kaplar vardır. Küresel başlı bronz iğneler ve büyük bir hançer, deniz kabuğu, frit boncuklar ve pedestal dipli bazalt taşından ünik bir havan, üzeri çizilerek bezenmiş bir deniz kabuğu parçası63, depas’lar, bronz ucu kıvrık bir mızrak ucu64 ve kaplardan birinin içinde çiçek kalıntısı bulunmuştur. 92.39 numaralı mezarın dışında batısında on iki kap ve içinde dört kap, iki küçük figür, beyaz taştan iki keman biçimli idol açığa çıkarılmıştır. 69.54 numaralı mezarda 50 tam kap ile bronz bir
toggle pin ve 35–18.229 numaralı mezarda 42 tam kap ile üçü tam birkaç bronz iğne bulunmuştur. Kayaya oyulan veya taştan inşa edilmiş olan oda mezarlarda, mezar buluntuları açısından fark bulunmamaktadır. Ancak, kayaya oyulmuş oda mezarlarda ele geçen farklı
Zamanlı buluntulara baktığımızda, bunların diğerlerine göre biraz daha uzun süre kullanıldığı anlaşılmaktadır.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Okunmamış 12-04-2010
strabon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Super Moderator / Tarih Öğretmeni
 
Üyelik tarihi: Mar 2010
Bulunduğu yer: caria
Mesajlar: 1.459
Standart

Bölüm VI

Tarihlendirme:
Mezar buluntuları mezarların tarihinin belirlenmesinde birinci derecede önem taşıyan eşyalardır. Oda mezarların kullanım sürelerinin belirlenmesi en erken ve en geç tarihli buluntulara bakılarak yapılmaktadır. Mezar odasının yapım tekniğine ve şekline göre tarihleme yapmak her zaman mümkün değildir. Ancak, oval biçimli ve sahte kemerli olarak inşa edilmiş mezarların hepsinin Akkad Çağı ile çağdaş olması dikkat çekmektedir. Oda Mezarlar, diğer mezar türlerine göre uzun süre kullanılmıştır. Mezarlarda ele geçen ve tarihlendirmeye yardımcı olan malzemeler arasında, ETÇ içinde belli bir zaman diliminde, belli bir alanda görülen çeşitli seramik grupları ve bunların tipik formları sayılabilir. İslâhiye Bölgesi oda mezarlarında sıkça karşımıza çıkan portakal kırmızısı yerel seramik, Amik Ovası H, I ve J safhalarında görülen seramik gruplarından biridir. Açık krem renkli hamurlu, hızlı çark yapımı, yüzeyi yivli, dibe doğru daralan sivri, yuvarlak ya da düz dipli ve genelde konik kadeh olarak adlandırılan kaplar mezarlarda oldukça fazla sayıdadır. Bu tür kaplar ETÇ II ve III boyunca oldukça geniş bir alanda kaşımıza çıkmaktadır. Tilmen Höyük oda mezarı içindeki alabastron biçimli Suriye şişesi ve diğer buluntulara dayanılarak yaklaşık olarak M.Ö. 2200-2100 yıllarına tarihlenmektedir. Gedikli mezarları ise çizilerek bezenmiş portakal kırmızısı hamurlu seramik grubu, çark yapımı yiv bezemeli konik kadehlerden ve oda mezarların yakınında bulunan depas’lardan dolayı ETÇ III’e tarihlenmiştir. Hayaz Höyük oda mezarı, düz basit seramik türünde küresel formlu Suriye şişeleri, emzikli kaplar ve mataraların gösterdiği gibi ETÇ III-IV’e aittir. Lidar Höyük oda mezarlarını tarihlemeye yardımcı olan kapların çoğu metalik seramik türünün daha geç örnekleri olarak bilinen ve ETÇ sonuna tarihlenen spiral perdahlı örneklerindendir. Oylum Höyük oda mezarlarında ele geçen küresel gövdeli Suriye şişeleri, emzikli kaplar ve bronz bir torque ETÇ III- IV’e aittir. Gre Virike dikdörtgen oda mezarları ETÇ III boyunca kullanılmış, yuvarlak ve oval planlı oda mezarları ise dikdörtgen oda mezar kompleksleri ile çağdaş olup içlerinde ele geçen düz basit seramik türünde ayaklı çömlek, yuvarlak ve alabastron biçimli gövdeli Suriye şişesi gibi
formlara göre ETÇ III-IV’e tarihlenmiştir. Titriş Höyük mezarlarında ele geçen buluntular; ETÇ II (M.Ö. 2600-2400) ve III’e (M.Ö. 2300-2100) ait oldukça fazla sayıda hem yerel hem de depas ve keman biçimli mermer idoller gibi ithal örnekleri içeren türdendir. Bölgede birçok yerde karşımıza çıkan, kayaya oyulan oda mezarlar da aşağı yukarı taştan inşa edilen örneklerle aynı dönemlerde kullanılmıştır. Oda mezarların özellikleri nasıl olursa olsun çoğunun ETÇ ortalarından sonlarına kadar uzanan bir zaman diliminde kullanıldığı görülmektedir. Dönemin sonuna doğru sayıları giderek artan mezarların bu gelişimi kentleşme ve beraberindeki ekonomik, teknolojik ve sosyal gelişmelerle paralel gitmektedir.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Okunmamış 12-04-2010
strabon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Super Moderator / Tarih Öğretmeni
 
Üyelik tarihi: Mar 2010
Bulunduğu yer: caria
Mesajlar: 1.459
Standart

Bölüm VII

Antropolojik Analizler ve Ölü Kültü:
Oda mezarların hepsinde ceset gömmelere rastlanmıştır. Mezarlar toplu yani ikincil gömmelerle uzun süre kullanılmıştır. Mezar odası içine bir gömme yapılacağı zaman, daha önceki gömmeye ait iskelet ve hediyeleri bir tarafa toplanmış, bazen iskelet kalıntıları tabana açılan çukura gömülmüş veya üzeri kerpiç gibi çeşitli maddelerle sıvanmıştır. Ayrıca Lidar Höyükte olduğu gibi yalnızca mezar odası içine değil bazen dromos içine de gömme yapılmıştır. Oda mezarlarda erkek, kadın, çocuk ve bebek gömmelerinin olması, çoğunun büyük ihtimalle aile mezarı olduğunu göstermektedir. Buna göre mezarlara gömülen bireylerin sayısı oldukça farklı olup 2 ile 26 arasında değişmektedir. Gedikli Höyük mezarlık alanında oda mezarların farklı bir gömme türü olan ve kremasyon mezarlardan aralarında zaman farkı olmasına rağmen bir duvar ile ayrılmış olması bu iki geleneği uygulayan insanların farklı gruplar olması gerektiğini göstermektedir. Antropolojik analizlere göre bölgede Akdeniz, Alpin ve Dinarik morfolojiye sahip insanların ETÇ boyunca birlikte yaşadığı belirlenmiştir. Mezarların hepsinde küçükbaş kurban hayvanlarına ait kemikler ele geçmiştir. Gre Virike’de kuzu ya da oğlak, Gedikli’de koyun veya keçi, Hayaz Höyükte koyun veya keçi, Oylum Höyükte az da olsa hayvan kemiklerinin varlığı mezarlara gömme yapıldıktan sonra hayvan kurban edildiğini göstermektedir. Eski Mezopotamya inançlarına göre keçi kurbanı ölüyü hastalık ve kötülüklerden korumak ve tanrılara adak eti vermek amacıyla yapılmıştır. Mezarlarda ölü kültünün varlığını gösteren bir diğer buluntu yeraltı suyuna
inen ve mezarların yakınında ele geçen kutsal yapılardır. Taştan inşa edilen ve bir insanın geçebileceği boyutlarda yeraltına doğru giden bir koridor ile bağlantılı yapılar burada yeraltı suyuyla bağlantılı törenlerin yapıldığını göstermektedir. Eski Mezopotamya’da ölünün yeraltı dünyasına uzanan yolculuğunda yine yeraltı sularının kaynağı olan “Apzu”yu geçmesi gerektiğine inanılmıştır. Yeraltı suyuyla bağlantılı bu törenler ölünün bu yolculuğunu
rahat geçirmesini sağlamak maksadıyla yapılmış olmalıdır. Yeraltı suyuyla bağlantılı yapılar şimdiye kadar Gre Virike,Kırışkal Höyük ve Gedikli’de olmak üzere üç yerde bulunmuştur.
Oda mezarların çevresinde bir takım törenlerin yapıldığını dini tören çukurlarının varlığından anlamaktayız. Bu çukurlarda çeşitli kaplar, figürinler, hayvan kemikleri, tütsü izleri ve tahıl taneleri ele geçmiştir. Bu buluntular ölü kültü uygulamalarının varlığını göstermektedir.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Okunmamış 12-04-2010
strabon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Super Moderator / Tarih Öğretmeni
 
Üyelik tarihi: Mar 2010
Bulunduğu yer: caria
Mesajlar: 1.459
Standart

Bölüm VIII

Değerlendirme ve Sonuç:
Diğer mezar türlerine oranla sayıca az olan oda mezarlar, toplumun tamamının değil belli bir kısmının kullanmış olduğu mezar türüdür. Titriş Höyükte bazı oda mezarların evlerde bulunmuş olmasından dolayı G.Algaze, bu mezarları aile mezarı olarak ev halkına hizmet etmiş mezarlar olarak değerlendirmiştir. Genel olarak her yaş ve cinsiyet grubundan bireylerin toplu olarak gömülmüş olması büyük olasılıkla oda mezarların, aile mezarı olarak kullanılmış olduğunu göstermektedir. Yapıldıkları dönemde büyük olasılıkla toprağın üzerinde yer alan oda mezarların anıt mezar özelliği kazanmalarından dolayı, burada gömülen bireylerin zaman zaman törenler eşliğinde anıldığı düşünülmektedir. Gre Virike ve Oylum Höyükte oda mezarlar ve çeşitli mekânlardan oluşan mezar kompleksinde ölü kültüyle bağlantılı törenlerin yapıldığına dair bulgular vardır. Oylum Höyükte bazı oda mezarların OTÇ mimarisi içinde korunmuş olması mezar sahiplerine duyulan saygının sürdüğünü ve kutsal özelliklerinin devam ettiğini göstermektedir. Büyük bir ihtimalle toprak üzerinde yer aldığı belirtilen anıtsal nitelikli oda mezarların ortak özelliği; mezar odaları yanında bağlantılı odaların yer almasıdır. Oylum Höyük ve Gre Virike mezarları Suriye’de bulunan Tell Ahmar, Tell Kara Kuzak, Jerablus Tahtani, Umm el Marra, Tell Chuera, Tell Halawa ve Tell Banat anıtsal mezar kompleksleriyle yapısal ve işlevsel açıdan benzerdir. Fırat Nehri boyunca Güneydoğu Anadolu’dan Kuzey Suriye’ye uzanan alanda karşımıza çıkan anıtsal nitelikli oda mezarlar ve bağlantılı yapılar, ilk bakışta kralı oldukları anlaşılan örneklerle aynı ölü gömme geleneğini yansıtmaktadır. Titriş Höyükte evlerin avlusunda veya avluyla bağlantılı bir odasında yer alan ve kullanıldığı dönemde çatı ve kapısı zemin üzerinde yükselen bazı oda mezarların varlığı,evlerin bir odasının anıtsal mezarlar için ayrılması, anıtsal mezarların evlerde de olabileceğini göstermektedir. Bu örnekler anıtsal oda mezarların ETÇ’de Güneydoğu Anadolu’da mevcut olduğunu göstermektedir. Bu tip mezarların toplum içinde saygı duyulan önemli ailelere ait
olması gerekmektedir. Ancak bu ailelerin dini, siyasi veya askeri bir gücü mü temsil ettikleri konusunda kesin bir şey söyleyemiyoruz. Oda mezarlarla ilgili bir diğer durum ise kullanıldıkları dönemde toprak altında olan mezarların varlığıdır. Ölü gömme geleneği bakımından herhangi bir fark gözlenmeyen mezarlar Titriş Höyük, Lidar Höyük, Hayaz Höyük, Gedikli ve Tilmen Höyük’te karşımıza çıkmaktadır. Bu tür mezarlar diğer mezar türlerinden farklı olarak toplum içinde statüsü daha yüksek olan bir sosyal grubun uzun bir dönem boyunca birden fazla gömme için kullandığı oda şeklindeki mezar yapılarıdır. Oda mezarlarda buluntuların fazlalığı ve lüks eşyaların olması, dini bir uygulamadan ziyade mezarların sahiplerinin sosyal statüsünü yansıtmaktadır. Oda mezarları kullandığına nandığımız belli bir sınıfın veya ailelerin toplum içinde ne gibi bir görev üstlendiği veya burada yaşayan halktan farklı bir etnik gruba mı ait oldukları konusunda elimizde çok fazla bilgi bulunmamaktadır. Kayaya oyulan oda mezar türü, Güneydoğu Anadolu’da şimdiye kadar yapılan araştırmalara göre oldukça fazla sayıda ele geçmiştir. Doğu Anadolu’da bu dönemde kayaya oyulan oda mezar geleneği mevcut değildir. Kayaya oyulan bir ya da daha çok odalı mezarlar Kuzey Suriye’de Fırat Havzası’nda El-Qitar, Tawi, Tell Banat, Tell es-Sweyhat, Selenkahiye, Tell al-Abd,Wreide, Şemseddin ve Djerniye gibi merkezlerde karşımıza çıkmaktadır. Bu tür kaya mezarları ETÇ boyunca Orta Fırat Vadisi’nde yayılış göstermektedir. Oda mezarların, Güneydoğu Anadolu’da yapılan araştırmalarda ETÇ merkezlerinde diğer mezar türlerine göre sayıca az olmaları, birden fazla birey için kullanılmış olmaları, taştan veya kaya içine oyularak inşa edilmeleri bu mezarların ortak özelliklerini göstermektedir. Bu gelenek halkın hepsi için uygulanmış sıradan bir ölü gömme geleneği değildir. Anıtsal nitelikte olup, taştan inşa edilmiş olan oda mezarlar ile beraberindeki oda grupları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, bu mezarlarda sadece gömme işlemlerinin yapılmadığını, gömme sonrası anma ve hatta kurban merasimi gibi çeşitli törenlerin de düzenlenmiş olduğunu kanıtlamaktadır. Önasya’da araştırılan en eski örneklerinden olan Güney Mezopotamya’daki Ur kral mezarları, hem yönetici sınıfa ait olması hem de birden fazla odalı bir mezar kompleksi şeklinde olması bakımından incelediğimiz oda mezarların bir kısmıyla aynı geleneğe sahiptir. Kent devletleri ve yönetici sınıfın ortaya çıkmasıyla beraber sayısı artan bu tür mezarların, yönetici sınıfa ait olması gerektiğine inanmaktayız. Ancak, bu sınıfın nitelikleri ve gücü
hakkında elimizde fazla bilgi bulunmamaktadır. Erken Tunç Çağı’nda Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Suriye’de, benzer şekillerde karşımıza çıkan oda mezar geleneğinin özellikle Orta Fırat Havzası’nda, ortak görülen bir gömme geleneği olduğunu düşünmekteyiz.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
anadoluda, Çağında, erken, geleneği, güneydoğu, hazine, mezar, mezar geleneği, mezar hediyeleri, mezarlar, oda, oda mezar, tunç, yeraltı


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Tunç Çağı Phanes Bölge Bölge Antik Kentler 0 10-12-2012 11:21
Göktürklerde Mezar Geleneği strabon Arkeolojik Bilgiler 10 05-11-2012 10:54
Mumyalama geleneği ceren Sanat Tarihi 0 21-01-2011 12:09
Erken Tunç Çağı Ölü Gömme Gelenekleri halil Ölü Gömme Gelenekleri ve Mezar Çeşitleri 1 14-11-2010 10:50
Erken Demir Çağında Marmara Bölgesi: Farmet Teknoloji Arkeolojik Bilgiler 1 18-02-2010 03:19

Farmet Teknoloji Sistem Bilgisi Site Bilgileri (Alexa)
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 RC 2
www.farmet.net - Tüm Hakları Saklıdır.
kiralık dedektor | Farmet

İçerik sağlayacı paylaşım sitelerinden biri olan Farmet Forumları 5651 Sayılı Kanun’un 8. Maddesine ve T.C.K’nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Farmet hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler hukuksal@farmet.net adresi ile iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde Farmet yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve Avukatlarımız size dönüş yapacaktır.